• BIST 101.447
  • Altın 275,287
  • Dolar 5,6965
  • Euro 6,2970
  • Trabzon 19 °C

Gazi Anadolu’da garip görüntü!

Yer KULAK

  İYİ Parti Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Davut Çakıroğlu, dün akşam saatlerinde sosyal medya hesabından düşündürücü bir paylaşımda bulundu.
Çakıroğlu, Gazi Anadolu Lisesi ’nin konferans salonu girişinin duvarlarındaki Arapça yazıların görüntüsü yayınladı ve şöyle dedi;
“Şaşırmaktan bir hal olduk ancak kabul edelim ki, yeni şaşırtıcı olay beklentimizi hazırlıksız yakalanmamak adına canlı tutuyoruz.
Trabzon Gazi Anadolu Lisesi Konferans Salonu girişi Arapça harflerle süslenmiş!
Eğitimde de uçtuğumuzu zanneden bir zihniyetin tezahürü olan bu uygulamayı kendi kafamızda anlamlandırmaya çalıştık. Açıkçası işin içinden çıkamadık ve kamuoyuyla paylaşmak istedik.
Allah (c.c), vav, aşk, dudak gibi anlamları olan Arapça yazılarla ilgili okul yönetimi ya da Milli Eğitim il Müdürlüğü bir açıklama yapmalıdır.
Suriyeli öğrenci sayısı mı fazla ve bir asimile-entegrasyon çalışması mı bu?
Muhafazakâr mütedeyyin olduğu düşünülen mevcut iktidardan ikbâl beklentisi midir?
Resmi dil ile ilgili bir sorun mu veya okulun ismiyle ilgili gayri ahlaki bir takım inanışların tezahürü olan bir gösteri midir?
Sanatsal bir çalışma, bir kompozisyon çalışması mıdır?
Neden sahi? Buna gerek duymanın mantığını merak ediyoruz”.
***
davut_cakiroglu_mhpden_istifa_etti_h6013.jpg  Gazi Anadolu Lisesi’nin yönetim ve öğretmen kadrosu içerisinde 5 yıl kadar önce üç-beş FETÖ yanlısı öğretmen vardı. Okul müdürü ve yardımcıları FETÖ’cülerle içli dışlı idiler. Gazi Anadolu Lisesi’ndeki kadro, beş yıl önceki kadro mu bilmiyoruz. Gerçi, aynı kadro olmasa da çok önemli değil. Davut Çakıroğlu’nun sorularına İmam-Hatipli olan Trabzon İl ve Ortahisar ilçe müdürleri ve de Gazi Anadolu Lisesi müdürü herhalde cevap verir. Bu olay öyle geçiştirilecek görmezden gelinecek bir olay değildir.
****
  Gazi Anadolu Lisesi konferans salonu girişindeki görüntüyü çizen, Trabzon Görsel Sanatlar İl ve İlçe Zümre Başkanı İslam Bahadır ise, “Bu resimleri hiç bir ücret talep etmeden oraya ben çizdim. Oradaki ‘aşk’ hemen yanında lale ile resmettiğim İstanbul’a duyulan aşktır. O vavlar Osmanlı hat sanatı örnekleridir. Ordaki kün ve içine çizilen doğayla yüce Allah’ın yaratma ve kün ile yok edişini simgeler. Burada bir yere yaranma diye bir şey asla söz konusu değil. Burada Osmanlı hat sanatı, milli ve manevî duygulardan başka hiçbir şey yok” dedi.
  Bu olayda suçlu veya eleştirilecek kişi o resimleri çizen değil, çizdiren zihniyettir. O resimler bir okulun duvarına değil, bir ibadethanenin duvarına çizilebilir ve çiziliyor da.  O resimlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir okulunun duvarlarına yapılması, siyasal İslam’ın eğitimde geldiği noktayı da ortaya koymaktadır.

 Kimler geldi kimler geçti!

  Dün öğle saatleriydi… İsmail Fandaklı aradı, “Abi, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu’nun durumu iyi değil” dedi… Ergun Ata’yı aradım, “Hastanede maalesef iyi değil” dedi…
vvvvv-024.jpgAhmet Şefik Mollamehmetoğlu ile uzun süre birlikte çalışmıştık. Kuzey Ekspres’i haftalık çıkardığım günlerde sağ kolumdu. Trabzon’da sayılı mektepli gazetecilerden biriydi. Cumhuriyet Gazetesi muhabirliği de yapıyordu, ancak kadrosu haftalık Trabzon Ekspres’te idi. Sonra, Kuzey Ekspres’i kurdum ve Ahmet Şefik’i genel yayın müdürlüğüne getirdim. Zaman zaman haber yüzünden tartıştığımız olmuştu. Siyasi olarak karşı fikirde olsak da, ortak paydamız Türkiye ve yerelde Trabzon idi. O da bizim gibi muhalif duruşta idi yani gazeteci idi.
  Trabzon medyasında son yarım yüzyılda gazetecilik yapanların hemen hepsini tanırım. Bir iki ismin tezgahında çalıştım, mesleği öğrendim. Çokları bizim tezgahta çalıştı. Kimilerinin önünü açtım, kimileri ile de kıyasıya rekabet içinde oldum.
Bu memlekette uzun soluklu gazetecilik, yazarlık yapmak için bilgi sahibi olmanın yanı sıra cengaver olacaksın ve şansın da yaver gidecek. Bir de çalıştığın medya kuruluşu iktidarla uyumlu olacak! Resmi bir medya kurumuna kapağı attın mı? Sağlamdasın. Ne stres yaşarsın ne de yarın maaş alıp alamayacağını düşünürsün. Özel sektörde ise bıçak sırtındasın! Çünkü çalıştığın gazete ve TV her an kapanabilir. Diğer yandan ise haber üretmek zorundasın. Üretmediğin anda yolcusun…
Bir zamanlar Türkiye’nin en güçlü gazetesi olan ve tirajı bir milyona dayanan Tercüman Gazetesi’nde bölge temsilcisiydim.  ‘Türkiye sallanır, Tercüman sallanmaz’ denilirdi. Tercüman’ın patronu ve patroniçesi iktidarla ters düştü, gazete kepenk kapattı. Biz de yolcu edildik.
Şimdi diyeceksiniz ki, ‘İktidara muhalif bunca gazete, TV var. Bunlar nasıl ayakta duruyor?’
  Bir iki istisna dışında hepsi mutlaka, bir cemaatin, tarikatın, siyasi bir partinin veya güçlü bir sermayenin desteğini arkasına alıyordur. İstisna olarak nitelendirdiklerimiz de iktidarın ablukası altındadır. Çoğu da bizim gibi can çekişiyordur!
Trabzon medyasından son çeyrek yüzyılda çok sayıda gazeteci orta yaşlarda bu dünyadan göçtü. Ziyad Nemliler, Mehmet Tanlar, Ayhan Kıyaklar, Orhan Kaynarlar, Suavi Kaptanlar, Ahmet Kayacıklar, Turgut Özdemirler ve daha çok sayıda kardeşimiz, arkadaşımız. Ve bu arkadaşlarımız, büyüklerimiz büyük sıkıntı ve zorluk yaşadı. Her günleri stres ve koşuşturma ile geçti. Bugün bizler de bu dünyadan göçen arkadaşlarımız gibi stres ve koşuşturma içindeyiz. Bu mesleği adam gibi yapanların maalesef kaderi bu! Bu dünyadan göçen arkadaşlarımıza bir kez daha RAHMET diliyorum.
Hasan Kurt

 
 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.