• BIST 110.418
  • Altın 328,292
  • Dolar 6,1779
  • Euro 6,7870
  • Trabzon 21 °C

Gelmeyen TREN hayalleri

Eray Altındaş

  Geride kalan Cuma akşamı Elazığ’da yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyorum… Yakınlarını yitirenlere de  Allahtan sabırlar niyaz ediyorum… Rabbim bu millete başka acı yaşatmasın deyip bugünkü konuma geçeyim…  
 
Bu şartlarda karşınıza Trabzon’u ilgilendiren bir yazı ile gelmek hoşuma gitmiyor… Ama tarih ve spor kentinde  kiminle konuşup bir sohbette tutuşsanız konu dönüp dolaşıp önce Trabzonspor’a ardından da söz verilip de yapılmayan projelere geliyor.
 
Neresinden bakarsanız bakın  tam 15 yıldır tarih ve spor kenti olarak bilinen Trabzon Tren ile yatıp kalkıyor… İktidar kanadından bu şehre kim gelirse gelsin, hangi makamda olursa olsun vaatlerini sıralarken “demiryoluna” ayrı bir paragraf açıyor.
 
Sadece seçilmişler senelerdir döşenmeyen rayları dilendirmiyor… Atanmış veya bölgedeki oda başkanları da her platformda “Kara trenin” önemini anlatıp, hayata geçirilmesi için uyarılarda bulunuyorlar… Bölgenin makus talihini yenmesi için tren olmaz olmaz diyorlar.
 
Demiryolu için bir tek Trabzon hasret çekip yol gözlemiyor… Batıda  Giresun, doğuda Rize “Bize gelmeyen tren çok kazandırmaz” türünden yaveliklerde bulunsalar da aslında “ Bizde isteriz” diyorlar.
  Yeri gelmişken belirteyim; şu sıralar iktidarın aklında “Kanal İstanbul” varken ve üstelik bu ekonomik krizde tren yolunun bu gün yarın ihalesinin yapılacağını dair fazla hayal kurmayın. Şayet bir yabancı firma projeye talip olmaz ise, rayların döşenmesi daha çok uzun yıllar alabilir. 
                                             ********

  Neyse biz yine de projenin iyi  tarafına bakalım…Tren; Doğu Karadeniz Bölgesi’nde nereye varırsa varsın, nereden geçerse geçsin, il ve ilçelerde çok fazla olmasa da uğradığı yerlerin yeniden şekillenmesine bir nebze olsun katkı sunacaktır.
Ama  işsizlik bitecek… Gençler başka illere çalışmak için gitmeyecek… Esnafın işi artacak, parası olan yerli veya yabancı yatırım yapmak için bölgeye akacak, diye düşünmek çok doğru değil… Şayet rayların yanında üretim “ağları” olmaz ise trenin getirisi kim ne anlatırsa anlatsın, “devede kulak” kalır… Trabzon da  “tek kanatla uçmak” için debelenip durur.
 
Hele ucuzluk olacak, fiyatlarda rakamlar aşağıya doğru inişe geçecek, çarşı-pazara bereket yağacak diye düşünmekte yanlış… Bu gün doğuda trenin gitmediği hemen hemen il ve ilçe yok gibi… Ne yazık ki, bu şehirlerde etiketlerin yönü hep yukarıya doğru. Örnek Erzurum…
                                                *********           

  Şu gerçeğin altını çizelim…Ticarete savaşlarının kızıştığı ortamda demir yolunun önemi artacak…Uzak Doğu’dan kalkıp,  Avrupa’ya gidecek olan Tren güzergahı Türkiye üzerinden, Marmaray’dan geçip Avrupa’da Gara girecek… Yani yağmasa da gürleyecek…
Bunun yanında “Kara terinin” artıları olduğu yerde eksileri de mutlaka olacak… Mesela tren geldiğinde karayoluyla kargo taşımacılığı yapan bazı şirketler zorlanacak… 
Açık söylemek gerekirse… Otobüslerle şehirler arası yolcu taşıyan firmalar ve nakliyecilik yapanlar… Kamyoncu esnafını sıkıntı basacak.
Şu anda ortada fol ve yumurta yokken, bu günden tren gelirse Trabzon kalkınır demek doğmamış çocuğa don biçmeye benziyor… Hele Diyanete ve Kanal İstanbul’a ayrılan bütçe, Türkiye’deki tüm projelerin dört katına tekabül ediyorsa… Siz yine de fazla hayal kurmayın, sonra sükutu hayale uğrarsınız… Demedi demeyin.

KTÜ’de bal tutan ‘havuduyla’ yalıyor

  Dünya’da üniversiteler yetiştirdiği bilim adamlarıyla anılırlar… Başında da insanlığını hayrına yaptıkları bilimsel çalışmalarla takdir edilirler… Bilim yuvası olarak çevrelerinde hep saygı görürler… 
Mavi kürde  üniversiteler “icatlarıyla” gündem olurken,  bölgemizde 65 yıllık KTÜ ise “eş dost”  yapılan “kıyak” ile  gündeme geliyor… Üniversitede bilime katkı sunmak için maaş alanlar, tam tersi akrabalarını işe almakla kafalarını yoruyorlar…
Öyle ki, kızların, ardından damatlar, yetmemiş gelinlerini bile KTÜ’de kadrolar vermişler… Tamam bal tutan parmağını yalar da, ama  KTÜ’de bu yapılana dense dense “havuduyla yalamak” denir… 
Şunu merak ediyorum… Dışarıda çift diplomalı üniversiteli milyonlarca genç hak ettikleri halde işsiz gezerken, kızlarınızı, damatlarınız, gelinlerinizi işe alırken hiç mi vicdanız sızlamıyor? 

Deprem

  Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu bırakın vatandaşları, Dünya’da bile sağır sultan işitti… Tek duymanlar ise ülkeyi yönetenler… Anlaşılan o ki, bundan 21 yıl önce milletçe yaşadığımız felaketten ders çıkartılmamış…   
Bilim adamları yıllardır “büyük bir deprem her an olabilir” diye bangır bangır bağırıyorlar… Ama kimse kulak kabartmıyor “dediğim dedik çaldığım düdük” deyip bildiğini okumaya devam ediyor.
 
Millet, bu kış kıyamette ısınamadığı için battaniyenin altında, en ufak sarsıntıda yerle bir olan kerpiç evlerde yaşam mücadelesi verirken, birileri de asrın projesi deyip deprem bölgesindeki İstanbul’un karnını yarmak için 75 milyar TL harcamaya kalkıyor… Allah milleti korusun.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.