• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

‘Eller aya biz yaya!

‘Eller aya biz yaya!

İnternet sitelerinin birinde çarpıcı bir haber vardı.

İspanya’nın ünlü spor spor gazetesi Marca, Werder Bremen’de oynayan Brezilyalı orta saha oyucusu Diego Ribas da Cunha’yı transfer etmek için Real Madrid ile Fenerbahçe’nin yarıştığını yazdı..         Spor gazetesinin haberine göre; Fenerbahçe teknik direktörü Luis Aragones’in ara transfer döneminde Diego’yu almak istediğini ve büyük paralar teklif etmeye hazır olduğunu iddia etti. Haberde ayrıca, Werder Bremen’in Diego’yu göndermeye sıcak baktığı, ancak Brezilyalı futbolcunun menajeri aracılığıyla Real Madrid’te oynamak istediğini ilettiği ileri sürüldü.       Real Madrid’in, 23 yaşındaki Diego’yu ara transferde değil, sezon sonunda almak istediği belirtiliyor.

Fenerbahçe’nin 70 küsur yaşındaki hocası, 23 yaşındaki orta saha oyuncusunu almak istiyor. Trabzonspor’un hocası da neredeyse kendi yaşındaki, üstelikte bir maç oynayıp üç maç dinlenen ve kimilerine göre de sakat olan oyuncuyu istiyor!

İki hocadan biri işi iyi biliyor! Ama hangisi biliyor!

Trabzonspor başkan ve yönetimi, para harcamayı seviyor.

Nasıl olsa harcanan paralar, yöneticilerin cebinden çıkmıyor!

Mesela Karadenizspor’a harcandığı söylenen 7 trilyon liranın 7 milyarı yöneticilerin cebinden çıksaydı, bu kadar para heba edilir miydi?

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener transfere 25 milyon Euro harcadıklarını söylüyor.

Ah Sadri başkan, önemli olan bol kepçe dağıtmak değil; isabetli, mantıklı ve doğru iş yapmak.

 

‘Kahrolsun şeytan ve işbirlikçileri!’

 

Anadolu Ajansı eski foto muhabirlerinden, gazeteci Turgut Özdemir Hac ibadetini yaparak önceki gün Trabzon’a geldi.

Dün; Murat Taşkın, Şahap Cirav, Ahmet Şefik ve Ergun Ata ile birlikte Turgut Hoca’yı ziyarete gittik.

Hoca’nın evi kalabalık!

Hoca; anne Özdemir ile birlikte hacca gitmişti.

Gelen- gidenler eve sığmıyor.

Bir gürültü ile eve girdik. Biz girince, Turgut Hoca’yı ziyarate gelenler mecbur kaldı çıktılar.

Hoca, masanın başında! Yanında Kamil Anahar..yan tarafta abisi Sedat!

Hoca’nın yüzüne renk gelmiş. Neşeli..Hoş geldin ziyaretine gelenlere sarılıyor. Ardından, herkesi Hacca gitmeye davet ediyor. Ancak, Suudilerin ve Diyanetin işi ticarete döktüğünden yakınıyor.

Hoca’nın davetine Murat Taşkın olumlu tepki veriyor.

Murat’ta yakında Hacca gidecek gibi.

Hoca ile sohbete başlıyoruz.

Hoca’da hatıra çok!

 

Şeytan taşlama!

 

Turgut Hoca’nın Trabzon’dan Sarılar Camii’nin imamının rehberlik ettiği kafile ile gidiyor. Kafile çok kalabalık! Yaklaşık iki bin kişi imiş. Büyük çoğunluğunu Güneydoğu’dan kutsal topraklara gidenler oluşturuyor. Ancak, büyük kafile gruplar halinde ziyaretlerde bulunuyor.

Turgut Hocanın da içinde yer aldığı grup toplu olarak Şeytan taşlamaya gidiyor.

Turgut Hoca kafilenin ön tarafında. Topallayarak yürüyor. Ayağının altında yara çıkmış. Bid baston ile birlikte yürüyebiliyor.

Şeytan taşlamak için, taş toplanmış ve sıra gelmiş taşları şeytana atmaya,

Turgut Hoca, elindeki taşları şeytana fırlatırken, bastonunu da ayağa kaldırıyor ve bağırarak ‘kahrolsun şeytan ve işbirlikçileri’ diye tempo tutuyor.

Hocanın önde tempolu bir şekilde bağırmasını duyan, arka kısımdaki hacı adayları da hep bir ağzdan hocanın söylediklerini tekrarlamaya başlıyor.

‘Kahrolsun şeytan ve işbirlikçileri’ diye.

Bağıranlar arasında; hacı adayları ile birlikte diyanet mensupları da varmış!

Ama Turgut Hoca, kutsal topraklarda da hocalığını gösteriyor.

Yalnız orada mı!

Kabe tavaf ediliyor. Köşe başında, Suudi polis ve yetkilileri! Yanlarında su dolu bidonlar.

Kimse cesaret edip, su alamıyor.

Turgut Hoca, hemen su bidonlarının yanına gidiyor.

Susuzluktan kıvranan hacılara başlıyor su dağıtmaya.

Hacı adayları, ‘Sağ tarafa vermiyorsun. Bu tarafa veriyorsun’ diye eleştiri getirmeye başlıyorlar.

Turgut Hoca, tepki verenlere ‘size de vereceğim’ diyerek el işareti yapıyor.

Hacı adayların büyük çoğunluğu, Turgut Hoca’yı görevli veya Suudi yetkili sanıyor.

Hoca da bozuntuya vermiyor, durumu idare ediyor!

Turgut Hoca’nın, Kutsal mekanlardaki hatıraları gerçekten ilginç.

Hocaya, Allah kabul etsin diyoruz.

 

Osman Çavuş’un açıklaması!

 

‘İşe gitmeden 2 milyar maaş alan AKP’li kim?’ başlıklı yazımıza, AKP Akçaabat İlçe Başkanı ve Sağlık İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Osman Çavuş’tan açıklama geldi.

’20. 12. 2008 tarihli yazınızda sorguladığınız kişi benim. Yazınızda isim vermiyorsunuz ama Fatih Devlet Hastanesi’nde AK Parti’nin ilçe başkanı, aynı zamanda sendika başkanı olan tek kişi var, o da şahsımdır. Bir okurunuz sizi takdir ettiğini, çekirdekten yetişmiş, ilkeli, taviz vermez, dürüst gazeteci olduğunuzu yazıyor. Her size ulaşan mail’i sormadan, araştırmadan kaleme almanız, ilkeli dürüst gazeteci işi mi? Bu yazınızda siz; acemi bir gazeteci örneği sergilemiş durumdasınız.

Neden mi? Mektubu size yollayanla direkt bağınız olmasa böyle bir hayal ürünü yazıyı yazma cesaretini, acemiliğini gösteremezdiniz. Dürüst ve ilkeli olmuş olsanız, bu konuyu kaleme almadan çok çeşitli yollardan araştırır, o zaman gerçekleri öğrenirdiniz?

Ben de merak ediyorum. Bu yalan ve karalama mail’e ortaklığın bedeli nedir? Lütfen açıklayın.

Sorularınıza cevap veriyorum;

-Ben, Sağlık İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı iken AK Parti’de ilçe başkanı seçildim. Gerek sendika, gerek siyasi parti başkan ve yöneticileri kongrelerde göreve gelirler.

Bu görevlerimden ötürü Fatih Devlet hastanesi’nde, bana diğer arkadaşlarımdan farklı muamele yapılmamıştır.

- Hastanede şahsıma ait bir oda yoktur. Sendika iş yeri temsilci odası vardır. Ben Şube başkanı olmadan önce, sendika temsilcisine verilmiş oda aynen yerinde bulunmaktadır.

-Fatih Devlet Hastanesi’nde sterilizasyon teknisyeniyim. 4857 sayılı iş kanunu’na tabi olarak çalışır, işçi arkadaşlarımın toplu sözleşme ile almış olduğu ücreti alırım.

-Sağlık İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısıyım. Hastanemizde sendikamıza bağlı 8 değil 100 üyemiz mevcuttur. Beraberinde Trabzon şube başkanlığımıza Artvin, Rize, Gümüşhane ve Giresun illeri de bağlıdır. İzin konusunda kanunun verdiği haklarımız mevcuttur. Senelik izin, sendikal izin ve diğerleri.

Bir kamu personelinin işyerinde nasıl çalışacağını en iyi bilenlerden biriyim. Hastanemizde aynı zamanda işyeri disiplin kurulu üyesiyim. Bundan dolayı neyin suç olduğunu ve nasıl çalışılması gerektiğini çok iyi bilenlerdenim’

Osman Çavuş’un, iki cümlelik eleştiriye ve şikayete verdiği cevap bu şekilde.

Osman bey, bizi ilkesizlikle, dürüst olmamakla ve birileri ile ortak olmakla hatta bu iki cümlelik eleştiriyi ve iddiayı bir bedel karşılığı yazdığımızı söylüyor.

Osman Çavuş, siyasete ve sendikacılığa yeni başladığı için bizi tanımaz. Ayrıca, tanımak zorunda da değil. Ancak, anladığımız kadarıyla bizi herhalde birileriyle karıştırıyor.

AK Partinin Akçaabat gibi bir ilçesinin başkanlığını yapan Osman Çavuş’a bu ifadeleri yakıştıramadım.

Bu memlekette herkes herkesi tanır. Biz ise, tanınmayanları bile tanırız!

Okur; hastanede görev yapan biri. Hastanenin içini dışını biliyor. Haksızlığa uğradığına inanıyor ve soru soruyor.

Şöyle diyor; ‘Bizler aynı birimlerde çalışmamıza rağmen işe on dakika geç gelsek hemen savunma sistemi çalıştıran idare yaklaşık 4 yıldır ayda sadece bir gün işe gelip Başhekimlik makamında kahvesini yudumlayıp, ayda 2 bin YTL maaş alan, kendisine ( işci- hizmetli olmasına rağmen)  hastanenin en güzel yerinde, oda tahsis edilen, toplam olarak 8 sendika üyesi bulunan aynı zamanda bir siyasi partinin ilçe başkanlığını yapan bu kişiden sizin sayenizde inşallah birileri hesap sorar’.

Bu soruda feveran edilecek ne var? Açıklamanı yaparsın, iddiaları çürütürsün. Dolayısıyla iftira atanlarda utanır.

Bu olayın, ilke ile dürüstlükle veya rant ile ne ilgisi var!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.