• BIST 120.412
  • Altın 300,436
  • Dolar 5,9494
  • Euro 6,5446
  • Trabzon 13 °C

En büyük Trabzonspor’dur!

Yer KULAK

Yolunda giden işlerin iyi sonuç vereceği, yolundan gitmeyen işlerde aksaklık olacağını vurgulayan bir atasözümüz vardır… ‘Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir’ diye…

Trabzonspor’un Ünal Karaman ile yollarını ayırması, işi takip edenlerin tahmin ettiği bir olaydı. Burada kimileri, bu ayrılığın sezon sonu olacağını bekliyordu.

Dün sosyal medyada, ‘Herkes görevini ve haddini bilecek. Vazgeçilmeyecek insanların mezarlıkta olduğunu unutmayalım’ diye bir paylaşımda bulundum.

Paylaşımım büyük beğeni aldı. Eleştirenler de yok değildi.

Temel Kahveci, ‘Hocam bu düşüncene katılmadım. Ünal hoca siyasi çarkın kurbanlarındandır’ dedi.

Ben de; ‘Temel; Burak'ı, Onur'u gönderip Ünal'a sahip çıkan da bu yönetimdir. Karabük'ten alıp Trabzonspor'a teknik direktör yapan bu kulüptür ve ikinci sezon maaşını 450 bin liraya çıkaran da bu yönetimdir. Futbolcu nasıl futbolculuğunu yapacaksa teknik direktör de teknik direktörlüğünü yapacak. Takımda teknik ve ekonomik anlamda bir sorun varsa bunu başkanı ile yönetimi ile görüşecek. Bir teknik adam, kendisinin arkasında duran başkanı kamuoyu önüne atamaz, atmamalı. Bir başkan da takımı uluorta teknik açıdan eleştirmemeli. Bu eleştiriden sonra da teknik adam, boğazlarında kalırım beni yiyemezler, dememeli. Trabzonspor bir ara raydan çıktı, hoca ve futbolcu egemenliği kendini gösterdi. Bazı oyuncular kendilerini dokunulmaz gördü ve zararı da Trabzonspor çekti. Trabzonspor'dan kimler gönderilmedi ki! Ali Kemal için yürüyüşler yapıldı. Kadirler, Cemiller, Bekirler yolcu edildi. O günkü yönetimler dik durdu gereğini yaptı. Bugünkü yönetimde ya istifa edecekti ve kulübü Ünal'a teslim edecekti ya da Ünal'ı gönderecekti. Bana göre doğru olanı zamanında değil de gecikmiş olarak yaptı. Bunları siyaseten Ünal'a daha yakın olan bir kişi olarak yazıyorum’ dedim.

***

 

Trabzonspor’daki Ünal olayında, suçu yönetenlere veya siyasilere atanlardan değilim. Bunu derken yönetimin yanlışı yok muydu? Elbette vardı. Yanlışın temelinde iletişimsizlik, kopukluk öne çıkıyordu. Trabzonspor yönetimi kim ne derse desin, büyük bir iş başarmıştı. Kulübü uçurumun kenarından almıştı. Borçların bir kısmı ödenmiş bir bölümü yapılandırılmıştı. Teknik adamın ve futbolcuların alacakları tıkır tıkır ödeniyordu. Yönetimin bu başarısının sahaya tam olarak da yansıdığını söyleyemeyiz. Trabzonspor’un beklenmedik puan kayıpları, takımın iyi futbol sergileyememesi taraftar gibi yönetimi de etkiledi... Ki bu da doğaldır.

Teknik direktör Ünal Karaman’ın, ‘Transferlerden benim haberim yoktu’ mealinden açıklaması başkan ve yönetimde rahatsızlık yarattı. Ünal’ın belki bir belki iki oyuncunun transferinden haberi olmayabilir ama diğer oyuncuların alınmasında bilgi sahibi idi.

Ve ayrıca, bir kulübün transfer politikası ortak belirlenmeli. Ersun Yanal bana şu oyuncuyu alın derdi, Şenol Güneş bana şu mevkilere oyuncu alın derdi, Ünal da Şenol gibi şu mevkilere ihtiyacım var, dedi. Yönetim de o mevkilere bütçesi yettiğince oyuncu aldı. Genç oyuncuları da ağırlıklı olarak izleme komitesi belirledi. Araya bir iki isim girdi hepsi o kadar.

Ünal’ın, transferlerden haberim yoktu söylemi, ilk kıvılcımdı. En son ki açıklaması ise, beni gönderin mesajı idi. Diğer açıklamalara girmiyorum.

Ahmet Ağaoğlu dünkü açıklamasında, ‘Her fırsatta benimle konuşan Ünal, Konya maçı sonrası ne aradı ne sordu’ söylemi ilginçti.

Ünal’ın açıklamalarını alt alta koyduğumuzda Trabzonspor’dan ayrılmayı kafasına koydu, diyebiliriz. Trabzonspor’da kalmak isteyen bu tür açıklamaları asla yapmaz.

Ünal bize göre, Trabzonspor ile teknik direktörlük kariyerine zirve yaptırdı. Şu anda Türkiye’nin ilk üç teknik direktöründen biri haline geldi.

Ünal’ı bu duruma getiren de Trabzonspor ve Trabzonspor’u yönetenlerdir.

Ünal’ın ayrılması veya kimilerine göre gönderilmesinin ardında siyasetin olduğunu düşünmüyorum.

***

 

Trabzonspor, keşke devre arasında böyle bir olay yaşamasaydı. Çünkü bu olay normalde Ünal’a değil Trabzonspor’a zarar verir. Alınacak başarısız sonuçlar sonrasında fatura yönetime kesilecektir. Ünal daha da yıldızlaşacaktır.

Buna rağmen, yönetimin gecikmiş de olsa doğru bir iş yaptığını söylüyorum. Trabzonspor’u yönetenler, taraftar ve üye adına bu kulübü yönetiyorlar. Dolayısıyla kulübün menfaat ve çıkarlarını önde tutmaları gerekir. Trabzonspor dün olduğu gibi bugün ve yarında kişilerle varlığını sürdürmedi ve sürdürmeyecektir. Trabzonspor’da dünden bugüne kimler geldi kimler geçti. Ünallar gider başkaları gelir. Kişiler gelip geçici kulüp kalıcıdır.

Son söz olarak; ‘Herkes görevini ve haddini bilecek. Vazgeçilmeyecek insanların mezarlıkta olduğunu unutmayalım’ diyorum ve yönetimi Trabzonspor’u koruma ve kollama eyleminden ötürü kutluyorum. Keşke bu kulübü yönetenler, zaman zaman böyle duruş sergileseydiler.

 

Hasan KURT

 

**********************

 

Gordon Milne Beşiktaş'ta teknik direktörlük yaptığı yıllarda Alan Walsh adında İngiltere'den yaşlı, kel bir futbolcu getirtmişti. Sağ kanatta 25 metrekare alanda top oynar ama fırsatını bulduğunda iyi ortalar yapardı. Bir basın toplantısında gazetecilerden biri Gordon Milne'ye ''Beşiktaş taraftarı Walsh için başkan Süleyman Seba'nın asker arkadaşı diyorlar, bu konuda ne diyorsunuz?'' sorusuna ''Aman, boş verin desinler, biz onunla maç kazanıyoruz'' diye cevap vermişti. Şimdi benzer bir durum Trabzonspor'da yaşanıyor. Ünal Karaman başkan Ahmet Ağaoğlu'nun bana göre makul eleştirilerine; ''Sonuçta başkandır konuşur, baskı yiyor olsak da hedeflediğimiz galibiyetleri almasını biliyoruz!'' deyip gurur meselesi yapmamış olsaydı Trabzonspor'da bütün bu kaotik vakıalar yaşanmayacaktı. Bazen başarılı olmak için en ağır eleştirilere bile göğüs gererek yol almasını bilmek gerekir.

(Metin Kondel)

 

***************

 

Doktorunuz diyor ki;

 

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik (hiperaktivite) bozukluğu çocuklukta ve ergenlikte en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Hasta çocukların bir kısmında aşırı hareketlilik, bir kısmında dikkat eksikliği, bir kısmında ise her iki gruptan bulgular bir arada görülür. Aşırı hareketlilik baskınsa çocuk oturduğu yerde duramaz,sağa sola koşturur, eşyalara tırmanır, çok konuşur, sorulara acele cevap verir, sıra beklemez, isteklerini ertelemez, başladığı işi bitirmez, verilen görevi yerine getirmekte zorlanır. Dikkat eksikliği baskınsa belirli bir işe ya da oyuna uzun süre dikkatini veremez, okul ödevlerinde basit hatalar yapar, kolay unutur, eşyalarını sık sık kaybeder. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar uygunsuz davranışları azaltır, okul başarısını ve kendine güveni artırır.

(Dr. Kemal Küçükali)

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.