• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Trabzon 19 °C

Fevkaladenin fevkindeyim!

Fevkaladenin fevkindeyim!
KTÜ rektör adayı Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu, gücünü bilimden ve ortaya koyduğu projelerden aldığını belirterek, ‘Altını çizerek söylüyorum, başkaları gibi eşten, dosttan veya siyasi ve benzeri odaklardan güç almıyorum. Gücümü bilimden alıyorum ve

Röportaj: Fatma YAVUZ

KTÜ ÇÖKÜŞ DÖNEMİNE GİRDİ

Üniversitemi sahiplenmek adına aday oldum. Üniversitenin sahipsiz olduğunu herkes görüyor ve biliyor. Şuana kadar yapılanlara bakalım, üniversiteyi olduğu yerden alıp kim nereye kadar götürmüş bir değerlendirelim. Üniversitenin ürünleri bilimsel ürünlerdir, olaya böyle baktığımızda eğer üniversite sahipli olmuş olsa idi şimdi bilimsel anlamda daha iyi yerlerde olurdu diye düşünüyorum. Bunu rotası belli olmayan bir yelkenli gemiye benzetiyorum. 1955 yılında kurulmuş bir üniversite bugüne kadar gelmiş, arada inişler çıkışlar ve çöküşler yaşanmış. KTÜ şu anda bana göre çöküş dönemine girmiştir.

 

HALASKARLARA İNANMIYORUM

Biz üniversitemizi b çöküş durumundan alıp yukarılara taşımak durumundayız. Ben bunun böyle olması gerektiğine inanan bir KTÜ mezunu ve mensubuyum. Hal böyle iken halaskar dediğimiz kurtarıcıların da gelip üniversiteyi kurtarabileceğine inanmıyorum. Bu şu demektir; siyasi yollardan gelip, eskiden de bu görevlerde bulunmuş kişiler tekrar eski kurumuna dönüyorsa bunu iyi irdelemek gerekir. Aydın bey KTÜ’de rektörlük yapmış bir hocamız olarak, bugün bu üniversiteyi alıp geleceğe taşıyacak insanlar bırakamamış mıdır? Aydın bey bunu mu demek istiyor? Ben onun adına bunları kabul etmediğim için aday oldum. Adayların çıkış sırasına dikkat ederseniz ben üçüncü aday olarak çıktım. Bunu insanlar biliyor, kamuoyu da değerlendirecektir.

 

BİR ÇOK ŞEYİ MEDYADAN ÖĞRENDİK

Dayanağı olsun ya da olmasın her türlü söylentinin üniversiteye zarar verdiğini düşünüyorum. Bunun şekli şemali önemli değil. Bugün eğer üniversitenin üzerinde söylentilerden dolayı kara bulutlar dolaşıyorsa, bu bulutlara sebep olan insanlar bunları dağıtmak zorundadır. Ben bilim adamıyım verilerle konuşurum söylentilerle değil. Üniversite dışındaki insanların benim ve benim gibi düşünenlerin üzerinde hiçbir etkisi olmaz. Ama bu insanlar bazen sıcak bazen soğuk suni rüzgarlar estirebiliyor, bunlar bana göre gelip geçicidir. Eğer biz üniversitede her türlü iklime alışık olmuşsak ben kendi adıma söylüyorum bu rüzgarlar bize dokunmaz. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, rektörlük seçimleri sürecinde biz de birçok şeyi yerel medyadan öğrendik, bunun özellikle altını çiziyorum. Dolayısıyla medyayı izlemeye devam ediyoruz. Ben hep şunu söylüyorum, gücümü bilimden ve ortaya koyduğum projelerden alıyorum. Başkaları gibi, bunun altını çiziyorum; eşten, dosttan veya siyasi ve benzeri odaklardan güç almıyorum. Kendime çok güveniyorum. Şansımı soranlara da ‘Fevkaladenin fevkindeyim’ diyorum.

 

KRİTERLERE GÖRE OY VERİN

Gölge şeklinde olan bazı yazarlar bazı rakamlar ve hesaplamalar yapıyor. Aslında küçük bir matematik hesabı yapabilseler sonucu net görecekler. Ben size hesabı vereyim; İbrahim Özen ve taraftarları ortada, bunların sayılarını alt alta yazıp toplayalım. Diğer aday Aydın Dumanoğlu ve etrafında olan insanların sayılarını da yazın ve toplayın. Sonra bu toplamları genel toplamdan çıkarın, işte o zaman gerçek sayıları görürsünüz. Bir başka yol da şudur; üniversitedeki öğretim görevlisi arkadaşlarıma, ‘Sizler rektör adaylarını tartmak durumundasınız’ diyorum. Akademisyen atanırken kriterler ortaya koyuyoruz ve bu kriterlere göre atanmalı diyoruz. Bir bilim yuvasını yönetecek kişide aranacak temel özellikleri seçmenler ortaya koyacak, her bir adayı bu kriterlere göre değerlendirecek ve sandığa gidip o adayın atama kararını verecek. Ben bunu söylüyorum.

 

BEN KOŞUYORUM ONLAR İZLİYOR

Eğer Rektör seçilirsem üniversitede yapacak çok işler var. Ben yapacaklarımla ilgili bir kitapçık bastırdım, bu kitapçıkta üniversite ile ilgili olarak küçük puntolarla yazılmış 20 sayfa projeler yer alıyor. O projelerin her biri çok önemlidir. Ama en temel, mega projemin ne olduğunu soruyorsanız bir tanesi şudur; Cumhuriyetin 100. yılında Trabzon mutlaka bir üniversite kenti, KTÜ de bir Dünya üniversitesi olmalıdır. Yakın zamandaki projemiz ise; KTÜ’de zihniyet değişimini başlatmaktır. Zaten şu anda bu değişim benim adaylığımla birlikte başladı. Ben önden koşuyorum, diğer adaylar ise arkadan geliyor. Eğer yapılan çalışmaları genel olarak izliyorsanız bunu görürsünüz, yok eğer sahada iki oyuncuya odaklanırsanız o zaman gözünüz korner köşesine takılır kalır. Benim önerim sahaya bütün olarak bakılmasıdır. Her hafta koşu hızımızı arttırıyoruz, diğer adaylara haber gönderiyorum, ‘daha hızlı koşacağım ona göre hazırlıklarınızı yapın’ diyorum. Diğer adaylar benim hocalarım. Üniversiteye yeni alınmış arkadaşlar var, bunlar çevreyi ve geçmişi pek bilmiyorlar. Onlara şunu diyorum; ‘beni gidin eski ve yeni rektörümden yani iki rektör adayından sorun.’ Bunu bu kadar açık ve net söylüyorum.

 

TATLI YİYELİM TATLI KONUŞALIM

Üniversitede atamalar yapılırken, bir kişi bir koltuğu hak etmişse o kadrosunu alır. Bu bir lütuf değildir. Akademisyenlikte vefa olmaz. Bu nedenle atananların her biri bizim için çok değerlidir. Çünkü Akademik atamalarda temel kriterler vardır. Bu kriterlere göre atamalar yapılır. Rektör ataması için hukuk kuralları ortaya konulmuş, ben sadece bu kuralları tanırım. Kanun ne diyor; birinci kural, üniversitede teamül yoklaması yapılır. İkinci kural, YÖK’de mülakat yapılır. Üçüncü kural, Cumhurbaşkanı’na gidilir. Bu süreç böyle başladı. Burada yasa, ‘sandıktan kim birinci çıkarsa o atanır’ demiyor. Eğer yasa bunu söylese o zaman tamam. Biz hukuk’a saygılıyız. Hukuk kuralları rektör atamasıyla ilgili olarak yol haritasını çizmiştir, biz de o yolun başındayız. İnsanlar şurada yanlış yapıyor; mevcut idareler ve ya bu işe soyunmuş kişiler, bir takım sözler veriyor, odalar yenileniyor, çeşitli malzemeler dağıtılıyor bütün bunlar sandıktan oy almak için yapılıyor. Ben bunların doğru olduğunu düşünmüyorum. Ben fırsat bulup ziyaret ettiğim arkadaşlara bir tepsi baklava götürüyorum ve ‘Haydi hep beraber tatlı yiyelim tatlı konuşalım’ diyorum.

 

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ BAŞLADI

Bu süreçte ortaya çıkacak sonuç ne olursa olsun, hepsine saygı duyuyorum. Hocalarımız sandıkta kararlarını verecektir. Ben onların hür iradelerine güveniyorum. Sonuç ne olursa olsun ortaya koymuş olduğum projelerimin bugünden konuşulup, tartışılıyor olması, benim KTÜ’de oluşmasını istediğim düşünce özgürlüğünün başlangıcıdır. Start verilmiştir, bu bile bana yetiyor. Ancak bizim ideallerimiz daha büyük, onları da zaman içerisinde adım adım gerçekleştirdikçe sizinle daha çok röportajlar yapacağız diye düşünüyorum. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nevşehir’de 1 kilogram esrar ele geçirildi19 Ekim 2017 Perşembe 10:57
  • Antalya’da yıldızlar geçidi yaşanacak19 Ekim 2017 Perşembe 10:51
  • Yirmi günde 20 bin çivi kullanarak Türk bayrağı yaptılar19 Ekim 2017 Perşembe 10:40
  • ASKERİMİZ TOPRAĞA VERİLDİ18 Ekim 2017 Çarşamba 18:23
  • Sinop’ta çeltiğin son demleri18 Ekim 2017 Çarşamba 13:04
  • Efes’i denizle buluşturacak proje için yarın ihaleye çıkılacak18 Ekim 2017 Çarşamba 12:20
  • ORADA MISINIZ!?18 Ekim 2017 Çarşamba 12:12
  • Dünya politikalarındaki kriz UÜ’de tartışılacak18 Ekim 2017 Çarşamba 11:52
  • BAYKAL!18 Ekim 2017 Çarşamba 11:44
  • Doğru: “1 milyon ton pamuk üretimi hayal değil”18 Ekim 2017 Çarşamba 11:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.