• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 24 °C

Erdoğan Bayraktar’ın feryadı!

Erdoğan Bayraktar’ın feryadı!
Çevre ve Şehircilik eski bakanı Erdoğan Bayraktar, bayram tatilini memleketi Trabzon’da geçirdi.

Bayraktar, Bakanlıktan istifa ettikten sonra, özellikle memleketi Trabzon’da özellikle AKP’liler tarafından soğuk karşılanmıştı. Hatta kimi partililer Bayraktar’dan uzak durmaya gayret etmişlerdi.

Erdoğan Bayraktar ise her zemin ve fırsatta suçsuz olduğunu, kendisine komplo kurulduğunu söylemişti. Erdoğan’dan onca talepte bulunan ve hemen her talepleri de yerine getirilenler, eski bakanın samimi söylemlerine bile aldırış etmemişlerdi.

AKP’nin çoğu icrasına karşı çıkan ve eleştiren gazetemiz sahibi Hasan Kurt, geçenlerde Bayraktar ile uzun uzadıya görüştü.

Bayraktar, Kurt’a; 17 Aralık sürecinde haksızlığa uğradığını ve büyük eziyet çektiğini söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TBMM’ye yazdığı yazıda, Bayraktar ile ilgili olarak ‘rüşvet ve yolsuzluk’ iddiasına yer verilmemişti… Ki doğru olan da bu idi!

TBMM soruşturma komisyonunda Erdoğan’ı savunan veya Erdoğan’ın rüşvet yolsuzluğa bulaşmadığını söyleyenler de muhalefet milletvekilleriydi.

HDP milletvekili Hasip Kaplan, ‘Erdoğan’ı soruşturma komisyonuna gönderemezsiniz’ demişti. CHP grup başkan vekili Engin Altay, ‘Erdoğan Bayraktar’ın dosyasını kanunsuz bir şekilde alakası olmayan bir dosya ile birleştiremezsiniz’ şeklinde beyanda bulunmuştu. TBMM’deki oylamada muhalefet milletvekillerinin büyük çoğunluğu Bayraktar’ın suçsuz olduğuna dair oy kullandı!.. MHP milletvekili Koray Aydın ve CHP’den Volkan Canalioğlu da bu yönde oy verdiler. Bayraktar, ağırlıklı olarak muhalefetin oyu ile aklandı.

Bayraktar’a isnat edilen suçlar ağırlıklı olarak imar konularında. Bayraktar; haksız imar uygulaması mı yaptı yoksa birilerinin tekerine çomak mı soktu? Bize göre çomak soktu. Bayraktar, 7 Haziran seçimlerinde aday gösterilse idi ne olurdu?

Her şeyden önce Trabzon kaybetmezdi!

Trabzon’a en büyük yatırım Erdoğan Bayraktar’ın, TOKİ Başkanlığı ve bakanlığı döneminde yapıldı… Zağnos vadisinden tutun, spor tesislerine, yollara, dönüşüm projelerine kadar onlarca projede Erdoğan Bayraktar’ın imzası var.

Erdoğan Bayraktar, bugün bakan olsaydı Nurettin Canikli Giresun’a veya Ordu’ya Trabzon’da kapatılan Gümrük müdürlüğünü açtırabilir miydi?

Erdoğan Bayraktar’ı AKP’den dışlayan, hakkındaki iddialardan çok partide etkin olan bir kesimdir. Erdoğan, Trabzon’dan aday gösterilse idi, bugünkü vekiller belki de aday gösterilmeyecekti.

Muhammet Balta’nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Trabzonlu bırakmayan İdris Güllüce’yi övmesi, bu iddiayı güçlendiriyor.

Bayraktar, aday gösterilmemesine değil hakkındaki ‘rüşvet ve yolsuzluk’ iddialarına tepki gösteriyor.

Bayraktar, haksız da değil.

 

Erdoğan Bayraktar, tekrar siyasete dönecek mi?

Bayraktar, ‘Siyasete döneceğim diye ısrarım yok. İhtiyaç olursa ve vatandaş isterse dönerim. Benim asıl davam, bana yapılan büyük haksızlığı herkesin görmesi ve suçsuz olduğuma inanmasıdır’ diyor.

Bayraktar, bu söyleminde haksız da değil.

Peki, Bayraktar bu süreçte hata yapmadı mı?

Elbette yaptı. Ve bu hataları da siyasi manevraları bilmediği için, düz bir siyasetçi olduğu için, 1973 yılından bugüne özel sektörde ve devlette her türlü fedakarlığa katlanarak, üreten, taş üstüne taş koyan biri olarak yaptı!.. Üstlendiği görevlerde 30 bin ihale yaptı, bu ihaleler bir kenara itildi, 5-6 imar uygulamasında hedef yapıldı.

Adaletten kaçmayan, beni yargılayın diyen birini, birileriyle birlikte torbaya atmak ve sen de suçlusun demek doğru bir iş değil.

Bayraktar’ın durumu bir yerde ‘kurunun yanında yaşın da yanması’ gibi bir şey!

 

Yugoslavya’nın başına gelen Türkiye’nin de başına gelebilir!

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi emekli öğretim üyelerinden, Trabzonlu hemşehrimiz Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel, düşündüren, uyarıcı ve yol gösterici yazılar yazmaya devam ediyor. Tezel’i, sosyal medyada binlerce öğrencisi, okuru ve seveni takip ediyor.

Tezel’i takip eden isimlerden biri de gazetemiz sahibi Hasan Kurt. Kurt, Tezel’den izin alarak bazı yazılarını Kuzey Ekspres okurlarına sunuyor.

‘Türkiye’nin önümüzdeki birkaç yılını düşünmek istemiyorum ama düşünmeden de edemiyorum’ diyen Tezel’in son yazılarından biri şöyle;

‘Cumhuriyet Halk Partisi anayasal düzeni korumak için içindeki Sezgin Tanrıkulu gibi milletvekillerinden arınıp AKP ile birlikte sorumluluk üstlenmez ise Türkiye'de siyasetin geleceği karanlık ve kanlıdır. Bir anayasal düzen, onu ortadan kaldırmak için silahlı mücadelede kararlı ve ısrarlı azınlıklara ve bunlara siyasi destek veren medya gurupları gibi etkili çevrelere karşı, siyasetle ve hukukun denetimindeki kolluk güçlerinin müdahaleleri ile korunamazsa, seçime girseler seçmenlerin bilemediniz yüzde 13’ünün desteğini alabilen bir azınlıklar koalisyonu bu anayasal düzeni çökertebilir.

Türkiye'nin önümüzdeki birkaç yılını düşünmek istemiyorum. Endişe ve üzüntüden huzurum kaçtı. Düşünmeden de edemiyorum.

Sayın CB Erdoğan'ın ve BB Davutoğlu'nun zihinsel müktesebatları dünyayı okumalarını engelliyor. Büyük hata yaptılar.

PKK'nın silahlı gücü etrafında siyaseten mevzilenmiş Kürtlerin, Zazaların, devrimci sosyalistlerin mücadelelerinin hedefi Türkiye'de evrensel insan haklarına riayet terbiyesi olan bir hukuk devletinin kurulması değildir. Bu çevreler, cemaatler, önce Türkiye Cumhuriyeti'ni felç etmek (ki felç olmuş gibidir), sonra yıkmak ve sonra da bu coğrafyanın ve toplumun enkaz malzemeleri ile kendi ütopyalarına uygun bir rejim kurmak peşindedirler.

PKK'dan korkmak ecele fayda etmiyor. PKK'nın, yani HDP'nin yani 40 yıldır devletin içindeki sosyalist derin çetenin beslediği ideolojiyi taşıyan kadroların, cemaatlerin Türkiye'de oyun kurucu haline gelebilmeleri, anayasal düzeni koruyor olması gereken üç partinin, AKP'nin, CHP'nin ve MHP'nin liderlerinin ve tepedeki siyasetçi kadrolarının Türkiye'nin ve Dünya’nın gündemini okumak, yorumlamak ve gereğini yapmak konusunda bütünüyle yetersiz olmalarının sonucudur. Son şans, bu üç partide kıtıpiyoz siyasi kariyer hesapları ile liderlerine kapılanmamış siyasetçilerin, olmaları gerekiyor, Türkiye'de siyasetin geldiği felaket eşiği aşamasını fark edip üç parti arasında iş birliğini sağlamalarıdır. Bu olmazsa işimiz çok zor.

İsrail'in Orta Doğu'da güvenliğinin mesela 50 yıl için garantiye alınmasına yönelik olarak şu merhaleler kat edildi. Irak devleti imha edildi. Suriye devleti imha edildi. İran hizaya getirildi. 1 Mart tezkeresi ile zıp çıktılık yapan Türkiye devletinin de kolunun kanadının kesilmesi gerekiyor. Yugoslavya’nın başına gelen Türkiye'nin başına gelmez demeyin. Gelir. Gelir!’

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kanuni Yolu mağdur ediyor!16 Ekim 2017 Pazartesi 13:04
  • Yeni partide sürpriz isimler!15 Ekim 2017 Pazar 13:26
  • Akyazı Tüneli karanlık!14 Ekim 2017 Cumartesi 11:11
  • Köylerde izinsiz kümes yapılamaz!13 Ekim 2017 Cuma 12:45
  • Hafif raylı sistem kandırmacası!12 Ekim 2017 Perşembe 12:50
  • Hamzaçebi mi, İmamoğlu mu?11 Ekim 2017 Çarşamba 11:23
  • Trabzonspor nasıl kurtulur?10 Ekim 2017 Salı 12:16
  • Büyükşehir’den 3 büyük proje!09 Ekim 2017 Pazartesi 11:52
  • Kaya, başkanı neden aradı?08 Ekim 2017 Pazar 13:40
  • Gümrükçüoğlu’nun yeri sağlam!07 Ekim 2017 Cumartesi 14:07
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.