• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Trabzon 13 °C

EYOF Parkı’na gece kondu cami!

EYOF Parkı’na gece kondu cami!
AKP’li Belediyelerin bir bölümünün, kent merkezlerinde hatta mümkünse ilçelerde içki içilen restoranların kapatılmasına yönelik uygulamaları medyada devamlı yer bulur.

İçki içilen restoranların, eğlence mekanlarının açılması için bazı şartlar vardır. Mesela, okula camiye şu kadar metre uzakta olması gibi… Bu tür mekanların okulların yanıbaşında olması doğru değil. Eskiden Osmanlı döneminde veya AKP iktidarına kadar bildiğimiz kadarıyla böyle kesin bir şart ta yoktu… Yanılabiliriz. O nedenle bu konuda kesin bir ifade kullanmak istemiyoruz.

AKP iktidarının tartışılmaz önceliği, cami yaptırmak, imam hatip orta ve lisesi, Kuran Kursları açmak. AKP hükümetinin bu önceliğini belediyeler de birinci öncelik yaptı. Trabzon’da bunun onca örneği var. Neredeyse her mahallede bir İmam Hatip ve birkaç cami açıldı, açılıyor.

Yeni camilerin, Kuran Kurslarının açılması demek, İmam-Hatiplilere iş bulmak demek!

Bu konularda eleştiri getirdiğinde, hemen din düşmanı ilan ediliyorsun…

***

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Forum Alışveriş Merkezinin deniz tarafındaki EYOF parkına bir süre önce küçük bir mescit yaptırmıştı. Forum’da alışveriş edenler, parkta gezenler o mescitte namaz kılsınlar… Belediyenin bu tür bir hizmette bulunmasını eleştirmiyoruz. Ancak, parkın bitişiğindeki Forum Alışveriş Merkezi’nde mescit varken, bu parka mescit yapmanın anlamı ne?

Parka mescit yapıldı, tamam.  Peki, o mescidin üzerine gece vakti bir kubbe ve yanına da minare yerleştirmek neyin nesi…

Ve üstelik o mescidin üç- beş metre yakınında Trabzon’un 1 numaralı turistik restoranı var. O mescidi restorandan uzak bir yere yapmak varken, Restoranın neredeyse bitişiğine yapmanın anlamı ne?

O restoran ki, Trabzon’a gelen yüzlerce yabancı devlet, işadamını, misafirleri ağırlayan bir restoran. Mescidi bu restoranın yanı başına yapıyorsun, bir gece vakti gümrükten mal kaçırır gibi mescidin üzerine kubbeyi ve yanına da minyatür minareyi yerleştiriyorsun. Yarın muhtemelen oraya bir de kadrolu imam ve müezzin atanabilir.

Sonra ne olacak biliyor musunuz?

Caminin yanında içkili restoran olur mu? Restoran lahmacuncu, şerbetçi, ayrancı olsun söylemleri başlayacak…
Trabzon’un ve bölgenin yarım asırlık restoranı tarih olacak!

Trabzon’a gerçekten yazık ediliyor!

Ve Trabzonlular da olup biteni maalesef seyrediyor ve dini siyasete malzeme yapanlara teslim olmuşlar.

 

Akyazı’daki kanallar ve Ergül’ün tepkisi!

Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı eski adı Suva olan Akyazı beldesinde, telefon hatlarını yer altına almak için beldenin sokaklarında derin kanallar açılmıştı. Belde sakinlerinden Zeki Ergül, ‘Beldenin cadde ve sokakları iki yıl önce kazındı. Bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadı. Kanallar yağmurda su topluyor. Beldede kirlilik yaratıyor. Araçlar kanallara düşüyor. Bu kadar masraf neden yapıldı?. Yoksa, beldede telefon hatlarının kanallara alınma işinden vaz mı geçildi?’ dedi.

Köyler, beldeler ilçelere bağlandı, çokları sahipsiz kaldı. Ortahisar Belediyesi en kısa sürede bu işe bir el atmalı.

 

Sağıroğlu’na teklif var!

Trabzon’un en güzel otellerinden biri olan Sağıroğlu Otel’in patronu Ömer Sağıroğlu’na, dizi filmde rol alması için teklif gelmiş. Trabzonspor eski futbolcularından Başbakan lakaplı Lemi Çelik, ‘Türkiye’nin bir numaralı dizi film yapımcısı Mehmet Alp, geçenlerde bana Ömer abi ile sizi bir filmde görmek istiyorum, dedi. Ben de neden olmasın, dedim. Mehmet kardeşimizin bu önerisini Ömer’e ileteceğim. Ömer kabul ederse, filmde rol alacağız. Dizinin izlenme rekoru kıracağını umut ediyorum’ dedi.

Sağıroğlu otel patronu Ömer Sağıroğlu, kendisine henüz bir teklif gelmediğini, geldiğinde düşüneceğini ve bu konuda yakın dostu İbrahim Can’a danışacağını söyledi.

 

Şana’da susuz site!

Şana’da Palmiye sitelerinde oturan doktor Ahmet Ömeroğlu aradı, ‘15 gündür suyumuz akmıyor. Taşıma su ile idare ediyoruz. Belediyeye tam 4 kez müracaat ettim. Şikayetimizi ve isteğimizi alan kadın memur, su arızaya bildirdik, diyor. Bu ne biçim iştir. Bir su arızası 15 günde yapılmaz mı? Bu nasıl bir belediyedir? Küçük bir su arızasını 15 günde gideremeyen bir belediye yarın daha büyük bir arızayı nasıl giderir’ dedi.

İlgili ve yetkililere duyurulur.

 

Bebek kutusu ve Finlandiya!

 

Finlandiya’da yaşayan Orman mühendisi Yakup yılmaz, Fin hükümetinin 75 yıldır hamile kadınlara hediye verdiğini söylüyor.

Yılmaz, Fin hükümetinin bu uygulamasını ‘bebek kutusu ve Finladiya’ başlığı ile şöyle aktardı;

Finlandiya hükumeti, 75 yıldır hamile kadınlara bir kutu veriyor. Bu kutu giysiler, battaniyeler, oyuncaklar ve gerekli çeşitli malzemelerden oluşuyor. Kutu aynı zamanda yatak olarak da kullanılabiliyor. Kimilerine göre bu kutu dünyanın en düşük bebek ölüm oranına sahip Finlandiya’nın bu ünvanı kazanmasına yardım etmiş.

Bu gelenek 1930’lara kadar dayanıyor ve asıl amacı Fin çocuklarına ailelerinin geliri, sınıfı ne olursa olsun “eşit” bir başlangıç sağlamak.

Annelik ya da bebek paketi olarak adlandırılan bu kutular devletin tüm hamile kadınlara hediyesi.

Kutuda montlar, uyku tulumu, sokak giysileri, banyo aksesuarları, bir kaç bez, yatak alezi ve küçük bir uyku minderi var.

Kutunun dibindeki minder ile beraber kutu bebeğin ilk yatağı oluyor. Tüm sınıflardan binlerce çocuk ilk gecelerini dört karton duvardan oluşan bu kutu-yatakta geçiriyor.

Annelerin kutuyu ya da belli bir miktar parayı seçme hakları var. Bu miktar 140 euro kadar. Ancak anne adaylarının %95’i kutuyu seçiyor.

Bu gelenek 1938 yılında başlamış ancak o zamanlar sadece düşük gelirli aileler için kullanılıyormuş. Daha sonra 1949 yılında Finlandiya devleti hangi sınıftan olursa olsun herkese bu kutuları sağlamaya başlamış.

Kutu anneye daha anneliğin ilk günlerinde ihtiyacı olarak her şeyi sağladığı gibi, bilgilendirme kitapçığı ile de gelecekte karşılaşacağı durumlar için onu hazırlıyor.

Aynı zamanda giysiler kız-erkek çocuk arasında değiştirilebilir olsun diye “cinsiyet ayrımı gözetmeyen renklerden” seçilmiş. Ancak 1940’larda kutudaki giysiler kumaş halindeymiş, çünkü o zaman anneler daha çok evde giysi dikerlermiş. Kutuya biberon veya mama kabı anneleri emzirmeye teşvik etmek için konulmuyor. Aynı zamanda kutuda çocuğun ilerde okumuş, kültürlü bir birey olmasını teşvik etmek ve devlet desteğini sembolize etmek için bir kitap bulunuyor.

Kutunun asıl amacı da çocuklara ve ailelere “eşitlik” anlayışını aşılamak ve en azından bir gece bile olsa zengin ve fakirin aynı şartlar altında yaşamasını sağlamak.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ayşe hanımın ziyareti!16 Mayıs 2017 Salı 11:52
  • ‘Tosun Paşa’nın can simitleri!15 Mayıs 2017 Pazartesi 12:50
  • Sözde ve özde gazeteciler!14 Mayıs 2017 Pazar 11:51
  • Trabzon ve Krino Kafato!13 Mayıs 2017 Cumartesi 17:00
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:08
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:02
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:00
  • Çamburnu olayı artık kapanmalı!11 Mayıs 2017 Perşembe 12:47
  • Çamburnu olayı artık kapanmalı!11 Mayıs 2017 Perşembe 12:26
  • Kitap Fuarı ve Sertaç’ın tepkisi!10 Mayıs 2017 Çarşamba 11:07
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.