• BIST 85.743
  • Altın 250,133
  • Dolar 6,0564
  • Euro 6,7753
  • Trabzon 22 °C

EDEP YAHU!

Gürsel ÖZGÜR

   Bir Televizyon Kanalında sunucu diye oturtulmuş şahıs konuk ettiği Siyasiye o kadar düşmanca yüklendi ki, izleyicilerin çoğuna ‘’ Edep Yahu’’’ dedirtti. 
   Edep kelimesi terbiye, hayâ, nezaket, güzel ahlak anlamına geliyor. Hz. Muhammed bir hadisinde ‘’ Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim’’ diye buyurmuş ve edebin önemini vurgulamıştı.
‘’Edep Yahu’’ dedirten, sunucunun programa sanki bilenmiş ve görevlendirilmiş gibi çıkması ve Belediye Başkan Adayına soru soracağına adeta hesap sorarcasına davranması sanırım tüm izleyenlerin dikkatini ve tepkisini çekmiştir. 
   Bu haddini aşan ve misafirini mahcup düşürmeye çalışan sunucunun kışkırtıcı tavırları ne kadar tepki çekmişse, Adayın sabretmesi ve projelerini anlatmaya çalışması da o kadar takdir almıştır. Sunucu kabalaştıkça aday kibarlaşarak uyarıyor ama anlayan kim. Peygamber sabrı varmış ki programı sabır ve metanetle bitirdi.
    Seyirci olarak izlenimim; sunucunun tabiri caizse ayağına sıkması ve mat olması ile sonuçlanmıştır. İmamoğlu programda yaklaşık 1,5 saat boyunca çok konuşturulmamasına ve sürekli sözü kesilmesine rağmen çoğunluğun gönlünü kazanmış ve takdir edilmiştir.
İnsanımızın temel özelliklerindendir; saygısız insanlara prim vermemek, mağdur edilenin yanında olmak, art niyetli insanları ve hizmet çabasında olanları ayırt etmek… 
   Anlaşılan o ki; korku dağları sarmış, siyasi iktidar sahipleri sona yaklaştıklarının ve kaybedeceklerinin telaşındalar. İşte bu telaş ve korku onları öfkeli, kindar, saldırgan yapıyor.
Hafızayı canlı tutmanın çok yararı var, ne olacaklarını kolay tahmin edersiniz.
    12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında yapılan seçimde, Darbenin Lideri Orgeneral Kenan Evren kendi Silah arkadaşının partisi olan Milliyetçi Demokrasi Partisini(MDP) işaret etmiş ve horoz amblemli parti en şanslı parti iken bu yönlendirme sonrasında beklediği oy oranının çok altında kalmış ve siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kalmıştır.
    Ezcümle; Toplum siyaseti yakından takip ederken asla yönlendirmeleri hiç sevmez ve mazlumun, mağdurun yanında yer alır. Yalanlara bir süre inansa da artık sonu gelmeyen yalancılara da gerekli dersleri vermekten kaçınmaz.
Yerel seçim ilk defa yapılmıyor, defalarca yapıldı, yapılmaya da devam edecektir. Her zaman, başkan adayları projelerini anlatarak seçmenini ikna etmek üzere çalışır, şeklinde olurdu, hep böyle olmuştur. 
   Ama şu anki havaya bakınca sanki dersiniz genel seçim var, yani bir olağanüstülük olduğu aşikâr. Hâlbuki il ve ilçelerde hükümete bağlı yerel yöneticiler seçilecek. Belediye Kanununa göre Belediyecilik hizmetlerini en iyi yürütebilecek vizyon ve iradeye sahip olduklarını seçmene inandırma çabasının olduğu bir seçim, ne bir referandum ne de bir rejim değişikliği ile ilgili bir olay değil.
   Demokrasinin gereği seçimle gelen seçimle gider. İlânihaye iktidarda kalan olmadığına göre korkmanın ve telaşlanmanın da anlamı yoktur. Korkan çok hata yapar. Bu korku sizi esir alırsa; kin, nefret, öfke ve hiddet duyguları ile toplumu ayrıştırma, bir bölümünü de ötekileştirme tehlikesi olur ki bunları yapanlara çok zarar verir ve pahalıya mal olur.
    İktidar toplumu iki seçeneğe mahkûm etmekle aslında yanlış yapmış ve bu yanlıştan dönememenin de pişmanlığı öfkelerini daha da köpürtmektedir. İttifak hile yapılanması, zaman içerisinde Cumhur ittifakını değil de Millet ittifakını daha güçlü kılmış ve fayda sağlamıştır. 
   Seçmene aslında bir çeşit dayatma uygulanmıştır.  ‘’Ya o ya ben’’ diye iki seçenek arasına sıkıştırılan, ancak dayatmayı sevmeyen Seçmen ‘’o’’ seçeneğini tercih ederek iktidara beklemediği cevabı verecektir.
   Yalnızca HDP üzerinden siyaset yaparak proje üretmeden genel seçim havası yaratma tuzağına kimse düşmemiştir. HDP seçmenini homojen kabul etmek hatalı bir davranış biçimidir. Çoğunluğun kendi partisine oy vereceği, bazı yerlerde AK Parti, bazı yerlerde CHP’nin destekleneceği gerçeği kabul edilmelidir.
Kin ve nefret tohumları bu verimli topraklarda hiçbir zaman yeşerememiş ve çürüyüp yok olmuş gitmiştir. 
   Oysaki sevgi, saygı, milli birlik ve beraberlik tohumları her daim uygun ortam bulmuş, yeşermiş ve gür ormanlara dönüşmüştür.
Dolayısıyla; sevgi ve hoşgörü dili ile insanları kucaklayarak, yalnızca projelerini anlatma ve ikna çabasında olanlar kazanacaktır.
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.