• BIST 89.975
  • Altın 145,916
  • Dolar 3,6186
  • Euro 3,9294
  • Trabzon 10 °C

ERKEN SEÇİM SAVAŞLARI

Ö. Faruk Altuntaş

7 Hazirandan sonra geçen yaklaşık 1.5 aylık sürede kurulmayan / kurdurulmayan hükümetin yerine bakan Geçici Hükümetin, Sarayın yaptığı erken seçim planlaması doğrultusunda ülkeyi içine soktuğu bir savaşı yaşıyoruz.

Ülke, Sarayın siyasi ihtirasları için bir erken seçim sürecine ve erken seçim hesaplarına dayalı savaşa sokuldu.

Giderek daha iyi anlaşılıyor ki, bugüne kadar hükümetin kurulmamasının temel nedeni, erken seçim koşullarının yaratılması hesabıdır. Bu hesap kapsamında Hükümet Makamı, Geçici Hükümet tarafından işgal edilmiştir. Koalisyon görüşmeleri adı altında, koalisyon yapılmamasına çalışılıyor.  

CHP’nin koalisyon kurulması için elini taşın altına sokmaya hazır olduğuna ilişkin net açıklamalarına ve seçim sonuçlarının, partilerin uzlaşması ve koalisyon kurulması biçiminde okunması gerektiği yönündeki değerlendirmesine rağmen koalisyon hükümetinin bugüne kadar kurulamayışı, Sarayın ve AKP Hükümetinin ipe un sererek erken seçim hazırlığı yaptığını gösteriyor. 

                                                  ***

Kabulü ve açıklaması çok zor; ancak belirtmek gerekiyor ki, AKP Hükümeti ve Saray, dilinden düşürmediği “Milli İrade” beyanlarına rağmen, 7 Haziran seçimlerinde halkın yaptığı tercihi kabullenemediği için ülkeyi erken seçime zorlamaktadır.

Yapılacak bir erken seçime dönük olarak iki hesap kurgulanmıştır.

Birinci olarak, yaratılacak kargaşa ve çatışma ile güvenlik ihtiyacı ortaya çıkarmak ve bu güvenlik ihtiyacını oy desteğine tahvil etmek amaçlanıyor. Şu anda içerde ve dışarıda çatışmalar başlatılmış durumda. Memleketin dört bir yanından çatışma ve cenaze haberleri gelmekte, basına görülmedik ölçülerde sansür ve baskı uygulanmaktadır. Bu derin baskı nedeniyle örneğin, son derece makul yazısı yayınlanmadığı gibi Kadri Gürsel’in Milliyet gazetesindeki görevine son verilmiştir.

İkincisi, HDP’nin itibarsızlaştırılması amaçlanıyor. Kontrol dışı Kürt gençleri ve PKK’nın içine çekileceği çatışmalar ile HDP’ye olan güvenin sarsılması ve çatışmaların sorumluluğunun HDP’ye yıkılması planlanıyor.

Son iki üç gün içinde MHP ve Saray’ın ittifakı biçiminde öne çıkan diğer bir çirkin hesap, HDP’ye olan güvenin sarsılması ile yetinmeyip HDP’nin kapatılmasının sağlanmasıdır.

Belli ki Tayyip Erdoğan, “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen ve dediğini yapan HDP’den ve Demirtaş’tan intikam almak istemektedir. Ancak Bahçeli’nin, aksini ısrarla söylemesine rağmen MHP heyetini koşar adım Saray’a göndermesinin anlamı anlaşılamamıştır.

Bu gelişmeler, Meclis Başkanlığının MHP tarafından AKP’ye neden altın tepsi içinde sunulduğunu, CHP tarafından yapılan tekliflerin, MHP’ye gönül verenler dahil anlam verilemeyecek biçimde neden reddedildiğini de göstermektedir.

Eğer meydanlarda iddia edildiği gibi Devlet Bahçeli’nin 17 -25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarının hesabını sormak gibi bir amacı olsaydı, bu soruşturmayı layık olduğu biçimde yürütecek olan Meclis Başkanlığı AKP’ye verilmezdi.

                                                            ***

Çok farklı siyasal çevrelerin vurgu yaparak belirttiği gibi, artık Türkiye’nin bir Tayyip Erdoğan sorunu vardır. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın Anayasa ve yasa sınırları içine çekilmesi sorunu vardır.

Barış süreci, bu sürecin başlatılmasında özel katkısı olan Erdoğan tarafından, seçim hesaplarına dayalı olarak sona erdirilmiştir. Kürt sorunu yoktur, görüşme yoktur, masa yoktur, Dolmabahçe mutabakatı yoktur… denilerek şimdiye kadar yapılanlar inkâr edilmiştir. PKK’nın silah bırakma için kongreyi toplama tarihinin konuşulduğu aşamaya varan barış süreci, Tayyip Erdoğan tarafından yok edilmiştir. Amaç ise, milliyetçilerin oylarını alabilmek ve “Milli İrade”nin vermediği tek başına iktidarı Saray entrikaları ile elde etmektir.

Dört bir taraftan çatışma sesleri yükselmeye başlamıştır. Çatışmaların ve olayların mağduru HDP, çatışmaların sorumlusu olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Öyle ki, Suruç’ta yeni Gladyo kontrolünde IŞİD tarafından patlatılan bomba ile öldürülen bir kısmı HDP’li 32 kişinin sorumluluğu dahi HDP’ye çıkartılmak istenmiştir. Seçim öncesinde ve seçim sonrasında yüzlerce saldırının mağduru olan HDP, hiçbir saldırıya karışmadığı halde saldırıların sorumlusu olarak gösterilmek istenmiştir.  

Ağrı’da, öldürülmeleri göze alınarak askerleri PKK’nın önüne atanların yapamayacağı provokasyonun olmayacağı gözetilerek olan biten değerlendirilmelidir.

Ölümlere ayırım yapmaksızın karşı çıkarken, internet yasakları ile, demokratik hak kullanımlarının yasaklanması ile, cenazelerin gömülmesine izin verilmemesi ile, gazetelere baskı yapıp çalışanların işten attırılması ile, açık faşizme yönelen geçici Hükümetin yol verdiği/vereceği provokasyonlara dikkat edilmelidir.

Barış süreci yeniden başlatılmalı, saldırılar son bulmalıdır. Saray’ın ve Geçici Hükümetin saldırılarını fırsat bilir gibi, ateşkesin anlamı kalmadığını belirtip çeşitli hedeflere saldırı başlatan PKK da açıkça hata yapmaktadır. Eğer daha önceki barış görüşmelerinin ve demokratik mücadelenin gerekliliği üzerine yapılan açıklamaların bir anlamı varsa ve iddia edildiği gibi bu açıklamalar stratejik bir yönelim taşıyorsa, hemen savaş konseptine geri dönmenin bir anlamı yoktur. PKK, saldırılarını durdurmalı; Saray’dan ve Saray’ın vesayetindeki Geçici Hükümetten yükselen seçim hesabına dayalı savaş nağmelerini değil, anaların, emekçilerin ve barış güçlerinin barış çağrılarını esas almalıdır.

Bütün demokrasi ve barış güçleri, hem AKP’ye hem de PKK’ya karşı barış çağrısını yükseltmelidir. Barıştan ve demokratik mücadeleden başka yol yoktur.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.