• BIST 110.115
  • Altın 273,088
  • Dolar 5,7673
  • Euro 6,4129
  • Trabzon 12 °C

EĞİTİMİN EN ACİL İHTİYACI TATİL Mİ İDİ?

Rasim EFENDİOĞLU

YENİ TATİL NE GETİRDİ

Bizim eğitim sistemi gerçekten yaz-boz tahtasına çevrildi. Parti iktidarlarındaki değişime bir mantık buluyorlardı da son 15 yılda aynı parti aynı düşünce hep bakan değiştirdi, değiştirilen bakan altı ayda bir, yılda bir sistem değiştirdi. Anlıyorlar başarısız olduklarını da  başarıya giden yolu ya bilmiyorlar ya da aramıyorlar. Keyfi hareket, vitrin değişikliği ve sonuç gittikçe daha da kötü. 

Geçen hafta ilk ve orta öğretimde yarıyıldan önce ara tatil verildi . Beş iş günü  baştan iki sondan iki dokuz gün. Basına yansıyan haliyle öğrenci sevinçle karşılamış , öğretmeni bilmem. Öğretmenin ücreti kesilmiş. Angarya işlerle okulda bulunmuş, bilmem öğretmenlerin hoş karşıladığını sanmıyorum. Öğretmene soran yok. Öğretmen verilen görevi yapacak, beğense de beğenmese de. 

Tatil nasıl görüldü? Karne yok. Ne için olduğu belirsiz. Değerli okuyucularım.. Şu tabloya tanıktır sanıyorum. Tatilde kontrolsüz öğrenci, elinde cep telefonu ile bir duvarın üstünde. Ya da birkaç arkadaş ellerindeki telefona bakıyor, gülümsüyor, kızıyor, oynuyor. Dışardan bakan nedenini bilmiyor. Kütüphaneye giden yok, müze ziyaret eden yok, bilinçli spor yok. Boşu boşuna geçen bir dokuz gün.. Yıllarca öğretmenlik yaptım. Şu anda öğretmen olmasam da durumu değerlendiriyorum. Bu tür tatiller  ders ahengini bozuyor, koparıyor. Tatil sonrası okul başlayınca yeniden motive etmek için bir hayli zaman geçiyor.

Peki bu tatil neden? Eylülde başlayan eğitime Kasımda ara verildi. Çok mu yorulmuş öğrenci? Dinlenmeye çok mu gereksinim vardı? Sanmıyorum. Bana göre  plansız amaçsız boşa geçen bir zaman.

Öğrenci tatili sevinçle karşılıyor, bayram yapıyor. Tenefüs zili çalınca öğrencinin rengi değişiyor, adeta uçuyor. Neden? İşte onu aramalı...

EĞİTİM -ÖĞRETİM KİŞİYİ MUTLU ETMELİ

Öyle mi oluyor? Herkes  hemen herkes öğrenci olmuştur.Teneffüsü  sevinçle karşılamayan, tatili sevinçle karşılamayan var mı? Belki çok az. Ders öyle tatlı olmalı ki öğrenci  kendinden geçmeli  öyle mutlu olmalı ki teneffüs zili çalınca, ‘Hayır öğretmenim, çıkmayalım, dersi sürdürelim...’ diyebilmeli. Evet öğerenciliğimde ve öğretmenliğimde  böyle anlar olmuştur  çok az da olsa . İşte bu gizi bulmalı, bu sırrı bulmalı ve dersi bu durumla getirebilmeli. Çok usta öğretmenler bu sırrı yakalayabilmiştir kimi zamanlar… Bu zamanları artırmak gerekir.

Eğitim nedir, kişiyi mutlu edebilir mi? Aslında etmeli, etmesi gerekir. Çünkü eğitimin insana yaşamayı, iyi yaşamayı, sağlıklı ve mutlu yaşamayı öğretmesi  gerekir. Eğitim bunu yapabiliyorsa elbette öğrenci mutlu olur. Eğitim adı altında sınıfta azar varsa, baskı varsa, korkutma varsa ve hatta dayak varsa bu eğitim kişiyi nasıl mutlu  etsin? Bunların hiçbiri olmayıp  sadece sınava hazırlık ve stres varsa  o zaman da bu eğitim kişiyi  mutlu etmez. Ya veli baskısı ya gelecek endişeşi  ile eğitim yapılıyorsa bu da kişiyi  mutlu etmez. “Çok sevmiyorum çok istekli değilim ancak okumak zorundayım, bir meslek edinmem gerekir, geçinmem gerekir o nedenle her şeye karşın okula gidiyorum, dersaneye gidiyorum, özel ders alıyorum ancak severek değil  zorunlu olduğu için...” diyorsa bu eğitim kişiyi  mutlu eder mi?

ŞİMDİ GELİN TANIŞ OLALIM! 

Eğitimde başarıya ulaşmış ülkelere bakalım . Nasıl başarılı olmuşlar, neden başarılı olmuşlar. Hani kimilerinin söylediğince İskandinav ülkeleri batmamış dünyanın en mutlu ve en başarılı ülkeleri olmuş. Ne coğrafi konumları, ne toprakları ne de iklimleri elverişli olduğundan  değil, genelde eğitimdeki üstün başarılarından ötürü kalkınmış ve mutlu olmuşlardır. Bir bakın bir sorun tatilleri mi çok, ders kitapları  mı çok iyi hazırlanmış yoksa başka bir giz mi var... Hani onların da dini var dini eğitimleri çok  ağırlıklı mı? Papaz okulları çok mu? Din dersi ağırlıklı eğitim mi var? Hani çok bilinen bir Finlandiya örneği var.... Ak zambaklar ülkesi… Okudum, bir çoğunuz da okumuştur kuşkum yok... Yooo çok  zor çok karmaşık değil. Bize göre en önemli fark  şu: Eğitim politikacıların işi değil, eğitim  eğiticilerin, eğitim kurumlarının ve uzmanlarının işi . Başarının en önemli gizi burada. Bizde ise eğitim işini kotaranlar demagok politikacılar… Konunun uzmanı değil, daha çok oy amacı ile şirin görünmek için. Böyle olunca elbette sonuç hiç de iç açıcı olmuyor... Olmadı değiştir, olmadı değiştir. En önemli zenginlik kaynağımız insan  heba ediliyor. Eğitim başarısız... Öğretmen  de öğrenci de mutsuz ve başarısız. 

EĞİTİMDE BAŞARILI OLMANIN YOLLARI

Öncelikle  bu önemli konuyu günlük politikadan kurtaralım . Ülkemizi insanımızı iyi tanıyalım . Özelliklerini kavrayalım ve eğitim işini yapanlarla, konunun başarılı uzmanları ile çözüm yolları arayalım . 

Öncelikle eğitimi, insan için insanı daha mutlu ve daha başarılı  kılmak için düşünelim . Eğitilen insan önce kendini tanısın özelliklerini kavrasın ve eğiticiler de eğittiği insanları tanıyarak  onlara yaşamayı başarılı yaşamayı, mutlu yaşamayı öğretsin. Edinilen her davranış öğrenilen her bilgi  kişinin işine yarasın . Önce dilini öğrensin, güzel konuşsun, iyi anlasın, doğru anlatsın ve ister toplumsal bilimlerde olsun isten fen bilimlerinde olsun kullanacağı beceriler yaralanacağı bilgiler olsun . Bilgi hamalı olmasın. Elektriği öğrenmişse günlük yaşamda elektriğı kullanırken de bilerek kullansın, örneğin kaldıracı öğrenen öğrenci ağır bir kayayı bu bilgi ile kolayca kaldırabilsin ... Ha öğrendiği bilgi ve becerilerle sınav da kazansın uygun bir meslek de seçip istediği öğrenimi görsün. Eğitim salt teftiş fırçası değil, fırça ne işe yarıyorsa o iş için kullanılsın .

Hani edebiyat kitabında bizim şairler bizim yazarlar olsun, bizim ideolojimize uysun diye değil. Öğrenci her yazarı her şairi okuyacak. Kimi sever, neden hoşlanır ve kendisini nerede bulabilirse orada okusun. Fen bilimlerinde yapısı ve yeteneği mühendisliğe mi, tıp alanında mı hangi alanda olursa olsun o alanda kendisini  yetiştirsin . Hiçbir eğilimi olmadığı halde  bırakın, tıp doktoru olmasın, belki çok iyi mühendis olur ya da iyi bir müzisyen olacaksa bırakın olsun . Çok para kazanmak, çok zengin olmak için  zorlamayın. 

EĞİTİMİ  ZEVKLİ BİR UĞRAŞ DURUMUNA GETİRELİM

Tatiller, teneneffusler artık çok sevilmesin . Öğrenci sınıfta mutlu olsun. Öğrendiği  bilgileri kullansın , yaşamına katsın. Şiirler ezberlesin , tek başına kalınca mırıldansın . Okuma zevki kazansın. Buluşlar icatlar yapabilsin . İnsan olduğunun  farkında olsun. Erdemli ve mutlu insan olsun. Kendisine de  topluma da yararlı olsun. Bırakın tatilleri teneffüsleri zaman çok değerlidir onu öyle hoyratça harcamayalım . Giden günler geçen yıllar geri gelmez .

Haydi, eğitimimizin sağlıklı mutlu ve başarılı insanlar  yetiştirmesi dileklerimle...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.