• BIST 83.116
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7714
  • Euro 4,0470
  • Trabzon 7 °C

ECEVİT’İN HALICISI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bülent Ecevit’i ölümünden 7 yıl önce tanıdım. İyi ki tanıdım. Tanıdığıma ve tanıştığıma çok memnun olduğum siyasetin yok olmaya yüz tutmuş beyefendisiydi o.

Hatırlayamadığım, sayısını unuttuğum çok program yaptık kendisiyle. Her zaman kibar, nazik ve ülkemizin bütünlüğüne, bağımsızlığına zarar vermeyecek bir devlet adamıydı.

Kendisini siyasetin Karaoğlan’ı yapan kişiyi anlatırken gururlanırdı. Rahşan Hanıma hep saygı ve minnetle bakardı.

Bir röportajımızda, “Müslüman bir halk olmamız insanların hayatlarına karışmamız için bir sebep olamaz. İnsanların giyimi, kuşamı ve diniyle uğraşmak sorundan başka bir şey getirmez. Herkes kendi inancını Allah ile arasında yaşar” demişti.

Bu sözler sanki bugün yaşayacağımız sıkıntıların göstergesiydi. Öngörüsü olan bir insandı.

Sade yaşantısına rağmen o, politik tartışmaları edebi yönüyle yumuşatabilen, sosyal hayattaki görüşlerini sınıf davalarına ve ayrımcılığın yanlış olduğuna adamış ama bunun yanında taşkınlıktan ve gürültüden hep uzak durmayı yeğlemiştir.

Bence 20. yüzyılın en değerli siyasetçilerinden biriydi.

Sayın Ecevit sayesinde birçok değerli isimle tanıştım. Altan Öymen, rahmetli İsmail Cem hatta Deniz Baykal. Bir de onun çok kıymetlileri vardı; Allah rahmet eylesin onlarla da tanıştırdı. Tanıştırırken de gurur duyarak isimlerini söyledi. Recai Birgün Bey ve Emrehan Halıcı.

 

Recai Birgün

Recai Bey nezaket sahibi bir insandır. Milletvekili olduğunda seçim çalışmaları sırasında, “Bülent Ecevit’in gömleği yalan söylememi engelliyor” sözleri kendisinin siyaseten yetiştiği ve görev yaptığı evin ilkelerine ne kadar bağlı kaldığının göstergesiydi.

Kendi halinde, sade, gösterişten uzak ama bir o kadar da başarılı bir profildir.

Ecevit’in hatırasını yaşatacak ender isimlerden kompleksiz ve vefakar bir insandır; Sayın Birgün.

 

Emrehan Halıcı

İlk Türk bilgisayarının yazılım sorumlusu olan Halıcı ise, Bilgisayar konusunda birçok projeye imza atan Türkiye’nin en zeki insanlarından biridir.

Bilgi ve zekaya yönelik etkinliklere çok önem veren, Halıcı’nın matematik ve zekaya dayalı konularda yurt içi ve yurt dışında makaleleri vardır.

Halıcı Türkiye Zeka Vakfının kurucusu ve başkanıdır.

Belgeli ve üstün zekalı bir insanın sanırım siyasetle nabzı tutmuyor. Siyasetin problemleri çok fazla çetrefilli olduğu için Sayın Halıcı’ya ağır geldi!

***

Zaten gerek Sayın Birgün gerek Sayın Halıcı için siyaset maalesef dipsiz bir kuyudur.

Kan uyuşmazlığı yaşadıkları siyaset, iki değerli isme alerji yaptı.

Kendi alanlarında haklı, övgüyü hak eden bu iki isimden, Sayın Halıcı bilim dünyasında aranan ve öncü rol üstlenen, akademik duruşuyla da takdire şayan isimdir.

Bilime dayalı bir toplum ile kalkınmanın ve çağdaşlaşmanın sağlanabileceğini belki Sayın Halıcı ile başarabilirdik fakat bu olay sanırım bizim toplum için ancak bir kısır döngü olurdu. Kalıplaşmış siyasetimizde Halıcı ve onun gibi isimler birer yabancı kalıyor.

Siyaset yapanların siyaset yapma tarzı eğer farklı ise o ya da bu sebeple alanın dışına itiliyor.

Siyasette hiç kimse “Benim ayranım ekşidir” demez. Çünkü söz ve davranış arasında bir denge söz konusu değildir.

Siyaset yanıltma oyunlarının en çok oynandığı alandır. İş zeka oyunlarına gelince o zaman yanıltma ve zeka birbirini iten oluyor. Biri gerçeğe, diğeri şaşırmayı işaret eder çünkü. Dolayısıyla zeka oyunları oynayan bir isim “siyasete nasıl bulaştım” diye kendine şaşırır. Çünkü siyaset böyle şahısları yanıltır.

Siyasetin kirli oyunları insanları siyaset yapmaktan uzaklaştırıyor. Hatta en uzağa gidenler de aydın dediğimiz kesimdir. Bu aslında bir tehlikedir. Siyaseti gerçekten bu işi bilenlerin eline bırakmamız gerekiyor. Başka türlü arınmamız olası değil.

Siyaset zordur. İnsanın tüm yaşantısını hakimiyeti altın alır. İnsanın düşünceden özel yaşamına kadar her şey göz önündedir siyasette.

Emrehan Halıcı CHP’den istifa etti. Çok da iyi etti. Çünkü CHP’ye katkıda bulunamayacağını hatta CHP’nin son dönemde yaptığı yanlışlara müdahale edemeyeceğini kendisi geç de olsa bir aydın gözüyle gördü.

Ben Emrahan Beyin siyasette var olmasını isteyenlerdenim. Fakat bu dönem Emrehan Beyin dejenere edileceği ve itibarını kaybedeceği bir dönemdir.

Bugün hakkını yediğimiz ne Demirel ne Ecevit ne de Özal dönemidir. Onlar aydını el üstünde tutan ve dinleyenlerdi. Bugün siyaset yapanlar ise dediği dedik ve sadece ben diyenlerin olduğu bir süreçtir.

Emrehan Beyin e-parti girişimi yani internet üzerinden yönetilen parti anlayışı bizim ülkemizde ne kadar tutar şu an bir şey söyleyemem, ama bildiğim bir doğru teknolojiyi kes, yapıştır, kopyala olarak algılayan ve bunu da eline yüzüne buluşturan bir iktidarımız var. En son örneğini ise, Emine Erdoğan’ın Twitter hesabındaki Michelle Obama imzalı komedide izledik ve gördük. Kopyalarken ne yazdığını okumaktan bile aciz bir millet ve e-parti abesle iştigaldir maalesef.

Yeni matematik problemleri ve yeni zeka oyunlarına ihtiyacımız var. Ve sabırsızlıkla ve büyük bir heyecanla bekliyoruz. Çünkü ülkenin ihtiyacı olan problem, kurallar ile çözüme ulaşan problemdir. Sorun yaratan, sonu belli olmayan problemlerden bıktık, usandık.

 

  

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.