• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 6 °C

Fındık sorununa iki adımlık çözüm!

Fındık sorununa iki adımlık çözüm!

Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Cirav, fındık sorununu bir cümlede halletti. Cirav, ‘devlet fiyat vermeyecek, ürün almayacak, sorun çözülecek’ dedi. Mehmet Cirav’ın çözümü, okulların kapısına kilit vurup Milli Eğitim Bakanlığını yönetmeye benziyor. Fındık konusunda, yeterli bilgi sahibi olduğumuz söylenemez. İki ihracatçı, iki Fiskobirlik yetkilisi ile konuşup görüş aktarmaktan başka alternatifimiz yok. Türkiye’nin ihraç ettiği tarımsal ürünlere, devlet belirli oranda prim veya KDV desteği sağlar. Rusya’ya ve Avrupa Birliği Ülkelerine yaş sebze ve meyve ihracatı yapanların hepsi bu pirimden yararlanır. Kimi ihracatçılar yalnız pirime çalışır. Devlet, bir yerde tarımsal ürün yetiştirenleri ve ihraç edenleri bu yolla destekler. Türkiye, fındıktan her yıl milyonlarca dolar döviz kazanır. Fındık fiyatı artınca döviz girdisi de artar.  Fındık fiyatları dibe vurunca döviz girdisi de azalır. Devlet, fındık fiyatlarını düşürmemek, üreticiyi mağdur etmemek için belirli fiyattan destekleme alımı yapıyor. Eskiden aldığı fındığın önemli bir bölümünü ihraç ederdi. Devletin desteklediği kurum olan Fiskobirlik son yıllarda ihracattan çekildi. Fiskobirlik, satın aldığı ürün stoklarda birikmeye başladı. Fiskobirliğin üst düzey bir yönetici, Toprak Mahsülleri Ofisi’nin 1.5 katrilyon liralık fındık aldığını ve bu fındığın depolarda çürüdüğünü, bir kısmının da yağlığa ayrıldığını söyledi. Üst düzey yöneticinin ifadesine göre; devlet resmen 1.5 katrilyon lira zarar etti. Olaya bu açıdan bakıldığında Mehmet Cirav’a hak veriyoruz. Ama, bir de madalyonun diğer yüzü var. Üretici cephesi! Üreticinin tüccara veya yabancı alıcıların önüne atılması! Bunun için ne yapılabilir? Devlet nasıl ihraç edilen diğer ürünlere KDV ve pirim desteği sağlıyorsa, fındık ihracatında da bir Havuz oluşturmalı ve ihracat tutarının yüzde 10-15 ini bu fona aktarmalı. Bu fonda biriken para da destekleme alımı için direk üreticiye aktarılmalı. Olayı bu yönüyle irdelediğimizde devletin fındıktan elini çekmesinin doğru olmadığını görüyoruz. Aslında bu olayı çözmek çok basit! Dünya’da Türkiye’den sonra en büyük fındık üreticisi İtalya ve İspanya! Bu iki ülke nasıl bir fındık politikası izliyorsa, Türkiye’de aynısını izlesin. 

Bursa maçı neden 15.30 da oynanıyor? 

Trabzonspor’un bu hafta kendi sahasında oynayacağı Bursaspor maçı, mevcut yönetimin önerisiyle Pazar günü saat 15.30’a alınmış. Dün, Futbol Federasyonu Üyesi İbrahim Usta ile konuştuk. Usta’ya, ‘Pazar günü kongre var. Trabzonspor’un maçı saat 15.30’da. TV maçı vermiyor. Bir yandan kongre diğer yandan maç! Hiç değilse maçı akşam saat 19.00’a alın’ dedik. İbrahim Usta, Bursaspor maçının Pazar günü 15.30’da oynanmasını yönetim kurulunun istediğini ve Futbol Federasyonunun da yönetimin isteğine uygun hareket ettiğini söyledi. Usta, maçın akşam saat 19.00’a alınması için yönetim kurulu’nun müracaat etmesi gerektiğini belirtti. Mevcut yönetim, karşılaşmanın Pazar günü oynanmasını neden istedi? Muhtemelen TV yayını için. TV karşılaşmayı yayınlamayacağına göre maçı neden 19.00’a aldırmadı. Olay, gerçekten ilginç ve düşündürücü! 

Türban özgürlük müdür?

‘Türkiye bir İslam ülkesi. Halkının yüzde 99’u Müslüman, Diyanet İşleri de başörtüsü takmak dinin emridir, diyor…. Kamusal alan diye uydurma kavramlar üretip insanlara bazı alanları yasaklamaya kalkmak son derece yanlıştır. Bu Türkiye’yi dünyaya kötü tanıtmaktadır.’ Bu ifadeler MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat’ın. Bolat, türban sorununun çözülmesinin ekonomiye de artı katkı sağlayacağı şeklinde bir ifade kullandı. Bu ülkede; geçim derdinde, çocuğuna iş bulma telaşı içerisinde olan, hayatını idame ettirmeye çalışan ve evine ekmek getirmeye uğraşan vatandaşlarımızın gündeminde türban yok! Türban ve başörtüsünü gündem yapanlar, öncelikli olarak siyasiler, bu iki öğeden nemalananlar ve olaya ideolojik yaklaşanlar. Ben de; Türban’ın veya başörtüsünün serbest bırakılmasından yanayım! Bu görüşüm yıllar önce dönemin Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı merhum Bener Cordan’a söylemiştim ve Anayasamızın değişmez maddeleri gibi benim de şartım olduğunu belirtmiştim.

Rahmetli Cordan, ‘nedir şartın’ demişti. ‘Türkiye; 1970’li yıllardan sonra Arap ve Fars kültür emperyalizminin taarruzu altında! 1980’den sonra ise İngiliz- Amerikan! Türkiye dört koldan sarılmış vaziyette. İlköğretim ve lisede, yabancı dilden eğitim verilmeye başlandı. Bu işin sonu yok. Bir yandan Arap diğer yandan Amerikan! Burada yapılacak tek iş var. O da, Türkiye’de ilköğretim ve liselerde Türkçe dışında eğitim veren başta İmam- Hatip ve Anadolu Liseleri olmak üzere birkaç istisna dışında hepsi kapatılacak. Türkiye’deki türban veya başörtüsü sorununun temelinde İmam- Hatip liseleri yatar. Çünkü; İmam- Hatip Liseleri din eğitimi veren okullardır. Bu okulların çoğu yatılı okullar. Bu okulları bitirenler, bir görüşün, bir ideolojinin mensubu olarak mezun oluyorlar. İmam-Hatip liselerinin sayısı her geçen gün artıyor. Her yıl binlerce erkek- kız bu okullardan mezun oluyor. İmam- Hatiplerin müfredatı ortada!

Bu okullardan mezun olanlar, yarın farklı isteklerde bulunacaklar. Tesettür, türban sıkıntısı yaşanacak! Bu daha ileri boyutlara gidebilir. Cumhuriyet ile rövanş gündeme gelebilir ki gelecektir. Laiklik tehlikeye girebilir. İran’da Humeyni geldi, çok değişti. Türkiye’de Humeyni gelmeyebilir ama bu İmam- Hatip olayı daha büyük bir sıkıntı yaratır. Toplumda bölünmeler olur. Ben sizin yerinizde olsam, İmam- Hatip liselerinin sayısını imam, hatip, din ve ahlak öğretmeni ihtiyacı sayısına göre belirlerim. Türkiye’de kaç İmam- Hatip Lisesine ihtiyaç var. O kadarın eğitim verdiririm ve bu okullardan mezun olanlar da ancak İlahiyat Fakültelerinde okuturum. İlköğretim ve Liselerdeki gençlerin, din ve ahlak bilgisi eğitimi almaları için, bu okullardaki ders sayısını arttırırım. Ortaokulda bir saat mi Din- ahlak dersi var 2 hatta 3 saate çıkarırım. Ondan sonra da başörtüsü, türbanı serbest bırakırım. Bir başka iş daha yaparım, Diyanet İşleri Başkanlığını özerkleştiririm. Din görevlilerini devlet memuru statüsünden çıkarırım’ Bener Cordan, beni dinledikten sonra. Güldü ve ‘Bu söylediklerine katılıyorum. Ancak, bu işi nasıl yapacağız. Siyasiler ve bu işten beslenenleri nasıl ikna edeceğiz’ dedi. Bugün de aynı görüşteyim. MÜSİAD Başkanının görüşleri gerçekleri yansıtmıyor. Türban; kimilerine göre din emri, kimilerine göre farklı yorumlanıyor. MÜSİAD Başkanı ve onun gibi düşünen ve yorum getirenlere göre Türkiye’de rejim değişmeli. Türkiye din devleti olmalı! Bu görüş Laik Cumhuriyetin temellerini sarsar! Başkanın açıklamasından ben bunu anlıyorum. Sonuç olarak; Türkiye’deki Türban olayı istisnalar dışında, bir özgürlük sorunu değildir, ideolojik ve din istismarcılığıdır.    

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.