• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 15 °C

‘Durmak yok yola devam!’

‘Durmak yok yola devam!’
Oltaya Vuranlar...

AKP hükümetinin 11 yıllık icraatını, uygulamalarını çoğu yazar-çizer ve siyasetçi ‘Sevr antlaşmasına’ benzetir. AKP hükümetinin 11 yıllık icraatı, Osmanlı’nın ölüm fermanı olan Sevr anlaşmasına benziyor mu veya AKP’nin Sevr ile örtüşen icraatı var mı?

Sevr anlaşmasında, İmparatorluk Ankara ve çevresine sıkıştırılıyor. Anadolu coğrafyası her taraftan kuşatılıyor, pay ediliyor.
Güneydoğu’da Fırat’ın doğusunda bir de Kürt bölgesi kuruluyor. Kürtler dilerse bağımsızlık için milletler cemiyetine başvuracak. Azınlıklar her seviyede okul ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak. Jandarma dahil 50 bin civarında asker bulundurulacak. Askeri müttefik ülkeler de denetleyecek. Osmanlı’nın 1914’te tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak; Ticaret, Türk hukuku ve idari düzen hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan işbölümü çerçevesinde yönetilecek vs…

xxx
 

11 yıllık AKP iktidarında yapılanlara bir göz atalım..

Maliye yabancıların kontrolüne girdi. Özelleştirme ile yer üstü ve yer altı tüm varlıklar satıldı. Zorunlu askerlik kaldırılıyor, Asker sayısı azaltılıyor. Kürdistan kuruluyor. Ermenistan ile muhtemelen seçimlerden sonra masaya oturulacak. Kürtçe okulların önü açıldı, sırada diğerleri. Çalışma hayatında yabancı sermayenin dayattığı talepler birer birer yerine getirildi, getiriliyor. Türk’üm demek yasaklandı. Ümmetçilik geçer akçe oldu. Eğitim sistemi ters yüz edildi. Din eksenli eğitim sistemi yerleştiriliyor. Devlet dairelerinde tabandan tavana büyük bir kadrolaşma gerçekleştirildi. Cumhuriyetin içi boşaltılıyor.. vs..

Xxx

 

11 yıllık AKP iktidarının icraatını Sevr antlaşmasına benzetmek çok da doğru değil.

AKP hükümetinin yaptığı iş; Türkiye’yi dönüştürmek, yeni bir rejim inşa etmektir.

Dönüştürülmek istenen Türkiye; ulus, millet (Türk) devleti değil ümmet devleti olacak. (Osmanlı gibi)
Hükümetin icraatı ve Başbakanın söylemleri de bu yönde.

Başbakan Adana’da ne dedi;"Bunlar tarihleri boyunca ne yaptılar? Türküm dediler ama Türkiye'nin itibarını yerlerde süründürdüler. Doğruyum dediler, Türkiye'yi yolsuzluklara mahkum ettiler. Çalışkanım dediler, yıllarca yan gelip yattılar, Türkiye'yi faize, enflasyona, işsizliğe mahkum ettiler’..

Başbakan bu sözlerle yalnız MHP’lileri değil Türkiye’yi bugüne kadar yönetenleri ve Türk ulusunu, Türk milletini, Atatürk’ten bugüne ülkeyi yönetenleri hedef alıyor.

Almıyorum dese bile ben ve benim gibi düşünen milyonlarca kişi böyle anlıyor.

Dünyada hiçbir devletin başbakanı böyle bir konuşma yapmaz.

Kendi milletini, ulusunu aşağılamaz!

‘Tarih boyunca Türküm dediler ama Türkiye’nin itibarını yerlerde sürüklediler.’

Türküm değil de Müslümanım, Osmanlıyım, deseydiler ki Osmanlı döneminde böyle dediler, sonuç ne oldu? Ve ayrıca tarih boyunca bu millet kavmiyetçiliği, ırkçılığı hiçbir zaman öne çıkarmadı.

Mesela, Türk ulusunu yaratan ve  ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ diyen Atatürk, Türk’ün ve Türkiye’nin itibarını yerlerde mi sürükledi?

Başbakan, politika yapıyor ama elma ile armudu karıştırıyor!

Xxx

 

Türkiye’de Cumhuriyet öncesi başlayan, Cumhuriyet ile birlikte (Atatürk ile) kesintiye uğrayan Adnan Menderes’in iktidara gelmesiyle birlikte kıvılcım alan 1970’li yıllarda filizlenen ve 1980 darbesi ile birlikte İmam Hatip Liseleri öncülüğünde yol alan ümmetçilik ve İslamcılık harekatı, büyük bir koalisyonla 2002 yılında iktidara geldi.

Önceleri mevcut düzeni açıktan açığa rahatsız etmeden planlı ve programlı bir şekilde yol aldı. 2007 genel seçimleri sonrası, kadrolaşmaya daha fazla ağırlık verdi. Devlet içerisindeki muhalif güçleri birer birer devre dışı bıraktı. Bunu yaparken diğer yandan yasalarda da değişikliğe gitti. 2011 seçimleri sonrasında devleti, ekonomiyi ve medyayı iyice kontrol altına aldı. Eğitim sistemini değiştirdi. Parti, Demokrat Parti iktidarı döneminde olduğu gibi tek parti haline geldi. Muhalefette alternatif parti olmayınca özellikle sağ ve liberal seçmen, iktidar nimetlerinden yararlanma düşüncesiyle partide ikinci sınıf partili olmasına rağmen, partiden ayrılmadı, ayrılamıyor. Partiye hemen her seçimde tam destek veren köy ve varoşlarda yaşayan düşük gelirliler, işsizler vs. aldıkları sosyal yardım hatırına hükümete desteği sürdürüyor.

Böyle bir pozisyondaki hükümet ve bu hükümetin başbakanı ideolojisinden, söylemlerinden ve uygulamalarından neden taviz versin ki?

Zaten vermiyor. Hedefe adım adım ilerliyor!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.