• BIST 95.852
  • Altın 190,976
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Trabzon 25 °C

FINDIKÇILARIN BOYNU BÜKÜK

Özlem KORKMAZ

Dünya üretiminin yüzde 75’ine sahip olmakla övündüğümüz milli ürünümüz… Ama yazık ki ne yazık…
Bir başka devletin elinde olsa iddia ediyorum Türkiye’de zengin sofraları dışında para verip de yiyebilecek kimse olmazdı.
Bir zamanlar bu bölgenin halkı fındıktan elde ettiği gelirle çocuklarını evlendirir, artanı da yol boyu aile ekonomisine büyük katkı verirdi.
Ne oldu da son 10 yılda fındıktan elde edilen gelir düştükçe düştü, üretici bahçesine özen göstermemeye başladı, üretimde kalite ve verim azaldı.
Bundan hatırladığım kadarıyla Salih Erdem’in Fiskobirlik başkanı olduğu dönemde 12-13 yıl önce olsa gerek fındık fiyatı, yaşanan don felaketinin etkisiyle kilosu 7 liraya üreticiden alınırken, daha fazlasına yurt dışına ihraç edilmiş kimse de ‘Ben bu fiyattan fındık almam’ dememişti.
Çünkü Avrupalı çikolata üreticisi alıcılar bizim fındığımızdan vazgeçemezlerdi.
İşte ne olduysa o yıldan sonra oldu, Fiskobirlik hükümet eliyle çökertildi, üreticinin güven duyacağı bir kurum ortadan kalktı, fındık serbest piyasa koşullarında tamamen alıcı kesimin inisiyatifine bırakılmış oldu… Ondan sonraki yıllarda ise uluslararası işbirlikçiler ile fiyatların belirlendiği bir dış Pazar oluşturulduğu iddiaları şimdilerde de hayli tartışılıyor.
12-13 sene evvel kilosunu 7 liraya satabildiği fındığını bugün sadece 10-12 lira düzeyinde satabilen fındık üreticisi enflasyon ve kur farkları dikkate alındığında belki de Türkiye’de tarım sektöründe ekonomisi en berbat çiftçi durumuna düştü. Bunda belki de en büyük etken kendisi oldu… Siyaseten güvendiği ve çok büyük destek verdiği siyasal iktidar fındığa bir milli ürün gözüyle bir türlü yaklaşamadı. Bu çok değerli ürünümüzü daha da allayıp pullayıp çok daha  değerli hale sokmak ve satabilmek için en ufak bir çırpınış göstermedi, adeta kaderine terk etti, üretici kesimden ses çok yükselmeye başlayınca da TMO’yu devreye soktu.
Peki yararlı oldu mu? Fiyatların sürekli geriye gitmesine mani olundu o kadar. Maalesef bir değer katamadı.
Üreticiler, gübresiydi, bakımıydı, patozu, işçi yevmiyesi derken artık fındıktan emeğine değecek bir gelir elde edemiyor.
Yeni sezon yaklaşırken ortada duran rakamlar hiç iç açıcı gözükmüyor.
Bir büyük çikolata devinin sözünün geçtiği, daha yüksek fiyatlara ihracat yerine çok satayım az kazanayım mantığı ile hareket eden ihracatçı kesim ile üreticinin kalkınması mümkün değildir. 
Korkum o ki, terk edilen fındık bahçeleri yerini betonarme binalara terk edecek, bölgemizde tarımsal üretim bu gidişle birkaç yıla kalmaz iflas edecektir.
Dileriz bir an önce akıllar başa gelir, değil bölgenin Türkiye’nin en önemli tarım ürünü fındığın ve üreticisinin kurtuluş reçetesi yazılmaya başlanır.
      

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.