• BIST 99.547
  • Altın 235,110
  • Dolar 6,0884
  • Euro 7,1578
  • Trabzon 25 °C

ERKEĞİN DİĞER YARISI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Birini sevmek için sadece sevgin yeterlidir.

Başka hiçbir şeye gerek yoktur.

Kadının yüreğinde açılan kocaman bir yara var.

Bu yara o kadar derin ve korkutucu ki kapanması mümkün değil.

Kadın dünyada fazlalık değildir.

Sanki dünyadaki fazlalıkmış gibi sürekli her gün kadından kurtulmaya çalışıyor dünya erkekleri.

Ve arada da kadına kıymet verdiğini göstermek için dünya kadınlar günü ya da anneler günü adında özel günlerle kadının adını duyurmaya çalışıyor erkek.

Önce döver, sonra sever.

O kocadır istediğini yapar.

Mutsuz ettiği kadını bir hediye paketiyle arada sırada da olsa mutlu etmeye çalışır koca yürekli erkek.

Ey erkek zaman dediğimiz ömürdür. Ömrünü tükettin kadının. Şimdi de hediye alıp dalga mı geçiyorsun.

Saçını senin için süpürge eden kadına yetmedi mi şiddetin; Keşke süpürge havalansa da senden çok uzaklara gidebilse o aşağıladığın, dövdüğün hatta öldürdüğün kadın. 

Eksik etek dedin.

Sus dedin.

Hakaret ettin.

Hepsinin üstesinden başarıyla çıktı kadın.

Çünkü cesur yürek ve güç kadını anlatan kelimelerin sadece ikisidir.

Tüm bunları yaparken de sana erkek dediler.

Yani yetişkin adam.

Hatta Koca.

Sözüne güvenilir; Mert insan anlamında erkek dediler

Kadın anlamını mı yitirmiş. Yoksa kendisi mi yitmiştir.

Kadın yaşamın tüm ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına da tüm bu zorluklarla başa çıkarken, teselli olarak omuzlarını verendir.

Kadını eve kapatmak, başını örtmek, işsiz bırakmak, siyasette etkisiz hale getirmek hep erkeğin çaresizliğindendir.

Kadının okumasına, ekonomik özgürlüğüne hep erkek karşı çıktı.

8 Mart dünya kadınlar gününde de erkek “Kadınlar bizim baş tacımız” edebiyatı ile reklamlarda izlediği ucuza getirdiği tek taş pırlanta ile iyi erkek rolünü oynar.

Eşine bağlı.

Eşini seven. Düşünceli koca misali.

Kadının toplumdaki yerini göstermekten kaçınan erkek kadının gücünden korkandır.

Dedelerimiz bize hep Anadolu Kadınının savaşta erkek egemen toplumdaki mücadelesini anlattılar.

O harika kadınların torunları olan bizler Atatürk’ün daha sonra Cumhuriyetle birlikte Türk kadınına sunduğu hakları ve imkanları kullanamadık.

Çünkü erkek denilen karşı cins bunu bizden hep men etti.

İslam öğretisi diyerek erkekler kadınları hep köleleştirdi.

Çünkü erkek ibadetini de kendi anlayışına göre yaşıyor.

Susan, konuşmayan, itaat eden kaybolmuş kadınlar yaratıyor erkek dediğimiz mert yürekler.

8 Mart Dünya kadınlar gününde kadınını yok sayan bir ülkenin hangi kadınıyla kutlama yapacaksın.

Kadını hiçbir zaman diğer yarısı olarak görmeyen, görmek istemeyen erkek kadınlar gününü kutlayamaz ki?

Çünkü hakkı değildir.

Bu yazımı ilkokul arkadaşım Bahar Erçin’e ithaf ediyorum.

Kıymetli ilkokul öğretmenimiz Nadide Hanımın gül kokulu kızı Bahar şimdi yok. Bahar’cığım nurlarda yat. Allah rahmet eylesin.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.