• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Trabzon 12 °C

FORMAT

Havva  LAKUTOĞLU

Bugün sizlerle dertleşmek istiyorum.

Neler gördük neler.

Kimini anlamlandırdık.

Kimini anlamlandıramadık.

Hayatımızda bazen kıymetler biriktirdik. Ülkesi, milleti için hep yapacak bir şeyleri olan kıymetler.  Bazen de saçma sapan laflar eden, eski bir elbise kadar bile değeri olmayan insanlar biriktirdik. Öyle ki bizleri bile değersiz hissettiren insanlar.

Aslında her insan bir Anka kuşudur. Bazen iyi, bazen kötüdür. Şeytanda kahramanda, hep içimizdedir. Bizi batırıp, çıkaracak iyilik ve kötülük sahibi insanlar hep çevremizdedir.

Ama bugünlerde hayatımız çok önemli. Artık boşa geçirecek tek bir an’ımız bile olmamalı. O yüzden hayatımıza ışık saçan, iyilik katan, seven ve sevilebilen insanlar almalıyız. Çünkü dünya artık kötülüklerle cebelleşiyor.

Dünyanın gidişatı, insanların nezaketsizliği, gönülsüzlüğü, haksızlığı, yüreksizliği, vicdansızlığı duygusuzluğu… vs ile devam ediyor. Buları çok gördük. ANLAYAMADIK.

Defoların yıprattığı insanlık, nezaketten uzak uçuşlarda ve kaçışlarda ama her şey ortaya dökülmüş haberi yok.

Sökükleri dikmek için, yok olan değerlerimizi yaşatmak için hep yollardayız ama bozulmuş olan iğne ne kadar tutar ki?  Ne kadar düzeltir ki?

Yine de insanlık üzerinde ki ruhsal keşiflerimizde artık yanılmıyoruz.Ama daha iyi işler için eğitim şart.

Ben duygu insanıyım. Bunu hep söyler ve yazarım. Mantıktan çok duygularımla hareket ederim. Hata yaptığım elbet olur. Ama beni ben yapan en önemli özelliğimdir duygusallığım.

İç dünyama çok yolculuk yaparım. Eğer mesele yürek ve gönül ise, işte orada hep korkusuz ve çekinmeyen olurum.

Aldatanı, zarafetten uzak olanı, görmeyeni, duymayanı, insan kullananı, bilerek ve kasıtlı iş çevireni hiç sevmem ve uzak dururum. Ve asla affetmem.

Her insan farklı bir yolculuk gibidir. Zannedersin ki hepsi bir birinden ayrı ve farklıdır. Oysa anladım ki çoğunluk birbirinden farklı değil aynılar. Çünkü durup anlamak için genellikle hiç zamanları yoktur. Hep kendileri haklıdır. İncelikleri anlamak içinde düşünmek gerek.  Hep bir yoğunlukları vardır nedense…

 İnsanlar bir labirent gibi, ama çıkışları olmayan.

Eskiden deri kaplı cebe sığacak kadar küçük telefon rehberlerimiz vardı. O defterde kayıtlı olan ve bazılarının da numaralarını ezbere bildiğimiz, arkadaşlarımız vardı. Şimdi hepsi cep telefonlarına kayıtlı. Allah korusun başımıza bir şey geldiğinde eğer cep telefonumuz da yanımızda değilse ezbere bildiğimiz numara kaç kişiye aittir ki?

Bugünlerde menfaate dayalı olmayan arkadaşlıklar neredeyse yok gibi. Acısıyla, tatlısıyla, yokluğuyla, varlığıyla bir arada olduğun arkadaşlıkların yerini batılı bir dostluk aldı. Yani yabancı ve çok uzak.

Çok iklimli, çok kültürlü, çok dilli dünyada biz aynı dili, iklimi ve kültürü anlamıyoruz da dünyayı mı anlamlandıracağız.

Tabii ki mücadelemiz iyilik, sevgi ve mutluluk için.

Medeni olmak için.

En önemlisi de dünya insanı olmak için.

İnsanlığa yeni bir format gerek. Fabrika ayarlarına yeniden dönmek gerek.

Virüsleri silmeli. Takılmalara, bozukluklara  bir format atmak gerek.

Yeniden sevmeyi ve sevilmeyi hissedebilmek için.

Anlatmalıyız.

Anlatacağız da.

Anlamayanlara ise anlayana kadar anlatacağız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.