• BIST 96.808
  • Altın 144,543
  • Dolar 3,5662
  • Euro 4,0101
  • Trabzon 14 °C

Fiyasko devam ediyor

Eray Altındaş

Ligin ilk 4 maçında alınan 10 puana aldanarak, “Bu Trabzonspor’da hayat var” dedik… Doğrusunu söylemek gerekirse  “fanatikliğimizin” kurbanı olduk ve “ Çok erken öttük

 ***

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun geçmişte yaptığı hataları üç maçta gelen bahar havasıyla zihnimizde kararttık, bu kez doğru yolda dedik…

Oysa yere göğe sığdıramadığı Ersun Yanal ile yolları ayırıp, yerine teknik direktörlükte başarısı bulunmayan Şota’yı getirdiğinde bu günlerin yaşanacağını göremedik..

***

Aslında perşembenin gelişi Galatasaray maçında kendini gösterdi… Ama biz toz konduramadık…

Yok Cüneyt Çakır penaltıyı vermedi…

Yok direkti, boş kaleye atamadı diye Erkan’a yüklenip, kendimizi kandırdık!

***

Ankara’da yediğimiz  “Osmanlı Tokadı” daldığımız hülyadan bizi geç de olsa uyandırdı… Deyim yerindeyse  bizi iki seksen uzatan –beğenilmeyen- Mustafa Akçay’ın talebeleri, kendilerinden bir fazla oynayan  Trabzonspor’un  iyi  bir takım olmadığını, “sönmüş yıldızlar” topluluğu olduğunu gösterdi!..

***

‘Ligin henüz başı, takım yeni kuruldu, kaybedilmiş bir durum yok, telafi ederiz’ türünden  yavelikleri  geçin…

Başkan Hacıosmanoğlu koltuğa oturduğu günden beri hesap kitap bilmediğini bu sezon da yaptığı transferlerle bir kez daha ortaya koydu…

***

Gelen yabancı futbolcular tıpkı geçmiştekilerinin fotokopisiler… Dün yıldız diye yutturulmaya çalışılan Warıs, Constant ve Yatabare gibi, futbolcuların bir başka versiyonu Mbia, N’Doye ve Douglas bu gün bordo-mavili forma altında sahada izliyoruz…

***

Şimdi kimse lafı evirip çevirmeden adam gibi, Trabzonspor’a “yıldızları” getirdik diyerek yeniden atılan bu “kazığı” çıkıp anlatsın ve hesabını versinler… Anlatsınlar ki, 10 kişi kalan bir takımdan 3 gol nasıl yendi, cümle alem öğrensin…

***

Şu bir gerçek ki, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ile bu güne kadar geçen süre içinde yapılan onlarca transferler sonucunda Trabzonspor’un kasasından milyonlarca Euro’lar ve Dolarlar çıkarak tam takır kuru bakıra çevrildi… 170 milyonluk borç üçe katlanarak yarım trilyona dayandı !.

***

Asrın harcamasına rağmen bu gün Trabzonspor sahada dünkü takımlar karşısında bir varlık gösteremeyip, tel tel dökülüyor ve hala ‘Fiyasko’ yaşanıyorsa,  bu takımı kuranlar eserleriyle ne kadar övünseler azdır!

 

Doğru adres Hekimoğlu neden olmasın?

Trabzonspor’un Aralık ayında yapılacak kongresindeki başkanlık yarışına şuana kadar iki isim ‘varım’ dedi… Biri mevcut yönetimin başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, diğeri ise Celil Hekimoğlu

***

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin çıkardığı Bayram gazetesinde Emre Aktürk’ün röportajında Hekimoğlu yapacaklarını sıralamış… Başarının gelmesi için herkesi kucaklayan, küskünlükleri sona erdiren bir yönetim anlayışı içinde olacağını ifade etmiş… Her şeyden önemlisi parçalanan değerleri bir araya getirmek için çalışacağını söylemiş…

***

Onca işadamının ve siyasilerin uzak durduğu, aman bana dokunmasın diyerek kaçacak yer aradıkları  bir ortamda Trabzonspor’a başkan olmak için yola çıkan Celil Hekimoğlu, deyim yerindeyse bordo-mavililerin eski günlerine dönmesi adına gövdesini taşın altına koymaya hazır…

***

Takip ettiğim kadarıyla da bu yolda epeyce de mesafe kat etmiş… Hekimoğlu camianın önde gelenleriyle görüşüp fikir alış verişinde bulunuyor… ‘Şampiyonluk kupasını getireceğim’ diye ütopik vaatlerde bulunmuyor!

***

Sizin anlayacağınız ben yerine, biz diyerek “Trabzonspor için varım” diyor…

Eyy, maceraya yelken açan Çatıcılar; kapı kapı dolaşıp zaman kaybetmeyin…Doğru adres Deliklitaş’ta;  Hekimoğlu…

 

Şota ders almış mıdır?

Geçen cumartesi günü oynanan Osmanlıspor Trabzonspor maçında ev sahibi ekip üçüncü golünü atınca yayınca kuruluş ekrana borda mavililerin teknik direktörü Şota’yı getirdi… Renkli camdan Şota’nın çaresizliği yüzünden okunurken oflayıp puflayan hali gerçekten yürek yaktı…

***

Belli ki Şota, Osmanlıspor’u hiç izlememiş…

Ligde mücadele eden takımların içinde orta sahası topu kaptığına da çok çabuk hücuma çıkan bir ekip olduğunu keşfedememiş… Akçay’ın talebelerini durduracak tedbirleri   almamış…

***

Bana göre Şota rakip takımın karşısına defansif özellikleri az olan Yusuf, Erkan, Marin ve Mehmet Ekici ile çıkmakla Mustafa Akçay’ın ekmeğine yağ sürdü… Şota, orta alanın  savunmasını bir tek Mbia’ya  bırakmakla da hata yaptı!  Umarım ders almıştır.

 

Kalede kızak zamanı

Futbolun içinden gelenler,  bir takımın başarılı olması için “atanı ve tutanı iyi olmalı” derler… Bu sezon şuana kadar gördüğümüz Trabzonspor’da atanlar da tutan da eski günlerinden çok uzaktalar!

***

Özellikle kalede görev alan Onur Kıvrak…Sakatlıktan kurtulduktan sonra file önünde sergilediği performansı ile herkesi şaşırttı… Şuana kadar ki maçlarda kendisine yakışmayan hatalara imza attı… Galatasaray müsabakasında mağlubiyetin mimarı oldu… Altı maçta yedi gol yedi…

***

Unutmamak gerekir ki, metalde bile yorgunluk oluyor ve hemen kızağa çekiliyor… Etten, kemikten olan ve kalede beş sezondur harika kurtarışlar yapan Onur’un da dinlenmeye ihtiyacı var…

 ***

Bu saatten sonra sezon başında transfer edilen Kostarikalı Kaleci Estaban’ı sahalarda görmenin vakti geldi diye düşünüyorum… Kim bilir bu nöbet değişim her iki taraf için hayırlı olur ve kale eski günlerine döner! Denemekte ne zarar var!  

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.