• BIST 101.566
  • Altın 261,264
  • Dolar 5,6804
  • Euro 6,3745
  • Trabzon 22 °C

Genç, ‘ağırlığını’ koydu!

Yer KULAK

   Ortahisar Belediye Başkanı ve başkan adayı Ahmet Metin Genç, Belediye çalışanları ile bir araya geldikten sonra sahaya indi ve Ortahisar ilçesindeki siyasi partileri, dernekleri, vakıfları, sendikalar, meslek odalarını ziyaret etmeye başladı.

genc.jpgAhmet Metin Genç, bu gidişle Ortahisar’da çalmadık kapı bırakmayacak gibi. Gittiği yerlerde yaptıklarını ve yapacaklarını anlatan Ahmet Metin Genç, ağırlığını hissettirmeye başladı. Seçilmeme gibi bir kaygısı olmadığını söyleyen Ahmet Metin Genç, ‘Hemşerilerimden aldığım olumlu tepkilerin sandığa yansıyacağına inanıyorum’ dedi. 

Akyüz, mahallelerde!

Millet İttifakının Ortahisar Belediye Başkan adayı Salih Akyüz, çarşı- pazar ziyaretlerini sürdürüyor. Vatandaşın geçim sıkıntısı çektiğini, dertli ve tepkili olduğunu söyleyen Akyüz, ‘Esnaf, memur, işçi, emekli, köylerde yaşayanlar, sokakta iş bulmak umuduyla gezen vatandaş çaresiz, eski günleri özlüyor.

akyuz-001.jpgBelediye hizmetlerinden şikayetçi. Ben de o zaman hükümete ve belediye yönetimlerine sarı kart gösterin, diyorum. Vatandaşta göstereceğiz, diyor’ dedi. Akyüz, önümüzdeki günlerde Ortahisar’ın önceleri köy statüsünde olan 38 mahallesine gideceğini söyledi.

Aksoy, Beşikdüzü’nde!

İYİ Parti Büyükşehir belediye Başkan adayı Prof. Dr. Atakan Aksoy, dün önce Beşikdüzü ilçesine gitti. CHP ilçe teşkilatını ziyaret etti, başkan adayı Ramis Uzun ile görüştü.

aksoy-005.jpgBüyükşehir Belediyesini eleştiren Aksoy, ‘Benim çalışanlarla evine ekmek getirmek isteyenlerle asla sorunum olmaz. Herkes işinin başında olacak. Başkan seçilirsem, tüm Trabzonlulara söz veriyorum, belediyede üretime yönelik kuracağımız şirketlerde, işletmelerde daha fazla insan çalışacak. Bizim üreten ve eşit hizmet veren bir belediyecilik anlaşımız var’ dedi.  

Zorluoğlu toparlıyor!

AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Zorluoğlu’nun ekibinde yer alan bir isim geçenlerde, parti teşkilatının dağınık olduğunu söylemişti.

zorluoglu-021.jpgZorluoğlu da bu olayın farkına varmış olacak ki işe dört elle sarıldı ve teşkilatları kısa süre içerisinde toparladı. Zorluoğlu önceki gün Maçka ilçesinde idi. Seçim irtibat ofisinin açılışına katıldı, kürsüye çıktı kısa bir konuşma yaptı, partililerden ve vatandaşlardan alkış aldı.
 Başkan aday adayları yardımcılıklara soyundular!

AK Parti’den Trabzon Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarına aday adayı olan çok sayıda isim, ilçelerde belediye meclis üyesi olmanın yanı sıra ilk sıralarda yer almanın hesabını yapmaya başladılar. AK Parti il yönetiminden bir isim, ‘Başkan aday adayı olanlar, şimdi de Büyükşehir belediye meclisine girmeye çalışıyor. Kimileri başkan yardımcılığı kimileri de komisyonlarda başkanlık yapmanın planını yapıyor’ dedi. 

‘Şeytan’ Burhan!

Trabzon’un en meşhur, en palavracı, en hızlı, en romantik, en işini bilir taksicisi kimdir, dense tanıyanlar tartışmasız Burhan Bektaş’ı işaret eder.
Trabzon’a yıllar önce gelen özellikle orta ve ileri yaşlı kadın turistler, Burhan Bektaş’ın hizmetinden o kadar memnun olurlardılar ki, Bektaş’ı ülkelerine davet ederlerdi.
Burhan da hanımından korktuğu için, bin bir gerekçe uydurup davetleri geri çevirirdi. 
Dün sabah Usta Otel’e uğradık. Baş patron Hüseyin Usta, göz kamaştıran spor giysileri, sevecenliği ve gür sakalı ile farklı bir görüntü veriyordu. Gerçi Hüseyin abimiz, oldu olası giyimine kuşamına dikkat eder, kendisiyle sohbete gelenleri başköşede oturturdu. 
Hüseyin Usta, ‘Az işim var beş dakika sonra geliyorum. Sakın gitme’ diye uyarıda bulundu ve otele girdi. Biz de, Usta turizme yöneldik.
Otel müdürü Şener Eyüboğlu, Tayfur Ustaömeroğlu ve nam-ı değer şoför Burhan masanın kenarındaki sandalyelerde oturuyor. 
Şener’in ve Şoför Burhan’ın bulunduğu ortamda, fıkralar ve yaşanmış hikayeler ortaya dökülür!
Burhan sazı eline aldı ve başladı anlatmaya;
‘Bizim İsmet Kalafatoğlu, yıllar önce Ankara’dan sosyetik bir gurubu Trabzon’a davet eder. Ankara’dan İsmet beyin hanımı dahil 15-20 kadın Trabzon’a gelir, otele yerleşirler. Hiç unutmam öğle vakti. Kadınlar, kuru fasulye yemek için Çayeli’ne gitmek isterler. İsmet bey, ‘Çayeli’ne gitmeye gerek yok. Bizim Burhan Çayeli’ne gider Hüsrev’in oradan kurufasulye getirir’ der ve bana döner, ‘Burhan, Çayeli’ne git 20 porsiyon kurufasulye, sütlaç al gel’ diye talimat verir.

seytan-burhan.jpgBen de, ‘Olsun İsmet bey, tamam’ dedim. Ne yaptım, biliyor musunuz?’
Burhan, bizim cevabımızı almadan anlatmaya devam etti...
‘O zaman yerli bir arabam vardı. Çalıştırdım, otelin önünden İskele caddesine doğru giderken, kurufasulye yemeğini Çömlekçi’den mi Moloz’dan mı alayım mı dedim. Çömlekçi’ye indim. 20 porsiyon yoktu. Moloz’a gittim. 20 porsiyon kurufasulye aldım ve otele geldim. İsmet bey de, ‘Ben size demedim mi Burhan, gözlerinizi açıp kapayana kadar Çayeli’ne gider gelir. Kadınlardan bana bir iltifat. Ben de ciddi ciddi, siz isteyin aya giderim falan dedim. Kadınlar, kurufasulyeyi o kadar beğendiler ki, teşekkür üzerine teşekkür gelmeye başladı. O sırada İsmet bey, beni dışarı çağırdı, ‘Burhan, yemeği nereden getirdin? Meydan’dan mı Çömlekçi’den mi? Hiç değilse beş on dakika daha geç gelseydin’ dedi’...
Şoför Burhan da, hikaye çok… Sıkıntılı ve stresli günlerde, yalan da abartı da olsa bu tür hikayeler insanı biraz rahatlatıyor. Biz de okurları az da olsa rahatlatmak için Şeytan Burhan’dan yaşanmış bir hikayeye köşemizde yer verdik. 

****************

Her zaman söylediğim şeydir. Bir devleti yönetmek büyük sözler söylemek, uçuk şeyler vaat etmekle alâkalı bir şey değildir. Bir devleti yönetmek hayatın on bin yıllık basit yasalarını insandan yana kollamak, var olan sistemi etkin bir denetim mekanizmasıyla sürekli denetlemek, gelişme ve ilerleme için sonuna kadar insanlığın yeteneğine, bilgisine ve aklına açmakla alâkalı bir şeydir. Yani bir devleti yönetmek o ülkede maden ocaklarının çökmemesini sağlamak, vagonların tren raylarından savrulmamasını sağlamak, yapılan yolları çökmeyecek standart inşa etmek, yağmur yağdığında şehirlerin Venedik’e dönmemesini sağlayacak bir altyapı kurmak, binaların depreme ve doğal felaketlere karşı dayanıklı standartta yapılmasını sağlamaktır. Hiç kimse bir iktidardan uzaya neden mekik göndermediniz diye hesap sormaz. Ama insanlar bu şehirler neden her yağmur yağdığında göle dönüyor, diye makul soru sorarlar. İktidarların görevi o ülkedeki bütün insanlar için en makul olanı yapıp denetlemektir. Sırf kendi iktidarının lehine halktan topladığı vergilerle hayatı yamultmak değil. 
(Metin Kondel)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.