• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

EĞİTİMDE ELYAZISININ ÖNEMİ

Rasim EFENDİOĞLU

SİZ HİÇ BABANIZIN DEDENİZİN ELYAZISINI GÖRDÜNÜZ MÜ?

 

Dedeniz yada babanız 1930’lu 40’lı yıllarda yaşamış ve o yıllarda okuma yazma öğrenmişse onun yazısına hiç dikkat ettiniz mi? Daha yazı devrimi olduğunda ilk açılan kurslarda, okullarda öğretilen yazıyı biliyor musunuz? El yazısı denen bitişik yazı yazarlardı. Daha okuma yazma öğrendiklerinde o yazı ile başlarlardı. İçlerinde çok güzel yazı yazanlar vardı. Diplomalar, nüfus cüzdanları bu güzel yazı ile yazılırdı.

Daha doğru dürüst okuryazar olamayanlar bile bitişik yazı yazarlardı. Öğretmenlerimin, yakınlarımın el yazısını hayranlıkla izlerdim. Bize sadece yazı dersinde bu yazı öğretilirdi. Böyle olunca da günlük yazımız hiç de güzel olmazdı. Kimi arkadaşlarımızın yazısı güzeldi. Ancak bitişik, dik ya da eğik yazı denen el yazısı yazabilenler pek azdı. Güzel yazı çok fazla aranmaz, okunaklı olması istenirdi. Babalarımızın, amcalarımızın yazısı farklıydı. Onlar bizim yazımızı beğenmezdi. Bizim dönemde salt yazı dersinde güzel yazı, dekoratif yazı öğretilirdi. Bunu da tam öğrenebilen pek azdı. Öğretmen okullarında, eğitim enstitülerinde güzel yazı (Kaligrafi) özel bir dersti. Kesik uçlarla, değişik araçlarla  güzel yazı çalışması yapılırdı. Ancak bunun günlük yazıya bir yararı yoktu. Tabela yazmak, tablo yapmak gibi etkinliklerde kullanılırdı.

 

YAZININ EĞİTİMDEKİ ÖNEMİ

Eğitim, kimi kalıp bilgileri öğretip sınav kazandırma etkinliği değildir. Eğitim insana yaşamayı öğreten, kişilik kazandıran, estetik zevk kazandıran, daha güzel ve daha mutlu yaşamayı öğreten bir etkinliktir. Bu nasıl olur?.. Elbette yaşamı ilgilendiren bilgiler öğrenilecek. Bilimsel verilerden hareketle yaşam kolaylaşacak. Güzel konuşacak, güzel yazacak... İyi anlayacak, doğru anlatacak. Yeteneği doğrultusunda yetişecek. Ressam, müzisyen, heykeltıraş, mimar, mühendis, usta bir tıp doktoru... Say sayabildiğince. Ancak bu alanlarda yeteneğine göre ilgisine göre yetişecek. Yoksa en çok para kazanan mesleği tercih edip yaşamı boyunca mutsuz çalışmayacak.

Yazı, kişiliğin bir yansımasıdır. Kişinin yazısı onu tanıtan en önemli ipuçlarından birini verir. Yazıdan imzadan kişiliği öğrenen bilim var. Eğitimde daha ilk basamakta öğrenciye sanat zevkine ve yeteneğine uygun yazı öğretmeli ki bununla kendisini tanıtırken yazısından zevk almalı. Bu nedenle öğrenciye bir sürü yararsız, unutulacak bilgiyi zorla verirken ona güzel bir yazı yeteneği ve güzel bir okuma ve konuşma yeteneği kazandırıp toplum içinde saygınlık kazanmasını sağlamalı. Bu nedenle güzel yazı, doğru yazı çok önemlidir. “Efendim artık bilgisayar var, güzel yazıyı ne yapacak” demeyin, o bilgisayarı batı bizden 20-30 yıl önce kullanmaya başladı. Ancak bir sorun bakın onlar da güzel yazıya ne denli önem verirler. Makinelerin yazdığı yazı ayrı sizin yazacağınız yazı ayrıdır. Sizin elinizden çıkan yazı sanat zevkinizi ve ruhunuzu eğitir, konuşmanız ve okumanız da sizin bilgi edinmenizi ve anlatımınızı sağlar.

 

BİTİŞİK YAZI ÖĞRETİMİ GEREKLİ Mİ GEREKSİZ Mİ?

Bitişik yazı halk arasında “El yazısı” diye bilinir. Aslında elle yazılan yazıların hepsi el yazısıdır. Bitişik, dik ya da yatay yazı ayrı bir yazıdır. Yukarıda da belirttiğimce daha otuzlarda kırklarda öğretilen yazı bitişik yazıydı. Çünkü bu yazı ile yazan tüm batılı ülkelerde bitişik yazı yazılıyordu. Bu nedenle bitişik yazı gerekliydi. Ayrıca bitişik yazı el kaldırmadan yazıldığı için çabuk yazılır o nedenle bitişik yazı öğretilir. Daha sonra bu yazıyı iyi bilip tam öğretebilen öğretmenler yetişmediği için unutuldu ve o kargacık burgacık hiç bir kurala uymayan “kitap yazısı” denen yazı öğretildi. Böylece öğrencide bir yazı zevki de kalmadı. Oysa bitişik yazı çabuk yazılır, güzel yazıdır. Yazana da okuyana da zevk verir. O nedenle gereklidir.

 

SON ONBEŞ YILDAN BUYANA TEKRAR BİTİŞİK YAZIYA DÖNÜLMÜŞTÜ

Ben öğretmenlikten ayrıldıktan sonra bu uygulama başlamıştı. Uzaktan izliyordum. Çok hoşuma gitmişti. Çünkü ben ortaöğretime geçtiğim yıl Türkçe dersinde bitişik yazı öğretimi zorunlu tutulmuştu. Ben çok iyi bitişik yazı yazamadığım halde kabul ettim büyük bir dikkatle öğretmeye çalıştım başarılı da olmuştum. Çok güzel yazı yazan öğrencilerim vardı. İlköğretimde bu uygulamaya geçilmesini çok uygun bulmuştum. Çünkü eğitimin ruhuna da çok uygundu. Uluslararası birçok eğitim kurumu öğrenciye kişiliğine uygun, sanat zevki taşıyan bir el yazısı öğretimini adeta zorunlu tutmuştu. Türk eğitim sistemi de bu değişiklikle çok isabetli bir karar almıştı. Ancak kendileri bu yazıyı bilmeyen ve yazamayan eğitimciler bu uygulamayı benimsemedi. İşlek bir el yazısı öğretemedi. Adeta zorla, yasak savar biçimde öğretilen bir yazı ortaya çıktı. Elbette amacına ulaşamadı. Buna karşı yoğun bir kampanya yürütüldü ve bu yıl uygulamadan kaldırılıyor. Kimileri buna çok sevindi. Ciddi eğitimcilerden de bir ses yok. Tekrar o ucube yazılara dönülecek. Peki şimdiye dek olanlar, öğretilenler ne olacak.

Eğitim adeta yazboz tahtası. Biri gelir bir şey yapar diğeri bozar. Binlerce kez söyledik. Politikacılar çeksin elini eğitimden. Bu konu uzmanların işidir. Onlar politikayı çok iyi becermiş bunun da ......ne demeli. Bırakın konunun uzmanları incelesin karar versin. Eğitimde gelişmiş ülkeler ne yapıyor. Eğitim-bilim adamları ne diyor. Senin hoşuna gitti böyle, onun hoşuna gitti öyle. Yat kalk... O dersler koyulsun, bu dersler kalksın... Bunlar öğretilsin, onlar öğretilmesin... Bu çocuklar sizin çocuklarınız değil. Yurttaşlar çocuklarını iyi eğitmek istiyor. Çağdaş ölçütlere göre bilim adamı usta eğitilmiş insanlar olmalarını istiyor. Siz kendi ideolojinize göre yetiştirmek istiyorsunuz. İşte bu olmaz.

 

YAZI SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR

Öğrenciye işlek güzel bitişik yazı öğretmek en doğrusu. Ancak bunu kim öğretecek. Öğretmen bilmiyorsa nasıl öğretecek. Önce öğretmene öğretin, öğretmen bu yazıyı öğrensin sevsin ondan sonra da öğrencilerine öğretsin. Bu yıl değişik bir uygulamaya gidilecekmiş. Kademeli olarak değişecekmiş. Hayır olmaz. Bu sorun uzmanlarca ele alınsın. Neden başlandı, amaç neydi neden değiştiriliyor. Kimileri böyle istedi diye bu yapılmaz. Öncelikle güzel yazı öğretimi ele alınmalı. Nasıl yapılabileceği bilimsel olarak tartışılmalı. Sonra uygulamaya konmalı. Öğretmen yazamıyor diye, veli beğenmiyor diye eğitimde değişiklik yapılmaz. Eğitim artık bir bilim dalıdır. Yazı eğitimi çok önemli kabul edilip ona göre en uygun yol ve yöntem bulunmalı. En önemli zenginlik kaynağımız insandır. Lütfen bu kaynağı böyle  hoyratça harcayıp yok etmeyelim. Türk insanı da en iyi eğitim ve öğretimi görmeyi hak etmiştir. Onu  bu olanaktan yoksun bırakmayın.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.