• BIST 89.644
  • Altın 335,808
  • Dolar 6,6029
  • Euro 7,2441
  • Trabzon 11 °C

EĞİTİM DÜNYAMIZDAN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖRÜNTÜLERİ

Rasim EFENDİOĞLU

 

EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ?

Eğitimin amacını düşünürsek bu soruya yanıt verebiliriz. Neden eğitim?  Kimilerinin biraz daha iyi anlaması için EĞİTİM=TERBİYE... Sözcüğün eski karşılığı. Eğitim, eğmek bükmek, istenen biçimi vermektir. Hayvanlar da eğitiliyor. Bakın papağan bir kuş eğitilerek insan gibi konuşuyor. Eğitilerek bir çok hayvan olağanüstü işler ve davranışlar gösterebiliyor. Eğitimin gücü bu.. İnsan en iyi eğitilebilen canlı. İlk insanı düşünün  son insanla karşılaştırın eğitimin gücü ortaya çıkar. Hayvanlar da  eğitiliyor ancak eğitilmiş hayvan  yavrularına aynı eğitimi veremez. Eğitilen insan  kendinden sonrakileri de eğitir.

Eğitimle insan büyük bir bilgi birikimi oluşturmuş  ve değişik alanda bilimler ortaya çıkmış . Eğitim  bilgi ile  olgunlaşıyor ve büyük bir birikim ortaya çıkıyor. Ancak bilgi için eğitim değil, eğitim  için bilgi gerekir. Nedenli bilgili olursa olsun  eğitilmezse bir anlamı yok. Elde edilen bilgi davranışları değiştirirse eğitim olur . Bilginin amacı, hedefi eğitimdir. İnsanın tüm duyu organlarını aklını ve zekasını  eğiterek  insanı daha mükemmel insan durumuna getirmek.Sorunun yanıtı çıkmış, eğitim için öğretim.

 

MİLLİ EĞİTİM Mİ?

Başlıkta eğitimimiz için “MİLLİ” sözcüğünü kullanmadım. Çünkü eğitimin milli olabilmesi için  kimi özellikler  gerekir. Eğitimin niteliği  belirtiliyor… MİLLİ. Çünkü milli olmayan eğitim de var. Eğer milli değerler, milli özellikler ön planda değilse Milli Eğitim olmaz . Milleti, başka bir söyleyişle ulusu  ulus yapan özellikler belli. Başta dili, tarihi, ülküsü, kültürü . Bu özellikler bu insan topluluğunu  diğer topluluklardan ayırıyor. Eğitimin milli olması için başta ulusal dilini, milli dilini koruyacak geliştirecek, ulusal tarihini bilecek olumlu olumsuz yanları ile örnek alacak ulusun gelişmesi dünya insanlık ailesi içinde onurlu yerini alabilmesi için bir ülküsü olacak ve bu uğurda bir çaba gösterecek.

Devletimizin kurucusu büyük Atatürk Kurtuluş Savaşından hemen sonra  eğitim işlerine döndü. Hatta cephede savaşırken  bile eğitim işlerini hiç aksatmadı ve de en önemlisi  eğitimin niteliğini belirtti... MİLLİ EĞİTİM. Yorgun bitkin bir halk,kendinden umutsuz ve güvensiz. Kimliğini bilmeyen bir halk. Yüzyıllarca bir hanedan yönetiminde  mutlakiyetle yönetilmiş.. Osmanlı ...Rum da Osmanlı, Arnavut da Osmanlı,Türk de Osmanlı... İmparatorluğun sınırları içinde yaşayan halk Osmanlı. Osman Türk  olduğu için onun soyundan gelenleri de Türk kabul ettiğimiz için bu devlete Türk Devleti diyoruz . Ancak bu devlette vezirler, valiler, komutanlar başka halklardan olabiliyordu.

İmparatorluk bitti, Devlet dağıldı.. Halk  özgür olmak istiyor, bağımsız olmak istiyor. İmparatorluğun çatısı altındaki  diğer uluslar tek tek ayrıldı  başka başka devletler kurdu… Kaldı Türkler. Türkler  kim... Osmanlı mı? Osmanın soyundan gelen mi  bu halkı yönetecek ? Bu halk kendi kendini  yönetemez mi ? İşte Mustafa Kemal bu gerçeği gördü ve milli bir devlet kurdu. Elbette bu devlet kültürü ile eğitimi ile milli bir devlet oldu. Eğitim MİLLİ.

Bu temel üzerine kurulan devletin eğitimi Milli.  Ancak daha sonhra  belki yüz yıla yakın bir süre sonra  bu gerçek adeta  göz ardı  edildi. Dili de kültürü de  adeta küçümsendi. Tarihi  unutturulmak istendi  ve bu nedenle çok rahat Milli Eğitim diyemiyoruz. Ancak  biz bu onurlu ulusun bireyleri olarak  israrla diyoruz ki  ne olursa olsun Milli Eğitim .

 

NASIL BOZULUYOR BU DENGE?

Önce dilimiz,Türkçemiz anamızın sütü, ses bayrağımız adeta gölgeleniyor . Yabancı dil öğretelim, öğrenelim diye  Türkçemiz geri plana atılıyor. En zeki, en yetenekli çocuklarımıza  yabancı dil eğitimini öyle verilmeye çalışilıyor ki  “Yabancı dil bilsin bu yeter” deniyor. Oysa ana dilini bilmeyen yabancı dil de öğrenemez.

Dile bağlı edebiyatımız da ihmal ediliyor. En güzel şiirler, en tatlı anlatımlar unutulmuş . Öğrenci dilini sevmiyor . Dizi dillerini taklit ediyor . Bayramlarda en güzel şiirler ezberlenir okunurdu . Bu güzel şiirlerle öğrencide ulusal duygu canlanır  gözler yaşarır, yürek çarpardı. Son yıllarda kimi çevrelerde bu şiirlerle adeta alay edilir oldu.

İşte bu nedenle  Milli Eğitim zarar görüyor diyoruz. Bu gerçek görülsün . Zarar büyürse  geriye dönüş zor olur.

 

BAŞLIĞA DÖNELİM… SON ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖRÜNTÜLERİ

Eğitim kişiyi değiştirir. Biçimlendirir. Salt bilgi değildir amaç dedik ya. Ansiklopedik bilgilerle  öğrenciyi doldurduk . Sınav kazanabiliyor. Belki  amaçladığı mesleklere de giriyor da hala eğitilmiş değil. Çünkü eğitim insanı değiştirmeli. Güzel konuşan güzel yazan iyi anlayan iyi anlatan . Kılık kıyafeti ile oturup  kalkması ile eğitilmiş insan fark edilmeli. Eğitilmiş insan  öğrendiği bilgilerle, edindiği yeteneklerle doğru düşünen  bu düşünce ile bilim üreten bilimsel yollardan  buluşlara, icatlara ulaşan insandır. Eğitilmiş insan  eğitilmemiş insanların içinden seçilebilmeli.

Şimdi soruyorum... Sokakta yürüyorsunuz  öğretmenlerimizi ve  öğrencilerimizi rastlıyor, ya yol veriyor ya da onlar size yol veriyor. Şimdi doğru söyleyelim rastladığınız bu insanların eğitici ve eğitilmiş olduğunu anlıyor musunuz ? Kendi aralarında  yürürken  söyleşilerine kulak verin,kılık kıyafetlerine bakın. Modayla uygun pantolanlar, yırtık, delik. Saç tuvaleti çok ilginç. Berberde, kuaförde  duvarlarda örnek resimler ona göre traş. Öğrenci sakallı, kafanın bir yanında bir yük saç diğer yanı sıfır traş. Ne diyorsunuz “İşte çok güzel öğrenci özgür.” Bizim zamanımızda şapka vardı kravat vardı, takım elbise vardı. Saç traşının belli bir düzeni vardı... Bunlar  özgürlüğü mü kısıyordu?

Öğrenci salt bilgi hamalı olmaz  etrafında beğenilen sevilen sayılan saygın bir kişi olurdu . Öğretmen örnek bir insandı. Öğretmenin kıyafeti öğrenciye  örnekti. Kendimden hiç unutmadığım bir anım var. Ortaokulda  öğrenci iken  bir öğretmenimin kıyafetinin hayranıydım. Yetmiş yaşıma yaklaşırken  hala o öğretmenimi örnek alır  giyinirim. Yaşıyorsa sağlıklı uzun ömür, rahmetlikse rahmet  diliyorum.

Köy okullarında halk okulu örnek alırdı. Temizlik kontrolü, kıyafet kontrolü. Öğrenci okulda güzel konuşmayı öğrenir ailesininde de örnek olurdu.

Şimdi bakın bakalım. Okul gerçekten örnek olabiliyor mu? Okul binaları gösterişli  kocaman  kocaman binalar .. Konferans salonları  var mı, varsa da  egemen siyasal görüşün  propaganda alanı .  Bilimsel  konferanslar,sanatsal etkinlikler hemen hemen yok. Ulusal bayramlarda  öğrenciler  hazırlanır  büyük bir disiplinle çok güzel bir kıylafetle geçer,  törende en güzel şiirler, konuşmalarla  öğrenciye halka güven verilirdi. Şimdi nasıl. Nerde okul bandosu,nasıl geçiyor bizim okul .Velisinin heyecandan gözü yaşlı. Şimdi iki üç kişi anıta bir teneke çelenk bırakır, formalite yerine gelir, bayram takvim yaprakları ile anılır .

 

EĞİTİMDİR Kİ....

Diye başlayan büyük Atatürk'ün ölümsüz sözlerini anımsayalım. Eğitim bir ulusu ya yükseltir en yüce  noktaya ya da eğitimsizlik en alt çukura düşürür. Halkımızı ulusumuzu  kurtaralım cehaletin karanlığından,  bilimin  aydınlığı ile aydınlansın.

Bilim adamı diye geçinen, adının başında malum unvanlar  bulunan adamın biri diyor ki “Bize eğitilmiş insan gerekmez, eğitilmemiş insan daha faydalıdır” nasıl bir insan arıyor anladık mı. Bir sürü ardında  kabalaklı bir çoban ...hoooo hooo  istediği yöne sürsün . Böyle insan istiyor . Oysa  Yüce Mevla aklını kullanmayanların üstüne pislik yağacak buyuruyor. Başımıza pislik yağmasını istemiyorsak  aklı eğitelim  insanı en onurlu yaratık durumana getirelim ve  dünya daha bir güzel olsun...Bu hafta da bu kadar.  Dilerim eğitim ordusu  daha bir düzenli daha bir güzel olsun ve  onlarla  onur duyalım. Öğretmeni ile öğrencisi ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.