• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 18 °C

Düztaban olmasaydı!..

Düztaban olmasaydı!..
Trabzonspor ve A Milli takımın efsane sağbeki kâh ağlattı, kâh güldürdü, kâh düşündürdü…

Röportaj: Sertaç HELLAÇ

Turgay Semercioğlu… Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi sağbeklerinden biri, belki de birincisi… Yokluktan gelmiş ama yokluğu hiç unutmamış. Milli takımın alt yapı kategorilerinden hiçbirinin formasını giymeden direkt A Milli takım formasını giymiş; hem de 20 yaşında…

“Bizim dönemimizde ölçüm cihazları olsaydı” diyor ve devam ediyor: “Sanırım maçbaşı 14-15 kilometre koştuğum ortaya çıkardı.” Türkiye Futbol Federasyonu Trabzon Bölge Sorumlusu Turgay Semercioğlu ile her şeyi konuştuk. Lafı fazla uzatmadan pası size atıyoruz…

Nasıl bir çocuktunuz; uçarı, uysal, içine kapanık?

Dört kardeştik, ben üçüncü çocuktum. 7-8 yaşlarına geldiğimde, hiç istemediğim halde evin bütün ayak işlerini ben yapardım. Becerikli olduğum için bana yaptırırlardı. Zaten yapmama tercihim de yoktu. O zaman abim döverdi! Şansım da şu oldu ki; 7-8 yaşında mahallemde çok iyi bir arkadaş grubum vardı ve her zaman onlarla beraberdik. Taştan kaleler yapar üçe üç maç yapardık. Yaş arttıkça da bu maçlar okul bahçesine taşındı, en sonunda da mahalleler arası futbola dönüştü.  Küçükken de savunmada oynardım. O zamandan bu yana bende, saldırma içgüsü yerine savunma içgüdüsü var. Babam, İdmangücü’nün eski ve iyi futbolcularındandı. Sanırım futbolculuk onun geninden bana geçti. Annem futbol oynamamı hiç istemedi. Ben 10 yaşımdayken babam vefat etti ve annem özellikle o günden sonra oynamamı asla istemedi. Eğitim hayatıma önem vermemi istedi. Ben hem okudum hem oynadım. Okul-futbol arası koordinasyonumuz küçük yaştan itibaren iyi geçti.

Futbola nasıl başladınız?

Bizim mahalle olan Sotka ve Kayalık Çıkmazı, basketbolcuların egemenliğindeydi. Haliyle biz de hem basketbol hem de futbol oynardık. İlk lisansım basketbolcu olarak İdmanyurdu Kulübü’nde çıktı. Lisansı çıkaran da Trabzonspor eski teknik direktörü Giray Bulak’ın babası Hasan Bulak. Basketbol bana kıvraklık, zamanlama, koordinasyon ve sıçrama özelliklerini kazandırdı. Biz daha çok futbol oynamak istiyorduk. Almanya’dan Trabzon’a gelip Çimento Fabrikası’nda çalışan ve o dönemde Çimentospor’u çalıştıran Mustafa Hoca, futbolcu olma hayalimize ön ayak oldu ve bana, “Çimentospor’a gel” dedi. Ben de basketbol oynadığımı ve basketbol lisansımın İdmanyurdu Kulübü’nde olduğunu söyledim. Mustafa Hoca basketbol lisansımı aldı. Çimentospor’da futbola başladım. Futbola libero olarak başladım ve geldiğim sene Çimentospor’u şampiyon yaptık.

dsc_1864.jpg

BEKİR VE NECATİ’YE KARŞI KALECİLİK YAPTI!

Sanırım okul maçlarında ön planda bir oyuncu değildiniz?

Lise 1’deydim. Sınıflar arası müsabakalar vardı. Futbolda kendini ispat etmemiş bir öğrenciydim. Beni kaleye koydular. Boyum da kale mevkii için uygun değildi. Ama hırslıydım. Rakiplerimiz Bekir Barçın, Necati Özçağlayan, Şevket Arz gibi amatörün bütün en iyi oyuncuları. Okumaktan muzdarip, ömürlerini futbola adamış öğrenci grubu o sınıfta toplanmıştı. Maçlara gittiğim için hepsini tanıyordum. İnanır mısınız bana 1 gol atamadılar, harika kalecilik yaptım ve maçı 1-0 kazandık.

 

3 BİN KİŞİ ARASINDA İKİNCİ

Trabzonspor’a transfer olma hikayenizi anlatır mısınız?

Çimentospor’da oynarken Eğitim Enstitüsü sınavlarını kazandım. İstanbul Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’ne müraacat ettim. Bölüm Başkanı da Turgay Renklikurt idi. Enstitüdeki mülakatlar çerçevesinde,  ilk olarak ayağımızı bir kovanın içine soktular. Sonra da düz beton üzerine ayağımızı bastırdılar. Anlayamadığım bu mülakatın ardından birçok mülakat daha gerçekleştirildi. 100 metre yarışlarında 3 bin kişi arasında 1. olmuştum. Renklikurt, tüm sınavların ardından ikinci olarak geçtiğimi hissettirdi bana. Sınav sonuçları listeler halinde asıldı. Baktım ki benim adım yok! Renklikurt’tan daha sonra öğreniyorum ki; sınavlarda ikinci olmama rağmen, düz taban olduğum gerekçesiyle mülakatlardan elendim. Meğer bizim ayağımızı, tabanımızı ölçmek için kovaya sokmuşlar! İyi ki de elenmişim. Doğruca Trabzon’a Çimentospor’un maçlarına geldim. Takımı 1. Kümeye çıkardık ve orada Özkan Sümer tarafından Amatör Karma’ya seçildim. Ardından ise Trabzonspor’a transfer oldum.

 

BENİ VE 5 ARKADAŞIMI HAÇKA YAYLASI’NA KAÇIRDILAR!

 

Trabzonspor’a nasıl imza attınız?

Trabzonspor’a transfer olacağım zaman çok ilginç gelişmeler yaşandı. O dönem, Sebatspor da peşimdeydi. Benim için hem Özkan Hoca hem de Suat Hoca olumlu rapor verdiği için Trabzonspor beni kaptırmak istemiyordu. Bu nedenle de Trabzonspor’un yetkilileri, ben ve beraberimde 5 arkadaşımı Haçka Yaylası’ında muhtarın evine kaçırdılar. Başımızda da malzemeci Mehmet abi vardı. Hayatımda o kadar güldüğümü hatırlamam.  

 

Trabzonspor’da kadroya tutunma sürecinizi anlatır mısınız?

Trabzonspor’a ilk transfer olduğumda Suat Hoca’nın kafasında soru işaretleri vardı. Hatta bir akrabamız, beni oynatmayacaklarını söyledi. Yıkılmıştım. Yeteneklerime, en önemlisi de kendime güveniyordum. Ağladım ama ağlamam hırsa dönüştü. Kendi kendime, “Ben bu takımda oynayacağım!” dedim. Antrenmanlarda çoğu zaman çift kale maç yapardık. Saha toprak tabii… Ben yedek takımdaydım, önümde As takımdan Ali Kemal oynardı. Beni kolay kolay kimse geçemezdi. Kalitemi ispatladım ve kısa zamanda ilk 16’ya girmeye başladım. O dönem kadrolar 16 kişilikti. İlk maçımız Sakaryaspor deplasmanıydı. Sakarya, şampiyonluk yolundaki rakibimizdi. Bizim takımda çok sakat vardı. Benimle beraber, benden 1 yaş küçük Güngör Şahinkaya da mecburen 11’de oynadı. O maç bize 11 kapılarını iyice açmıştı. Unutmadan söyleyeyim: O maçı 1-0 kaybetmiştik!

 

Turgay Semercioğlu neden ve nasıl sağbek oldu?

Tempolu bir oyuncu olduğum için orta saha ve liberoda oynuyordum. Bir gün, Sivasspor’la deplasmanda hazırlık maçı oynayacağız. Rahmetli Kadir Özcan sakat. Suat Hoca, kısa boyuma rağmen stoper oynayan Kadir Özcan’ın sakatlığı nedeniyle Şener’i sağbekte, beni ise savunmada oynattı. 1 hafta sonra Sivas Trabzon’a geldi. Bu kez Şener stoper, ben sağbek oynadım. Oynayış o oynayış. Mevkim artık sağbek olmuştu.

 

Trabzonspor’dan ayrılışınız nasıl oldu?

Trabzonspor’dan ayrılışım çok acı oldu. Artık jübile yapmak istiyordum. Hikmet Onur, Hayrettin Hacısalihoğlu ve teknik direktör Metin Türel’le birlikte toplantı yaptık. Ben jübile yapmak istediğimi dile getirdim. Metin Türel de şöyle dedi: “Ben Turgay’ın oynamasını istiyorum, futbolu bırakmasın. Futbolu Serdar bıraksın.”  Ben yöneticilere jübile isteğimi tekrar dile getirdim ancak neticede Trabzonsporluyum; eğer siz kabul ederseniz devam ederim dedim. Bu noktada anlaştık ve futbola devam ettim. Ancak ardından takımın başına Biscup geldi. Takım kaptanlığımı elimden aldılar ve beni göndermek için ellerinden geleni yaptılar. Bu kötü süreç sonunda da ayrılmak zorunda kaldım. Ayrılış böyle olmamalıydı.

 

26 YAŞIMDA MİLLİ TAKIMDAN KOPARDILAR, 32 YAŞIMDA TEKRAR ALDILAR!

Üst üste 6,5 yıl milli takıma çağırıldınız. Bu, o dönemin rekoru. Milli takım serüveninizi anlatır mısınız?

6,5 sene sakatlanmadan, hastalanmadan 26,5 yaşına kadar milli takıma çağırıldım. Hiç alt kategorilerde milli olmadım. Sadece A Milli takımda oynadım. Toplamda 35 kez A milli oldum. Bu, o dönemin milli maç sayılarına bakılırsa çok ciddi bir rakam. 26,5 yaşımda ise beni milli takımdan ayırdılar. Gelen adı sanı duyulmamış teknik direktörler, nedendir bilinmez beni milli takıma almadılar. 32 yaşıma geldiğimde ise A Milli takım teknik direktörlüğü için Jupp Derwall ile anlaşılmıştı. Derwall gelir gelmez beni milli takıma çağırdı. Derwall bana dedi ki: “Yaşın hiç mühim değil; ben senin gibi sağbek görmedim.” Bu sayede, 6 yıl aranın ardından milli takıma çağırılmış oldu.

 

FENERBAHÇE BANA TAKIM KAPTANLIĞINI TEKLİF ETTİ

Futbol oynadığınız dönemde İstanbul takımlarından teklif aldınız mı?

Evet, Fenerbahçe’den. Yanılmıyorsam 1976 yılının sonuydu. Size teklif sürecinde nelerin yaşandığını anlatayım. İstanbul’da Beşiktaş maçı oynadık, kazandık. Uçağımız ertesi güne. Fenerbahçe bana teklif yapınca, nezaketen görüşmeye gideceğim. Zaten ayrılmaya niyetim yok. Ama görüşmeye giderken kimsenin haberi olsun istemedim. Yanlış anlaşılabileceğinden ötürü Fenerbahçe ile görüşmeye gizli gizli gitmek istedim. Abim de hazır İstanbul’da okuyorken, gidişim daha da kolay olacaktı. Ancak o da ne! Köprüde bizim Serdar (Bali) ile karşılaştım. Tabi hal böyle olunca gizli görüşme planımız da suya düşmüş oldu. Fenerbahçeli yönetici Yüksel Günay ile görüşmeye gittiğimde teknik direktör Tomislav Kaloperovic de oradaydı. Doktor Reşat Dermanver’in evinde buluştuk. Bana Fenerbahçe takım kaptanlığı ve çok da ciddi bir para teklif ettiler. Dediğim gibi; gitmeye niyetim yoktu ve 15 yıl Trabzonspor’da kaldım.

 

Karşısında en çok zorlandığın hücumcu kimdi?

Mustafa Denizli. Ayrıca Giresunspor’da oynarken Ahmet Ceyhan’ın karşısında da zorlanırdım. Zaten sonra Ahmet Ceyhan’ı biz transfer ettik.

 

MUZ ORTA ATMAYI CEVAD PREKAZİ’DEN ÖĞRENDİM

Spor yaşantınız boyunca yeteneklerinize katkı sağlayan isimler kimler oldu?

İlk olarak beni amatör karmaya alan Özkan Sümer’in bana çokça katkıları oldu. Suat Hoca’nın bana mevkii biçmesi yine bana çok şey kattı. Faruk Özak’ın bana mental katkısı çoktur. Kazandığımız paralarla yatırım yapmamız yönünde bize çok nasihati olurdu. Diğer arkadaşları bilmem de, Özak’ın bana katkısı çoktur. Metin Türel Hoca’nın beni milli takıma tavsiye etmesi çok önemli bir katkıdır. Etkili orta atmasını, yani muz ortayı ise Prekazi’den öğrendim. Prekazi’ye teşekkür ederim, çünkü son şampiyonluğumuzda, ondan öğrendiğim teknikle 14 gol attırdım.

 

KAFAMDAN KAN AKTIĞINI MAÇTAN SONRA FARK ETTİM!

Başınızdan kanların aktığı fotoğrafın öyküsünü anlatır mısınız?

1983-84 sezonu… Şampiyonluk için Fenerbahçe ile kafa kafaya gidiyoruz. Sondan ikinci ya da üçüncü maçı, İstanbul’da Fenerbahçe ile oynuyoruz. Maçın bitimine son 3 dakika vardı. Başıma dirsek geldi. Farkına bile varmadım. Kanın aktığından da haberim yok. Maça konsantreyiz çünkü. Maçı öyle kan içinde tamamladım. Benim attığım ortayı Hasan gol yaptı ve maçı kazandık. Maçtan sonra konuştuk; arkadaşlar kanlar içerisinde olduğumu farketmişler ama dışarı tedaviye çıkmayayım diye bir şey söylememişler. Söyleseler de farketmezdi ki; ayağımız kırılsa da o maçta sahadan çıkamazdık.

 

Türkiye ve Dünya’da beğendiğiniz sağbek oyuncuları kimler?

Barcelona’da oynayan Dani Alves çok iyi bir sağbek. Hem hücum hem de savunmada, genç futbolcuların örnek alıp benimseyeceği bir isim olabilir. Fenerbahçeli Gökhan Gönül’ü de beğeniyorum ama savunma zaaflarını geliştirmesi lazım.

 

FORMÜL BASİT!

Sizin döneminizde futbolun ve şampiyonlukların hâkimi olan Trabzonspor, yakın gelecekte neden hem bu hâkimiyetten hem de özünden uzaklaştı?

Bizim zamanımızda mevkilerinin en iyi adamları oynuyordu. Bu adamların isimleri, yapı karakter ve oyun tarzları belli. Aynı adamlar bu zamanda olmuş olsa; gelişen antrenman teknikleriyle de daha da güçleneceklerini düşünürsek, rekorlara rekor eklerlerdi. Şimdi neden böyle bir takım yakalanmıyor? Formül basit: Bizim dönemdeki oyunculara bakılacak, benzerleri transfer edilecek. Mevkilerin özelliklerini yerine getirecek oyuncular transfer edilecek. Bu transferleri de gerçekleştirebilecek olan kulübün eski sporcularıdır. Bu şampiyonlukları ve beraberinde kulübü kimler var etmişse, o transferi de onlar gerçekleştirir. Ben çok iyi bir sağbektim. Bana çok iyi bir sağbek bul deseler bulabilir miyim? En iyisini bulurum.

 

AC MİLAN’IN HOCASININ AKLINA ŞAŞARIM!

Hocam, Trabzonspor’a sizden sonra, sizin kalitenizde sağ bek gelmedi ya da yetişmedi. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Bir şey diyemeyeceğim. Ben savunmayı da hücumu da etkili kullanırdım. Örneğin, hücuma kalktıktan sonra savunmaya döndüğümde, rakibi yine önüme alırdım. Şimdi bunu görmek zor. Mesela Bosingwa hızlı gözüküyor ama hücumu zayıf. Hücuma çıktığında da geriye dönüş sorunu yaşıyor.  Her iki bek mevkii de futbol için çok önemlidir. Orada emanet oyuncu oynamaz. O mevkiinin özelliklerini üzerinde barındıran oyuncular oynar. Milan’ın antrenörü, bizim Constant’ı sol bek oynatmış. Ben o antrenörün aklına şaşarım! Adam sol ayağını mükemmel kullanıyor ama çeviklik, çabukluk ve sürat yok. Solbekte oynayacak ve en iyi randımanı verebilecek oyuncu karakteri onda yok. 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • TRABZON'U BEĞENMEMİŞ20 Ekim 2017 Cuma 17:42
  • İlginç tesadüf20 Ekim 2017 Cuma 17:35
  • Trabzonspor, ilk kez Malatyaspor karşısında20 Ekim 2017 Cuma 17:32
  • TRABZONSPOR MALATYA'YA GİTTİ! NELER OLDU?20 Ekim 2017 Cuma 17:28
  • Usta diye geldin, Çırak çıktın!..20 Ekim 2017 Cuma 14:27
  • Taraftarlar Çalımbay'a çiçek verdi20 Ekim 2017 Cuma 14:22
  • TRABZONSPOR'UN İŞTE İLK 11 İ20 Ekim 2017 Cuma 14:13
  • Yanal'ı kızdıran mesaj!...19 Ekim 2017 Perşembe 13:09
  • Trabzonspor, Çalımbay ile ilk peşinde19 Ekim 2017 Perşembe 12:59
  • Egemen, "Yeni bir bahar mevsimi yaşayacağız"18 Ekim 2017 Çarşamba 17:49
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.