• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Trabzon 27 °C

Fındık yönetiminde batı hakimiyeti!

Fındık yönetiminde batı hakimiyeti!

Türkiye’de geride bıraktığımız yılda fındık rekoltesi kaç bin ton oldu? Bilmiyorum.

Trabzon Ticaret Borsası basın danışmanı Murat Taşkın, 900 bin ton civarında olduğunu söyledi.

Fındık eskiden Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilirdi. Sonraları bölgenin batısına, iç taraflarına derken ülkenin hemen her bölgesine yayıldı.

Dün Fiskobirlik de görev yapmış üst düzey bir yönetici, fındıkta Doğu Karadeniz Bölgesi hakimiyetinin sona erdiğini, karar verme merciinde olanların hepsinin batı Karadeniz bölgesinden olduklarını söyledi.

Eski yönetici, uygulanan politikalarla batı Karadeniz bölgesinde daha fazla fındık mahsulü alındığını söyledi. Eski yöneticiye göre oran yüzde 55- 45!

TTB basın danışmanı Murat Taşkın ise; Samsun dahil oranın ters olduğunu, doğu Karadeniz bölgesinde yüzde 60 batı bölgesinde ise yüzde 40 civarında olduğu söyledi.

20- 25 yıl öncesine kadar bu oran yüzde 80’e 20, belki de daha fazla idi.

Batıdaki ormanlar, düz araziler fındıklık olunca denge alt üst oldu.

İşin bir başka yönü, batı bölgesinde randıman yüzde 55- 60 civarında. Trabzon’da ise ortalama yüzde 40!

Yüzde 60 randımanlı fındık 6 lira olunca 40 randımanlı fındık 3 lira oluyor!

Batı bölgesindeki üretici bu yönüyle de Karadeniz bölgesindekilerden daha avantajlı!

Fiskobirliğin en eski üyelerinden biriyim.

Trabzon lisesini yeni bitirmiştim.

Fiskobirlik Trabzon Kooperatifinin başkanı rahmetli Vahap Hamamizade idi. Hamamizade köyden komşumuzdu. Kooperatif müdürlüğüne ise Salih Erdem yeni atanmıştı.

Fındığımızı dedemin karnesi üzerinden verirdik. Fındık ta, parası da onundu

Dedem o yıl rahmetli olmuştu.

Vahap Hamamizade, Babama ,’Hasan’ı kooperatife üye ediyorum’ demişti.

İstenilen evrakları hazırladım ve kooperatife ortak oldum.

Ortak üyelik tarihim 22. 07. 1971. Üye numaram da 12340.

İki yıl sonra Fiskobirliğe üyeliğimin 40. yılı dolacak. 

Kooperatife fındık teslim ettiğinde, ortaklık payı adı altında bir para kesilirdi.

Hala kesiliyor mu? Bilmiyorum.

Bildiğim, iki yıl önce teslim ettiğim fındığın bedelinin bir kısmını hala alamadığım ve Şekerbank’a borçlu olduğum. Anacağım iki de bir ‘ne oldu fındık parası’ diye ısrar edince bende mecburen kendi cebimden parayı ödedim.

Fiskobirlik, iki yıl önce ödemelerin yarısını Şekerbank’tan yapmıştı.

Şekerbank’tan kredi alınmış, Fiskobirlik ve para alan üretici, satıcı her neyse borçlanmıştı.

 

Adapazarı- Düzce

 

Trabzon’un, Ordu’nun, Giresun’un artık fındık ile ilgili kurum kuruluşlarda esamesi okunmaz oldu. Fındık yönetimi AKP iktidarı ile birlikte batı Karadeniz bölgesi kentlerinin hakimiyetine geçti.

Yönetim batı da ama ihracatçı firmalar doğu Karadeniz bölgesinde.

Fiskobirlik kurulduğundan bu yana, bildiğim kadarıyla Yönetim Kurulu Başkanlığı Giresun, Ordu ve Trabzonlu üyelerdendi.

Birliğin Genel Müdürü de Doğu Karadeniz bölgesindendi.

Ancak son yıllarda bu gelenek yıkıldı.

Batı bölgesi illeri, siyasi etkinliklerinden mi yoksa başka nedenlerden mi bilemiyorum, fındık ile ilgili tüm kurum ve kuruluşları kontrol altına aldılar.

Fındığın son yıllardaki perişan durumunu kimileri bu yapılanmaya bağlıyor.

Ben aynı kanaatte değilim!

Fındığını sorumlusu dünden bugüne ülkeyi yöneten siyasi iktidarlardır.

Ülkenin, tarım ve de fındık politikası olmamasıdır.

Fındık ile ilgili kurumlar ve başkanları şu isimlerden oluşuyor.

Fiskobirlik Komuta Merkezi: Giresun

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı: Lütfi Bayraktar (Sakarya)

Fiskobirlik Genel Müdürü: Mehmet Sargın (Sakarya)

Ulusal Fındık Konseyi Başkanı: Mehmet Karslıoğlu (Düzce)

Fındık Tanıtım Grubu Başkanı: Ali Gören (Düzce)

Fındık ve Fiskobirlik ile ilgili bakanlık olan Ticaret ve Sanayi Bakanı: Nihat Ergün (Kocaeli)

Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Mehdi Eker (Diyarbakır)

Bu tablo tesadüfte olsa gerçekten ilginç ve düşündürücü!

 

Saltanat kayığı

satılıyormuş!

 

Kaç yıl oldu tam hatırlamıyorum!

Trabzon Belediye eski başkanlarından Asım Aykan, bugünkü belediyenin saltığa çıkardığı tekneyi denize indirdiğinde, ‘saltanat kayığı hayırlı olsun’ diye yazmıştım.

Asım Aykan, ‘Saltanat kayığı’ diye nitelendirdiğim altı düz, dalgada alabora olma ihtimali yüksek olan bu tekne için Gazipaşa üst geçidinin önünde bir de küçük liman yaptırmıştı.

Saltanat kayığına özel liman!

Limanın yapımı epey uzun sürmüştü!

Belediye yönetimi ile ilintili veya partili olan firmanın kamyonları, Deliklitaş mevkiinden taşıdıkları taşları denize dökerdi. Üç gün sonra dökülen taşları deniz alırdı.

Asım Aykan’ın, Belediye Başkanlık Makamı için yaptırdığı tekne yoğun eleştirilerden sonra Trabzonluların hizmetine sunuldu.

Aykan, başkanlığının son dönemlerinde saltanat kayığında bizi de ağırlamıştı.

Önce Akçaabat’a doğru yol aldık, sonra Şana’ya doğru.

Tekne gezintisi ile birlikte icraatını anlatıyordu.

O günlerde sahil yolu yapımı sürüyordu.

Moloz mevkiindeki çöplük felaketti!

Kentin denizden görünüşü insanın içini burkuyordu!

O gezide Aykan’a, ‘Askerler keşke Trabzon’un yarısını alsaydı. Trabzon’un yarısı askeri bölge olsaydı. Baksana kentteki yeşil alanların yarısı askeriyenin, yarısı da eski mezarlıklar üzerine yapılan parklar’ demiştim.

Asım bey cevap verememişti.

Gerçi, Trabzon’un taş yığını haline gelmesinin sorumluluğunu Asım Aykan’a yüklemek insafsızlık olur.

Bu olay bir süreçti!

Gerçi süreç hala daha devam ediyor!

Asım Aykan’ın Sürmene’de yaptırdığı saltanat kayığı daha sonraları yeniden elden geçirildi.

Volkan Canalioğlu döneminde de, yaz aylarında Ganita- Beşirli, Ganita- Havaalanı arasında vatandaşın hizmetinde oldu.

Trabzon’da kimileri denizde yolcu taşımacılığından dem vurur!

Karadeniz bölgesindeki sahil kent ve kasabaları arasında düzenli deniz taşımacılığı kolay kolay olmaz.

Öncelikle deniz izin vermez. Sonra gerekli ve yeterli yolcu yoktur. Teknelerin yanaşacağı iskele bulunmamaktadır. Bunun ötesinde bu tür taşımacılık merkezden merkeze yapılacağı için vatandaş tercih etmez. Deniz aracını, dolmuş otobüs ve minibüsler gibi istediğin yerde veya durak ta durduramasın.

Asım Aykan’ın büyük umutlarla yaptırdığı tekneyi, yeni belediye başkanı Orhan Gümrükçüoğlu satma kararı almış.

İsabetli ve doğru bir karar!

O teknenin belediyeye yılda birkaç yüz milyar liralık maliyeti vardır.

Belediye, bu maliyetten kurtaracak.

Aynı işi, özel sektör rahatlıkla yapabilir.

Keseden harcamadığın gibi kira da alabilirsin.

Belediyenin burada yapacağı iş, vatandaşı soydurmamak olmalı.

Yani, özel sektörün yapacağı bu hizmette fiyat tarifesi uygulatmasıdır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.