• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 19 °C

DÜŞMAN

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“Düşmanımızın yaptığı en büyük kötülük bizi kendisine benzetmesidir” demiş Murathan Mungan. En iyi savunma ise onunla ortak dili konuşmamaktır diye de devam etmiş…

Sokrat ise ölüme mahkûm edildiğinde eşi;

- Haksız yere öldürülüyorsun der, Sokrat

- Ne yani bir de haklı yere mi öldürülseydim demiş…

Kazanmak için başkalarına ihtiyaç duyanlar, kazandıklarında yardım edenleri ve etrafını abat edenler aslında hiçbir zaman bir zafer kazanamazlar. Birilerine bağımlı olarak hayatlarını idame ettirirler.  Bugün hayatı bize rakipler, ötekiler ve düşmanlarla dolu bir mücadele alanı gibi gösterenler, özünde unuttukları bir şey var hepimiz aynı kandan geliyoruz uyan! Adem ve Havva’dan…

Sürekli bir düşman yaratılmasından yorulduk. Gezi olaylarındakiler düşman, solcular düşman, mezhepte bizden olmayanlar düşman, paralel yapı düşman sürekli bir düşmanımız oluyor. Bu düşmanları yaratanlar ise halka asıl kötülüğü yapanlardır… Türkiye’de toplumsal değişimi ve demokrasi talebini sınırlamak isteyen bir iktidar var.

Sefilleri hatırladınız mı? Jean Val Jean ekmek çaldığı için mahkum edilen ve on dokuz yıl hapiste kaldıktan sonra dışarı çıktığında topluma düşman olan bir insanın nasıl iyi ve erdemli bir insana dönüştüğünü anlatır. Bu kitapta toplumun adaletsizliği ve yoksulların nasıl ağır şartlarda yaşadığının mesajı verilir. Bugün cezaevinde yatıp çıkan bir takım insanlar kahraman ilan ediliyor. Cezaevinden çıktıktan sonra bu insanlar toplumun bir kesimini kendine düşman belleyip vaat ettiği, hayalini kurduğu taht içinse dışarıda terör estiriyor. Keşke Jean Valjean gibi toplumla dost olabilselerdi…

Ömrümüz boyunca karşımıza bir sürü hoşlanmadığımız ya da rengi, dili, mezhebi farklı insanlar çıktı. Hayatın güzelliği ve farklılığı olan bu renkleri; Bazıları ayrıştırdı. Onlardan korkmamız gerektiğini ve onları alt etmemizi istedi. Demiş ya Kahraman Tazeoğlu, “Meğer ne büyük saflıkmış, senin kalın duvarlarından incelik beklemek.”

Kötülüğü ve kötüleri hayatımızdan kovmayı başaramazsak sürekli bir düşman kazanırız. Aslında düşündüğümüzde kötülüğün ve kötülerin işe yarar hiçbir amacı yoktur. Cehennem denilen o korkunç kazan neden yaratılmış, kötülük değil iyilik hüküm sürsün diye. Ama sanırım cehennem hep var olacak, hiç ortadan kalkmayacak. Çünkü kötüler azalmıyor her geçen gün kat be kat artıyor…

Fikirlerinden veya amaçlarından dolayı sürekli bizlere kafa tutan insanlardan yorulduk. Fikirlerini veyahut amaçlarını desteklemediğimiz insanların bizi düşman bellemesinden ise usandık.

Fransız Kralı 15. Lui’ye bir dostu:

- Majesteleri akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre herkes böyle bir vergiyi seve seve öder, demiş.

Kral ise alaylı bir biçimde gülerek:

- Enteresan bir fikir. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum der.

Akıl eğer düşünme, anlama ve kavrama gücü ise; hafızasını kaybetmiş bir nesilden alınabilecek en iyi vergi sanırım budalalık vergisi olurdu…

Sürekli tahrik edilmekten ve bir savaşın ortasındaymış gibi önümüze koyulan tuzaklardan usandık.

Nefretle bakan ve ötekileştiren gözleri görmekten gına geldi.

Kendilerini sürekli bir güç gibi gösterenlerden ise utanır olduk.

Kendi içimizde savaşmaktan asıl düşmanlarımızı unuttuk. Bizim düşmanlarımız kimdi?

Biz bu yaşanılanların hiç birini hak etmiyoruz.

Her gün aşağılanmak, hakaret edilmek, sözlerinde sürekli bir zafer kazanmış bir savaşçının ifadeleri varmışçasına insanları hor görenlerden yetti artık diyorum.

En önemli silahı ağır sözler ve açtığı yaralar olanlar ne zulüm gördünüz de halkı bu kadar düşman bellediniz. Nasıl bir eğitim aldınız da insanları sınıflara, kamplara ayırdınız. Dilediğinizi abat ettiniz, dilediğinizi yerlerde süründürdünüz ya da düşman yaptınız... Nedir bu savaşınızın adı…

Son olarak bir filozofa sormuşlar:

- Şansa inanır mısın? Filozof,

- Evet yoksa başarısız ve sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım.

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.