• BIST 93.492
  • Altın 211,318
  • Dolar 5,4683
  • Euro 6,1708
  • Trabzon 9 °C

Fındıkta fiyat değil kalite konuşulmalı

Fındıkta fiyat değil kalite konuşulmalı
Trabzon Ticaret Borsası Başkanı, Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Arslantürk, Trabzon’da fındık üretiminin 70 bin tondan 35 bin tona düştüğünü söyledi.
Röportaj: Bahar KURBAY
Türkiye’de tarımsal teknolojinin tam anlamıyla kullanılmadığını söyleyen Arslantürk, ‘Bizim dışımızdaki ülkeler tarımsal teknolojiyi kullanıyor. Biz ise Temmuz’dan Eylül’e kadar  üretim ve kaliteyi değil fındık fiyatını konuşuyoruz" dedi.
Trabzon’un imkanlarının sınırlı olduğunu söyleyen Sebahattin Arslantürk, Trabzon’un gelişmesi ve büyümesi için tarım, ticaret ve turizmin önemli olduğunu vurguladı. Arslantürk, ‘Trabzon’da imkanlar kısıtlı. Sanayi son derece cılız, tarım sınırlı. Sadece turizm var. Turizm çok önemli.  Trabzon’da ticaret, tarım ve turizmi  gerektiği noktaya taşıyabilirsek gelişebiliriz. Trabzon için 3 T çok önemli’ dedi…
 
Fındık hasat sezonunun başladığı bugünlerde Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı, Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Arslantürk ile tarımı, ticareti ve turizmi konuştuk. Biz sorduk Arslantürk cevaplandırdı:
 
Sayın Başkan Trabzon Ticaret Borası denilince akla fındık geliyor. Borsa yalnız fındıkla mı ilgileniyor.
- Trabzon Ticaret Borasının faaliyet alanında fındık, çay, et ve süt ürünleri mamulleri, sebze ve meyve sektörü var.  Borsa olarak Üyelerimize destek veriyoruz.
Bir iş adamı ve başkan gözüyle baktığınızda Trabzon zor mu?
Her bölge ve kent farklıdır. Türkiye sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bu Trabzon’a da yansıyor.  Ülkemiz, yeni bir döneme girdi. Yeni dönemin artıları, eksileri ne olacak bilemiyoruz. Trabzon’da imkanlar kısıtlı. Sanayi son derece cılız, tarımsal girdileri sınırlı. Sadece turizm var.  O da birkaç ayla sınırlı. Turizmi 12 aya yaymalıyız. Biz, Ticaret ve Sanayi Odamızla birlikte Trabzon’un kalkınmasını gelişmesinde anahtarın 3 T olduğunu söylüyoruz. 3 T; ticaret, tarım, turizmdir. 3 T’yi istediğimiz noktaya getirdiğimizde Trabzon’umuzu da geliştiririz.
3 T(Ticaret, Tarım, Turizm) konusunda Trabzon ne derece gelişebilir?  3 T şu anda ne durumda?
Tarımsal alanlarımız iyi değerlendirirsek ticaret konusunda mevcut durumdan daha iyisi olur. Trabzon’da üretilen tarımsal ürünlerin verimliliği diğer şehirlerle mukayes edilmeyecek kadar az. Turizm alt yapısı yetersiz olduğu için bir noktadan öteye geçemiyoruz.  Akdeniz, Ege örneklerine baktığımızda sadece denize bağlı üretim yok. Trabzon olarak çok avantajımız var. Dağ, deniz turizmi gibi olanakları maksimum düzeyde kullanabilecek doğaya sahibiz. Bununu değerlendirmek için  alt yapıyı sağlam yapmamız gerekiyor. Alt yapı yoksunluğundan ciddi sorunlar yaşandığını görüyoruz. 
Ne gibi?
Türkiye’de, Trabzon turizm de en pahalı  il haline geldi. Uçak fiyatları tavan yaptı.  Otel fiyatları, yeme-içme fiyatlarına baktığınızda bu kadar pahalılığın kısa vadede getirisi olurken uzun vadede kaybettirecektir. Sürdürülebilirliği sağlamak zorundayız. Bölgedeki iş adamlarımız kısa vadede planlama yapıyor. Mantıklı, makul bir alt yapı oluşturmak zorundayız.  Burada bizlere, turizm ektörüne, valilik, belediyelere de ciddi görevler düşüyor. Mutlaka tedbirler alınmalıdır. 
Tarım noktasında ne derece üretkeniz? 
Biliyorsunuz,  tarım denince akla fındık ve çay geliyor. Fındık üretimi her geçen yıl düşüyor. Trabzon, 70 bin tonluk üretimden 35 bin tona kadar bir düşüş yaşadı. Fındık alanları daralmadı. Ama insanlar tarımsal faaliyetlerle çok ilgilenmiyorlar.  Miras hukukuyla topraklar hızlı bir şekilde parçalanıyor. Tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelirle geçinilmiyor. Bu da arazideki tarımsal uygulamaları bitirdi. Bu durum sadece Trabzon’a özel bir sıkıntı değil, diğer bölgelerde aynı sıkıntı var. Devlet miras hukukunu halletmesi gerekiyor. Arazinin kiralanma usulü olsun, satın alma olsun. Yeni tarımsal alanları oluşturup, gelirle geçinebilen bir çiftçi modeli oluşturmamız için önemli detay. 
Devletin toprağa verdiği parasal destek mantıklı mı?
İnsanlara gelir kaybı desteği adı altında fındık üretimine yönelik her yıl 800 bin TL’nin üzerinden bir para ödeniyor. Bu doğru değil. Halk onu ayrı bir gelir gibi algılıyor. Ve üretime döndürebilecek noktada harcamıyor. İnsanlara kurallar koyarsak üretim kalitesini artırmak için verilen parayı kullanırlar. Fındık işiyle uğraştığınız zaman 1 yıllık ihtiyacınızı tamamen karşılayabilmeli ki sürdürülebilirliği söz konusu olsun. Şuan ki sistemde bakış açısı fındık ek gelir getiriyor. Bu da ilgiyi azaltıyor. 
“FINDIK ÜRETİMİMİZ HIZLI BİR ŞEKİLDE DÜŞÜYOR”
Dünya da fındık konusunda ne durumdayız?
Dünya’da üretilen fındığın yüzde 65’ini Türkiye üretiyor. Yani en büyük üreticiyiz. Bir zamanlar % 80’ini üretirdik. Bizim dışımızdaki ülkeler de  her geçen yıl fındık üretimi artıyor. Ama bu korkulacak bir şey değil. Çünkü dünya nüfusu da artıyor. Önümüzde ki yıllarda üretime daha fazla yüklenecek çok ülke var. 700 bin hektarlık bir alanda biz ancak 600 bin ton üretebiliyoruz. Bunu 3 katına çıkartmamız mümkün. Aynı alanlarda 2 milyar tonluk üretim sağlayabiliriz. Elde edilecek geliri 5-6 milyar dolara kadar çıkarmak mümkün. Fındıktan yılda 2,5 milyar dolar civarında gelir elde ediliyor. Hem birim alanında ki geliri hem de elde ettiğimiz geliri artırmak mümkün. Bu toplu gayretle olabilir. İnşallah önümüzdeki dönem böyle bir çalışma gündeme gelir. 
Fındık üretimini arttırmak için ne yapıyorsunuz?
Trabzon Ticaret Borsası 2003 yılında örnek bahçe çalışmasını başlattı.  Bu çalışmada ki amaç daha fazla ve kaliteli ürün yetiştirmek.  Diğer özel firmalarında yapmış olduğu çalışmalar var. Ancak bizlerin yaptığı deve de kulak. Devletin ciddi yönlendirici faaliyetlerin olması gerekiyor ki başarı kısa zamanda sağlanabilsin. 
 
Sahadaki çalışmalar ne derece etkili oluyor? 
Örnek bahçedeki, verimli arazideki ürün ile yan bahçedeki ürünün kalitesi arasında dağlar kadar fark var. Bu çok basit bir çalışma, insanlarımıza bunları anlatabilirsek kaliteli ve daha fazla ürün elde edebiliriz. 
Vatandaşın yaklaşımı nasıl oluyor?
İlk başta hikayesel boyutta yaklaştılar. Çokları yaklaşmadı. Örnek bahçeler ürün vermeye başlayınca, ilgi de arttı.  Fındık çok değerli bir ürün. Ciddi bir hedef, inşallah 6 milyon dolarlık hedefini sağlayabiliriz. 
ÇEŞİTLİLİK ŞART
Tarım alanında sadece fındık ve çay olması ne derece yeterli? Bir dönem tütün fabrikamız vardı. Kapandı…
Evet o çeşitliliğin gitmesi kötü oldu. Akçaabat’ta tütün bahçelerimiz vardı. Onların yerine fındık ağaçları dikildi. Bir değerimiz gitti.  Türkiye’de tarımsal faaliyetler  iyi organize edilmiyor. Bu da bir yım soğanın bir sonraki yıl patatesin ve diğer ürünlerin fiyatının artmasına veya azalmasına neden oluyor. Bu işler planlı, programlı olmalı.. Türkiye mercimeği, fasulyeyi ithal eder durumda geldi. İthalatımızı ihracatımız geçmiş durumda. Türkiye nerdeyse her şeyi ithal eder durumda geldi. Ülkenin her yerinde tarımsal faaliyetler yaparken bu duruma gelmek çok düşündürücüdür. 
TARIM TEKNOLOJİSİ KULLANILMALI!
Bu kırılma ne zaman başladı?
Bu kırılma 20 yıldır var. Türkiye’nin esas derdi tarımsal teknolojiyi kullanamaması. Bizim dışımda tarımsal faaliyetler yapan ülkelerde teknolojiler kullanırken bizim ülkemizde doğasına bırakılmış üretim modeli var. Bu modeli değiştirmek zorundayız. Mesela fındık. Fındık konusunda Temmuz ayından Eylül ayına kadar fiyattan başka bir şey konuşulmaz. Fiyat yerine kalite ve üretimi konuşmak zorundayız. Türkiye kaliteyi düşüren noktaya geldi. Sadece fiyat odaklı yapıda devam edersek yarın bugün ki değerlerimizi de kaybetmek zorunda kalacağız. 
Yani üretim kalitesi artarsa fiyatta artar diyorsunuz..
Tabi üretici bu günki yaptığı hataları yapmayacak. Ürün kalitesi artarsa fiyat da artar.
 
Üreticiye önerilerde bulunuyorlar. Ancak Trabzon’da uyarılar çok da dikkate alınmıyor gibi…Bu da kaliteyi düşürüyor mu?
Evet erken toplanan fındığın kalitesi düşer. Erken toplanan fındığın verime etkise % 10 civarında, insanlarımız onun bilincinde değiller. Bir ürün olgunlaştığında kendini gösterir. “Komşum erken girdi ben de bahçeye girip fındığı erken toplayayım” mantığı yanlıştır. Resmi toplama tarihlere uysunlar. 
GEÇMİŞE GÖRE İYİ AMA…
Et ve süt ürünleri noktasında yapılan üretim yeterli mi?
Hayvansal üretim Trabzon’da belli bir noktanın üzerine taşınamıyor. Geçmişe göre değerlendirdiğimizde mandıracılık konusunda geliştik. Tereyağımız meşhur, meşhur olan ürünlerimiz var. Bunları daha ön plana çıkarmak için bazı çalışmalar yapılmalı. 
“DEVLET TEŞVİKLERİ İŞE YARIYOR”
Devletin vermiş olduğu bazı teşvikler var. İşe yarıyor mu?
Yarıyor tabi ki, inşallah daha da güzel olur. İklimsel nedenlerden dolayı bazı sınırlarımız var. Maalesef bu sınırların dışına fazla çıkamıyoruz. Ama bitkisel örtüden beslenen hayvanların mamullerinin farklılığını ön plana çıkartıp tereyağında olduğu gibi diğer et ve süt mamüllerinde de marka üretmeliyiz. Trabzonumuzu ön plana çıkartan çeşitli çalışmalarımız olacak. 
Teşekkür ederiz. 
009-058.jpg
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dünya Kupası'nda Nevzat Aydın laneti23 Temmuz 2018 Pazartesi 12:44
  • #2TekerGezi ETİKETİYLE BAY C YOLLARDA22 Temmuz 2018 Pazar 14:55
  • 2008 den Ünal Karaman röportajı21 Temmuz 2018 Cumartesi 20:28
  • 50 YILDIR ÖRNEK; YAVUZ CAM02 Temmuz 2018 Pazartesi 13:20
  • Oya Çebi “CESARET BULAŞICIDIR”30 Haziran 2018 Cumartesi 11:50
  • SİGORTA CİNİ TRABZON’da DA FARK YARATACAK29 Haziran 2018 Cuma 14:03
  • "SİLAHIN KİME NE ZAMAN DÖNECEĞİ BELLİ OLMAZ"13 Haziran 2018 Çarşamba 13:17
  • YERLEŞİM DEDİĞİMİZ ŞEY ACISIZ OLMUYOR!’22 Mayıs 2018 Salı 12:17
  • “ADİL OLACAĞIZ ADALETİ SAĞLAYACAĞIZ”20 Mayıs 2018 Pazar 12:26
  • “TRABZONSPOR NEYSE TÜRKİYE DE ODUR”19 Mayıs 2018 Cumartesi 12:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.