• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Trabzon 22 °C

EĞER EĞİTİM OLSAYDI..!

Ahmet SARAÇ

           İnsanlar arasında iletişim kurmanın ilk basamağı, biri selam vermek-selam almak, diğeri de hoş geldiniz demektir. 

    Günümüzde ne selamı kullanır olduk, ne de hoş geldini. 

    Mesleğim gereği birçok yere girip çıkıyoruz. Sizlerin tabiriyle kültürlü insanlar ( ben bu tabiri kabul etmiyorum) bile selam vermekten veya hoş geldiniz demekten yoksun.

    “Hoş geldiniz”i ve selamı en çok kullanması gerekenler eğitim camiasında görev yapan insanlardır. Çünkü onlar, toplumun örnek insanlarıdır. Hem kendileri diyecek, hem de geleceğin toplumunu oluşturacak öğrencilerine öğretecekler. 

    Bundan 5-6 yıl önce Beşikdüzü’nde okullarla ilgili bir çalışma yapmıştım. O zaman çalıştığım bir başka gazetede okullarımızı tanıttık. Bunun için de sınıf sınıf fotoğraflar çektik. Karşılaştığımız manzara inanılır gibi değildi! 

İlk başladığım okuldan itibaren saydım tam 48 sınıfa girdik, 41 sınıftaki öğretmen yanımda idarecileri olduğu halde hoş geldiniz demedi.  

    Burası bir eğitim kurumu. Öğrencisinin karşısında bir misafire hoş geldiniz demezse, o öğrenci yarın evine gelene veya çalışma ofisine gelene hoş geldiniz der mi?

    Bir eğitimci bunu yaparsa hani bizim kültürlü insanlarımız nerde kaldı? Kimlere kültürlü insan diyeceğiz. 

    Bir başka örnek… Bir televizyon kanalında yapılan genel kültür  yarışmasında, yarışmacılardan biri Prof. bir bayandı. Sunucu Kenan Işık sordu. Aşağıdakilerden hangisi büyüklerin yanında yapılmaz. Bu yarışmanın ikinci sorusuydu. Yarışmacı bir süre soruya baktıktan sonra seyircilere soralım dedi. Ben şaşırmıştım. Prof. bir insan böyle basit bir soruyu seyirciye mi sorar diye!

    Cevap, “büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmaz”dı. Seyircilerin yüzde yüzü bu şıkkı işaretledi. Bayan bu cevap karşısında şaşırdı. “Ben ne öğrencilik hayatımda, ne de ailemde böyle bir şey duydum” demez mi?  

    Zaten televizyonlara çıkan, kültürlü dediğimiz insanların yüzde 95’i, 80 milyonun karşısında hiçbir utanma emaresi göstermeden bacak bacak üstüne atıyor. Hiç okula gitmeyen ya da ilkokulu bitiren birini televizyona çıkarsan utanmasından derli toplu oturur. O insanların durumuna düşmez. Nerede kaldı onların üniversite okumuş olması?

    İşte bu acı gerçekler şunu ortaya koyuyor. Ne Milli Eğitim Bakanlığı, ne de YÖK’ün adam yetiştirme diye bir derdi yok. İki artı iki eşittir dört ederi öğrencinin bilmesi iyi, kültürlü bir insan yetiştiriyorum anlamına gelmediği yukardaki iki örneklerde açıkça görülüyor. 

    Evet! Ben bundan dolayı kültürlü insan sözünü kabul etmiyorum. Ben henüz ilkokul üçüncü sınıfa giderken eve gelen misafirlere sarılır, hoş geldin derdim. Ben evden okula gitmek için ayrılırken misafir oturmaya devam ediyorsa da, giderseniz güle güle derdim.

          Neden? Büyüklerimden öyle görüyordum. Demezsem, o yaşta utanıyordum. Bunlarda bu yaşta bile utanma duygusu yok. Tahsilleri ne olursa olsun fark etmiyor.  Bunlar acı gerçeklerimiz.

                    *    *   *

    Zaman zaman liselerimize gidiyorum. Okullarımızın girişinde nöbetçi öğrenciler var. Siz ayağınızı içeri atar atmaz hatta bir ayağınız dışarda iken nöbetçi adın nedir diye soruyor. 

          Şimdi lisede okuyor diye bunlara mı kültürlü insan diyeceğiz. 

          Kültür başka, bir okulu bitirip diploma almak başka. Her tahsil yapmış, diploma sahibi insan kültürlü olmuyor işte. 

          Buyurun, hoş geldiniz, kimi bakmıştınız, nasıl yardımcı olabilirim gibi sözler söylemesi gerekirken, 16-17 yaşındaki kişi damdan düşersin gibi adın nedir diye soruyor.  

          Okul müdürünün yanına gidiyoruz, içeri giren müdür yardımcısı veya öğretmen müdürünün yanındaki misafire hoş geldin demiyor. Kendi demediğini öğrenci de demese ne olur. Umurunda mı!

    İşyerlerine gidiyoruz. Bırakın öğrencileri işyeri sahibi bile hoş geldiniz demiyor. Oralarda staj yapan öğrencilere bir şey sormasan kesinlikle seslerini duyamazsın. 

    Güya bunlar eğitimli insanlar. 

    Buradan şuraya geliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı öğretiyor, eğitmiyor. Okullarımızda öğretim var, eğitim diye bir şey yok. İlkokulundan üniversitesine kadar eğitim yok. Eğer eğitim olsaydı yukarda yazdıklarımla karşılaşmış olmazdık. 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.