• BIST 99.547
  • Altın 236,023
  • Dolar 6,1132
  • Euro 7,1851
  • Trabzon 25 °C

EVET Mİ? HAYIR MI?

Gürsel ÖZGÜR

“Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diye Mustafa Kemal tarafından yaveri Cevat Abbas Bey’e Amasya Genelgesi’nin bir maddesi olarak yazdırıldığında tarih 21 Haziran 1919 gecesiydi.16 Nisan 2017 tarihinde Kuvayı Milliye ruhu yeniden canlanarak milli egemenliğe sahip çıkacaktır.

Referandum kararının alınmasından sonra başlayan propaganda sürecinde iki farklı kesimin politikalarını iki ayrı temelde oluşturarak çok farklı bir sistemde sundukları açıkça anlaşılmaktadır.

Evet savunucusu partiler devlet desteğini de arkalarına alarak anayasa değişikliklerini anlatmaktan ziyade karşı tarafı aşağılamak ve terörist olarak suçlamak metodunu benimseyerek adeta pek de inanmış gözükmemektedir.

Hayır savunucuları ise, mütevazı imkanlarla dolaşarak, değişik parti, sivil toplum veya kişisel odaklı inanmış gruplar tarafından tamamen anayasa değişikliklerine odaklı ve siyasi işaretlerden uzak, suçlamadan ve sert lisan kullanmadan anlatım yolunu izlemektedir.

Cumhuriyet tarihinin en önemli dönemecindeyiz. Parlamenter demokratik sisteme geçen Türkiye Cumhuriyeti yasama, yürütme, yargıdan oluşan güçler dengesi tek bir kişi lehine dönüştürülmek isteniyor. 1946 yılında çok partili sisteme de geçerek demokrasisini daha da geliştiren ve dünya ile bütünleşmeyi sağlayan ülkenin tek adam rejimine geçmesinin anlaşılabilir bir yönü de yoktur.

Milletin bütününü temsil eden meclisin adeta formalite olarak kalması ve yerine yüzde elli artı bir kişiyi temsil eden tek adam rejimine dönüşmesi anlamlı bir değişim değildir.

1982 Anayasası’nın çok kısmı değişmekle beraber yeterli olmadığı gerçeği de ortadadır. Ancak, bu değişimin ortak akıl, çoğunluğun kabulü ile yapılması varken dayatmayla olması kabul edilebilir değildir.

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu gibi aksayan kanunlarda da değişimi içeren değişikler yaparak toplumsal mutabakat sağlama kolaylığı varken yalnız tek kişinin karar verdiği bir keyfi sistemin dayatılması toplumun çoğunluğunda kabul görmemektedir.

Değişikliğin en tehlikeli maddesi Türkiye’yi bölünmeye götürebilecek federasyon oluşturma yetkisinin Tek Adama bırakılmasıdır. Ülkemizde uzun süredir devam eden çatışma ortamında federasyon oluşumu bölünmeye neden olabilecek bir değişimdir ve tehlikedir. Ülkemizi parçalamaya çalışan emperyalistlerle ülkemizin vatan hainleri arasında yapılan Sevr anlaşmasının Mustafa Kemal ve kahraman arkadaşları tarafından yırtılarak çöpe atılmasından sonra elde etmeyi umdukları bir ortamı her zaman bekleyen küresel çete için de federasyona giden süreç kaçırılmayacak bir fırsattır. Yabancı ülkeler hayır diyorsa ben evet derim mantığı da bu anlamda tutarlı bir davranış biçimi değildir. Çünkü dış güçler hep gizli ve sinsi hareket etme prensibi ile hareket edegelmiş olduğundan bu tarihi fırsatı kaçırmak istemeyecektir.

Daha önceki tüm seçimlerde parti başkanları veya temsilcileri televizyonlarda tartışma programlarında karşılıklı görüşme yaparken, bu tartışmaya daha da elverişli olan anayasa değişikliği teklifinin karşılıklı tartışılmaması da manidardır. Kim tartışmaya hazır, kim tartışma için çağırılmasına rağmen teklifi kabul etmekten kaçmaktadır?

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşı’nda bize karşı savaşarak ölen Avusturalyalı, Yeni Zelandalı askerlerin annelerine bile hitaben, “Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra bizim evlatlarımız olmuşlardır” diyerek her ortam ve şartta birlik, beraberlik ve kardeşlikten yana olduğunu gösterirken farklı düşünenleri terörist olarak suçlayan bir duruma gelmenin de sorgulanması muhakkaktır. Alanlardan, her kesimden gelen tepki sonrasında geri adım atmak ta samimi değildir.

16 Nisan’da oy verecekler anayasa değişikliğinin neler içerdiğini ve neye mal olacağını bizzat okuyarak öğrenmeden, Parti kimliğiyle oy vermemelidir. Alanlarda açık gözüken de, toplumun büyük kesiminin Particilik yapmadan oy kullanacağı gerçeğidir.

Mesele bir Bayrak ve Vatan meselesidir.  Herkes bayrağını sever biz ölürüz.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.