• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

FUTBOLUN ZİRVESİ BUYSA!...

Altuğ ATALAY

Futbolun zirvesi buysa, eteklerini siz düşünün..

Kürsüde gariban bir İtalyan konuşuyor... Profesörmüş (!)... Olsun, ortama göre bizce tam gariban...

Diyor ki; "Türk takımlarının maddi zararı son dönemde beş kat arttı. Daha önce 40 milyon euro olan zarar miktarı şu an 200 milyon euro civarında. Türkiye Ligi'nin yanı sıra İtalya ve Rusya da finansal açıdan olumlu sinyaller vermiyor"...

Haydaaaa; ne yapalım?

Durmuyor devam ediyor; "Türkiye sürekli transferde zarar eden bir lige sahip. Alman takımlarında %52 olan maaş oranı Türk takımlarında %80. Türkiye, transfer açısından iyi tablo çizmiyor"

Bir de akıl vermeye kalkışmaz mı; gel de çıldırma; "Türkiye ve Rusya ligleri en yaşlı kadrolara sahip ligler. Fransa ve Portekiz'de ise daha genç oyunculardan kurulu takımlar var. Yaşlı ve tecrübeli oyuncular yüksek ücreti ve maliyeti de beraberinde getiriyor. Türk takımlarının altyapıya daha fazla yatırım yapması gerek. Altyapı yatırımı açısından Türkiye diğer ülkelere göre çok daha düşük seviyede. Türkiye'de kulüplerin dernek yapısı günümüz şartlarına uygun değil. Bu yapı mali durumu da olumsuz etkiliyor."

Ya sus be adam; deli misin nesin? Anlamıyoruz dediğini, tereciye tere mi satıyorsun?... İşin uzmanları orada!...

GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN!..

Neyse ki Türk Futbolu'nun başı UEFA Finansal Fair Play Direktörü'ndan sonra kürsüye geliyor da rahatlıyoruz; "Sayın Cumhurbaşkanım daha güçlü Türkiye için 17 Nisan sabahı 'Evet' diyen bir Türkiye'ye uyanmak için saygılarımı sunuyorum"

Budur ya; ohh beee... Ne finansalı, ne fairi, ne playi... Varsa yoksa "EVET"!.. Gerisini "idare et" (!)...

ZİRVENİN ASIL GALİBİ

Bu kadar mı? Yooo olur mu?

O büyük Zirve (!) bitmiş, sıra fotoğrafa gelmişti... Yani asıl zirveye!.. Kürsüde Cumhurbaşkanı'nın koluna girdiği kulüp başkanı bir Federasyon'un, sonra Kulüpler Birliği'nin başına koyuyor postayı...

İstediğiyle el sıkışıyor, istediğinin yüzüne bakmıyor. Bakan ne derse desin tınlamıyor bile.. Zirvenin tek galibi!.. Helal olsun!... Böyle düzene böyle tarak!... Neye yarar yadırgamak?!..

Meğerse, aynı başkan 25 Şubat'ta, Dolmabahçe'de asıl zirveyi yapmış, kim takar futbolun sözde zirvesini?

ELİ HAVADA KALAN MEVLANA!

Bir de kendini eli havada kalınca kendini Mevlana ilan eden başkanlar var (!)... "Ne olursan ol gel" diyenler... Askerde kamuflajlar kahverengiydi, futbolda yüzler kırmızı!.. Pancara benzeyince böyle virajlar alıveriyor insan...

O da büyük yetenek, hakkını yemeyelim!...

Büyük fotoğrafa baktığımızda gördüğümüz şu...

Yaşanan bu gelişmeler yurt dışından ne karar çıkarsa çıksın Türk Futbolu'nu yöneten iradenin görüntüsünü gözler önüne seriyor...

Futbolun bu yapısı içerisinde UEFA, CAS hatta FIFA'dan ne görüş gelirse gelsin mevcut düzenle içiçe yürüyen Trabzonspor'un sergilediği duruşun taraftarın beklentilerine cevap vermesi mümkün değil... 

Son iki yönetim döneminde sürece bilinçli olarak entegre hale getirilen, sessizleştirilen ve 2010-2011 sezonunun üzerinin kapatılması için ağzına bal çalınan kulübe gönül verenler, üzgünüz ama galiba boşuna hevesleniyorlar...

Sonuç mu?

El cevap!..  Türk Futbolu'nun sözde zirvesi bir kez daha göstermiştir ki; Aziz Yıldırım hala başrolde... Gerisi laf-ı güzaf...
Haydi çocuklar uykuya!....

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.