• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Trabzon 11 °C

Elazığ depremi, doğa, insan ve kültür!

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

  Elazığ'da depremde ölen insanların yakınların acısını empati yaparak anlamaya çalışıyorum. Benim içimi asıl acıtan ise, bir toprak yığınına dönen apartmanın yıkılma riskinin çok yüksek olduğunun idareye rapor edilmiş olmasına rağmen idarenin "bi şi olmaz" demiş olması.
 
Kültürümüz hasta. Ve başta en yakınlarım olmak üzere bir çok insan şeytan taşlar gibi AKP iktidarını taşlamaya odaklandıkları için bana gene kızacaklar. Ama ben çoktan kızılmayı, aforoz edilmeyi göze alarak, "kendi kültürünün temellerindeki yanlışlara bakmayı reddedip, düşman gördüklerini taşlayanlarla" aramdaki köprüleri çoktan yaktım.
  Dün gene sosyal medyada, zamanımda öğrencim olmuş olan bazılarının da katıldığı sap yeyip saman sıçma ayini ejakülasyonlarına rastladım.
1. Uğur Mumcu çoğulcu demokrasi ve bireysel haklar içerikli hürriyetler için mücadele veren biri değildi. Uğur Mumcu entelektüel liderliğini Doğan Avcıoğlu'nun ve askeri darbe hazırlığını belirli subayların yaptığı Nasır'ın projesine benzer bir güya sola açık bir otoriter siyasi yapı kurup Türkiye'yi Batı'dan koparıh hızla kalkındıracağına sanan bir darbeciydi. 1982'de Askeri Junta'nın yeni Yüksek Öğretim Kanunu'nu uygulamayı emanet ettiği büyük Mason İhsan Doğramacı Mehmet Gönlübol'u ODTÜ'ye rektör tayin etti. Mehmet Gönlübol da beni lisans sonrası eğitimi yapılandıracak olan yeni Sosyal Bilimler Akademisi'nin kurucu Müdürlüğünü yapmamı önerdi. Ben de kabul ettim. Ekim'de görevime başladım. Birkaç gün sonra, Uğur Mumcu sütununda beni 12 Eylül Juntasına ihbar etti. Adımı vererek bir Maocuyu ODTÜ'de falan filan göreve tayit ettiler, gereğini yapın diye yazdı. Marmaris'e döner dönmez o makaleyi tarayıp yayınlayacağım. Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, İhsan Doğramacı'yı aradı. O da Mehmet Gönlübol'a, "sen bir komünisti önemli bir göreve atamışsın, hemen şimdi kulağından tutup atacaksın" dedi. Mehmet Gönlübol'da kimmiş atadığım komünist diye sorunca, aruz vezni ile hecelere bastıra bastıra "Yah ya Se zai Tezel" dedi. Uğur Mumcu cuntacıydı cuntacı, darbeciydi darbeci. Gidin Hasan Cemal'in anılarını satın alın ve okuyun.
 
Maalesef Ahmet Taner Kışlayı ve Uğur Mumcuyu bulaştıkları dava uğruna adam öldürmeyi hakları gören cuntacıların cuntacılığı öldürdü. Yazık oldu onlara. Yazık oldu Türkiye'ye. Şimdi bu sayfada hala "Uğur Mumcu bir çoğulcu demokrasi bireysel hak ve hürriyetler mücahidi idi" yanılıyorsun Yahya Tezel diyen varsa, düş yakamdan kardeşim diyorum bir kez daha.
 
Dün kafamı duvarlara çarpma isteği yaratan öteki "siyasi alzheimer" ve veya "siyasi şizofreni" örneği sap yeyip saman sıçma örneği, 24 Ocak İşçi sınıfının haklarının gasp edilmesinin yıl dönümüdür hezeyanı idi.
24 Ocak 1980 öncesinde Türkiye memurların, dünya fiyatlarını fırsat maliyetlerini dikkate almadan inşa ettikleri devletçi ve kapalı ekonomi stratejisi, ekonomiyi döviz harcamaya ama döviz kazanamamaya mahkum bir şekilde felç etmişti. Sana yağı yoktu, karneye bağlanmıştı, traktörü sürecek ithal edilmesi gereken mazot yoktu, Ecevit'in başbakanlık yaptığı dönemde. Toplama çıkarma muhtemelen biliyordu ama mesela üç bilinmeyenli bir kuadratik denklemler sistemini çözemeyeceğinden emin olduğum Bülent Ecevit, buğdayın fiyatını arttırdık ama ekmeğin fiyatını arttırmadık demiş, bazı köylüyer hayvanlarını ekmekle beslemişlerdi.
Ben bu sayfada bu salaklıkları tekrarlamayı cemaatlerinin amentü sü niyetine sürdürenlere gidin kardeşim, düşün benim yakamdan diyorum. Yaşları ilerledi. Gidin Korkut'tan mı el alırsınız yoksa Bilsay'dan mı bilemem, ama benimle niye iletişim içinde kalıyorsunuz? Yoksa Nasreddin Hoca mısınız? Hani Hanım sen de haklısın demişti ya.

Elazığ depreminde önlenebilecek iken önlenmemiş olan büyük apartman yığınının fotoğrafını çerçeveletip duvarlarımıza asalım. Bu kültürümüzün enkazıdır. Ya da bu enkaz kültürümüzdür.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.