• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Trabzon 26 °C

Enerjide yerli yatırım

Enerjide yerli yatırım
Günümüzde gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden biri, kişi başına düşen elektrik tüketimidir. Bu çok anlamlı bir ölçüttür. Çünkü enerji tüketiminin artması demek, ekonominin büyümesi, ulusal gelirin o düzeyde artması, yeni istihdam alanlarının

Kişi başına elektrik tüketimi ile kişi başına ulusal gelir arasında doğru bir orantı vardır. Sözgelimi dünyanın en gelişmiş ekonomisi sayılan ABD’de kişi başına elektrik tüketimi yılda 14 bin kilovatsaat (kwh)’dir. ABD’nin kişi başına ulusal geliri 45 bin dolar düzeyindir. Fransa’da kişi başına tüketim 7 bin 700 kwh, kişi başına ulusal gelir 40 bin dolar, Japonya’da kişi başına tüketim  8 bin kwh, kişi başına ulusal gelir 34 bin dolardır. Türkiye’de ise kişi başına tüketim sadece 2 bin 100 kwh, kişi başına ulusal gelir ise (çok abartılı olmakla birlikte) 9 bin 333 dolar olarak açıklanmıştır. Ülkemizin en temel sorunlarından biri olan enerji için dünyada büyük olaylar yaşanmaktadır. Bugün nerede kriz bölgesi varsa, orada bir enerji kaynağı mevcuttur ya da enerji geçiş yolları üzerindedir. Özellikle giderek hızla sanayileşen ülkeler büyük enerji ihtiyacı içindedir. Sözgelimi Çin. Son 20 yılda yüzde 8-12 arasında bir büyüme tutturan Çin, özellikle petrole büyük ihtiyaç duymaktadır. Yaşanan enerji kavgalarında  Çin başta olmak üzere gelişen ülkelerin ihtiyacının büyük payı vardır.

 

KARADENİZ’DE YÜZLERCE HES

Türkiye büyük olanaklarına karşın ne yazık ki hemen her dönemde büyük enerji sorunları yaşamaktadır. Kullanılamayan su kaynakları, kömür potansiyelleri, rüzgar, güneş ve diğer enerji kaynakları ile önemli potansiyeller taşımaktadır. Ama ne yazık ki ülkeyi yönetenler, doğalgaz başta olmak üzere enerji üretimini dışa bağımlı bir hale getirmiştir. Bu durum ülkenin geleceği ve güvenliği açısından önemli tehdittir. Ülke su potansiyelinin sadece yüzde 34’ü enerji alanında kullanılmaktadır. Doğu Karadeniz’de ise bu sadece yüzde 2’dir. İşte bu nedenle, özellikle Doğu Karadeniz’de boşa akan dereler üzerinde yüzlerce irili ufaklı hidro elektrik santralleri (HES) kurulmasına karar verildi. Özgün bir doğal yapıya ve güzelliğe sahip olan Doğu Karadeniz’de HES projelerinin ortaya çıkması çevresel tartışma ve itirazları da gündeme getirdi. Yöre yaşayanları, doğal yapının olumsuz etkilenmesine karşı haklı itirazlar seslendirdi. Fırtına Vadisi gibi özel alanlarda bu tür projelerin yapılmasına karşı kitlesel eylemler gerçekleştirildi. Ancak her vadi için aynı şey, aynı olumsuz etkilenme sözkonusu değil. Yani çevreye  uyumlu, etkileri enaza indirebilecek projeler ortaya koymak da mümkün. İşte bunlardan biri Çamlıkaya ve Ataköy Hidro Elektrik Santralleri..

 

KÜÇÜK SERMAYE İLE BÜYÜK İŞ

Çaykara Karaçam Deresi üzerinde  Çamlıkaya HES ve Ataköy HES adlı iki santral kurulma çalışmaları sürüyor. Aslında dere üzerinde toplam 7 noktada çalışma var. Aralarında Sabancılar’ın da bulunduğu büyük ve bölgedışı firmalar bunlar. Güzergahtaki tek yerli firma ise Çamlıkaya Enerji A.Ş. Bölgemizde girişimliğin önündeki en büyük engel ortak iş yapamama. Zaten kıt olan olanaklar bir araya getirilemeyince de yerli kaynaklarla ciddi işler yapmak mümkün olmuyor. Ancak Çamlıkaya Eneji A.Ş., hem bölgemizdeki su potansiyelinin enerjiye dönüştürülmesi açısından önemli bir projeye imza atıyor, hem de bölgedeki küçük sermayelerin bir araya gelerek önemli işler yapılabileceğini gösteriyor. Kiler Grubu (Ahmet Akyüz, Metin Samancı ve ortakları), Sürçaysan (Rahmi Üstün), Trabzon Madencilik A.Ş. (Mustafa Yanmış), İnşaat Yüksek Mühendisi Celalettin Çiftçi ve Trabzon’un saygın isimlerinden Eczacı Necdet Durgun’un ortaklığında oluşturulmuş şirket.

 

ÇAMLIKAYA VE ATASU HES

İki aşamalı projenin Çamlıkaya HES’i içeren birinci aşaması Kasım’da bitecek. Bu santralin kurulu gücü 8 bin 100 kwh (8.1 megawatt), yıllık ortalama üretimi ise 31 bin 400 Kwh olacak. Üç tribün ve 3 jeneratörden oluşan yapıya 3 yıl sonra dördüncü bir ünite eklenecek. Böylece 10 mgw ölçeğinde ek enerji üretilecek. Projenin ikinci aşaması ise Ataköy HES. Burada da 5.5 mgw enerji üretilmesi amaçlanıyor. Ek ünite ile de 8 mgw’lık enerji daha ortaya çıkacak.

Her iki HES’ten toplam elde edilecek enerji miktarı 30 mgw’ın üzerinde, yani 72 milyon kwh.

Mühendisliğini ortaklardan Celalettin Çiftçi başkanlığında bir grubun yaptığı Çamlıkaya HES için 25 metresi yerüstünde bulunan bir baraj yapılacak. Uzungöl’den daha uzun bir gölet de eldi edilmiş olacak. Bu barajda çökeltilen su, bin 200 metrelik yer altı barajından 110 metrelik düşeye getirilecek. Buradan de enerjiye dönüştürülecek. Aynı işlem Atasu HES’te de yinelenecek.

 

MALİYET 30 MİLYON DOLAR

Grup adına açıklamalarda bulunan Necdet Durgun, enerjideki büyük potansiyeli değerlendirme noktasında devletin desteğinin yaşamsal önem taşıdığını vurguladı. Karayolları, Devlet Su İşleri, Orman Bölge Müdürlüğü ve Çaykara kaymakamlığına teşekkür eden Durgun, yöre halkının kendilerine verdiği büyük desteğin çalışmaların hızla yürütülmesinde önemli rolü olduğunu vurguladı. Durgun, yasal olarak çevrenin yaşamsal açıdan etkilenmeyecek bir miktar suyun verilmesinin zorunlu olduğunu anımsattı, yöre insanları olarak doğayı, coğrafyayı korumanın kendileri için öncelikli bir durum olduğunu anlattı. Yapıların büyük oranda yeraltında olacağını, proje bittiğinde de büyük çaplı bir ağaçlandırma yapılacağını bildirdi. Projenin toplam maliyeti 30 milyon dolar civarında. Proje finansmanı için yerli kaynakları tercih etti şirket. Aralarında Yunanlı bir banka da olmak üzere bazı yabancı ortaklı bankalardan teklifler almalarına, daha yapım tamamlanmadan satış önerileri yapılmasına karşın bunlara kulak asmadılar. Vakıfbank’tan sağlanan kredi ile yollarına devam ediyorlar. Durgun, bölge insanı için örnek bir ortaklık yapısı oluşturduklarını, farklı anlayış ve yapılardan gelen insanlar olarak ortak bir işin başarılabileceğini gösterdiklerini belirtti ve bölge girişimcilerini benzeri alanlarda yatırım yapma çağrısında bulundu.

 

YERLİ GRUPLAR DESTEKLENMELİ

Durgun, başta Avrupalı finans çevreleri olmak üzere yabancıların bu tür projeleri belirli koşullarla desteklemek istediğini belirtti ve şöyle dedi: “Avrupalı Türkiye’nin derelerinden akan suya el koymak istiyor. Avrupalı derelerimize el koymadan yerli grupları desteklemelidir. Bu açıdan Vakıfbank’ın yaptığı destek çok önemlidir. Eğer gerekli destekler sağlanmazsa Türkiye’nin enerjisi yabancılara teslim edilecek.” Necdet Durgun, enerjiyi üretmek kadar dağıtımının da önemli olduğunu vurguladı, enerji iletim alanında özelleştirmeye gidilmesinin çok büyük sakıncaları olacağını savundu. Dağıtım firmalarının elektriği çok ucuza almaya çalışacağını, bu durumun yatırımı önleyeceğini belirtti. Enerji hatlarının mutlaka kamuda olması gerektiğini anlattı. Durgun, aynı güzergahta, aynı suyu kullanarak yapılacak bütün HES’lerin ayrı iletim hatları ile enterkollektif sisteme bağlanacağını, oysa aynı hatla bağlanması gerektiğini, bu konuda yasal düzenlemenin şart olduğunu söyledi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Anzer balı doktora tezi oldu23 Temmuz 2017 Pazar 08:24
  • Genç işçinin acı sonu22 Temmuz 2017 Cumartesi 11:34
  • Balda rekor beklentisi22 Temmuz 2017 Cumartesi 11:14
  • NEHİR’İN PEŞİNDEN ÖLÜME GİTTİLER!20 Temmuz 2017 Perşembe 12:43
  • 5 yıl hapsi bulunan kadın yakalandı19 Temmuz 2017 Çarşamba 17:31
  • Suçunu itiraf edip polise teslim olan genç tutuklandı19 Temmuz 2017 Çarşamba 17:12
  • Bıçakla yaralamaya adli kontrol19 Temmuz 2017 Çarşamba 17:09
  • 17 yaşındaki sahte polis silahlı gasp yaptı19 Temmuz 2017 Çarşamba 16:59
  • Köyde patlamamış top mermisi çıktı!19 Temmuz 2017 Çarşamba 11:10
  • Ölüme neden olan uyuşturucuyu satan genç ile arkadaşı tutuklandı18 Temmuz 2017 Salı 14:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.