• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Trabzon 9 °C

GENÇLİK

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Türkiye gibi genç nüfusun baskın olduğu bir ülkede gençliğin durumu nedir, nasıl bir dünyada yaşarlar… Bazen en yakınınızda olsalar bile gençliği anlamak ve yorumlayabilmek kolay bir iş değildir. Ülkenin içerisinde bulunduğu sosyal ve siyasal koşulların etkisinde yaşanmakta olan her şey, doğal olarak gençlerin de düşüncelerini, davranışlarını ve tepkilerini etkilemektedir.

Bugünkü gençliğin içerisinde bulunduğu durumun tanımlanmasında doğal olarak alınması gereken bazı referanslar olabilir. Örneğin “bizim zamanımızda… ” gibi; ancak bu türden değerlendirmelerin kendi kuşağınıza ait çevrelerce kabul görmesinin dışında fazlaca bir anlamı olmayacaktır. Ayrıca her dönemin kendine has özellikleri ve koşulları farklı olduğundan insan tercihleri de doğal olarak farklı olacaktır.

İşim gereği belirli bir eğitim düzeyine ulaşmış gençler ile iletişim halinde olmanın dışında toplumun hemen her kesiminden genç insanlar ile de günlük yaşam içerisinde ister istemez iletişim halinde oluyoruz. Hemen her kesimden genç insanların yaşama bakış açıları ve beklentileri göz önüne alındığında 15-25 yaş arasında yer alan gençlik için genel bir sınıflandırma yapılabilir.

 

EĞİTİMSİZ BIRAKILANLAR

Büyük ölçüde kırsal kesim kökenli olan bu grup gençlik; aile önderlerinin de yönlendirmeleri ile temel eğitimi yarım yamalak tamamlayıp, iş hayatına atılma peşindedirler. Büyük ölçüde ekonomik sorunlar içerisinde kalan aile yapısından gelen bu insanlar, 10-15 yaşları arasında girdikleri iş yaşamında boğaz tokluğuna çalışmaya ve eve yük olmamak üzere sorunlarla dolu bir yaşama adım atarlar. Sanayide çıraklık, restoranlarda garsonluk, inşaat işçiliği, kargo kuryeliği, tezgâhtarlık vb. gibi geçici statüde olan meslek grupları, büyük ölçüde yeterli temel eğitim alamamış genç insanlar tarafından yapılmaktadır. 

Devletin koruyuculuğuna en çok muhtaç olan bu kesim için çoğunlukla iş işten geçince fark ediliş olur. Medyada yer alan dramatik haberlerin büyük çoğunluğunda bu grup gençlerin adı geçer. Ya “bonzai” koması, ya intihar, ya da kavga sonucu ölümlerde, eğitimsiz bırakılarak yaşama tutunma yolunda hep kendi başına bırakılmış olan bu gençler yer alır. Yaşama tutunabilenler için, arabesk müzik dinlemek, ucuz TV dizilerinden hayal dünyası yaratmak, maçlarda taraftarlık yapmakla mutlu olmaktan öte durak yoktur maalesef.

Dolayısıyla eğitimsiz bırakılmış olan bu genç insanlar için öncelik; kendi dünyalarına el uzatabilen, kendileri ile aynı dili konuşabilenlerdedir. Bu dil; biraz arabesk, biraz mafya, biraz inanç, biraz da isyandan oluşur. Bu dili bu ülkede en iyi kim konuşmayı becerebilir dersiniz? Bu ülkede acıyı ve yoksulluğu en iyi pazarlayanlar ve kendi geleceklerini gençliği eğitimsiz bırakmakta görenler ile eğitimsiz gençler arasına girmenin yolunu bulmak ciddi bir aydın sorumluluğudur. Bu ülkede aydınların içerisine düştüğü en büyük tuzaklardan bir tanesi de, medyada ve TV ekranlarında papyon kravat ile varoşların kalkınmasından ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinden bahsetmektir. İşin hazin yönü hala kendisini sol diye göstermeye çalışan parti sözcülerinin bile (bırakın parti politikasını), eğitimsiz bırakılmış gençlerden ne kadar uzakta olduğunu maalesef bilmiyor olmalarıdır.

AKP’nin bu ülkede açtığı en büyük yaralardan bir tanesi “eğitimsiz bırakılmış gençlik” kesimidir. Zor koşullarda boğaz tokluğuna çalışmak zorunda bırakılan ve yaşamı arabesk bir çerçevede algılamanın dışında hiçbir şey bilmeyen bu insanların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur ve her geçen gün sayıları da artmaya devam etmektedir. Sadece bu günah bile bu genç insanları bu duruma düşürenlere yeter. Çözüm? O kadar çok ki… Yeter ki sevgi, paylaşım, ahlak ve bilimsel planlama ile giriş yapalım; gerisi kolaydır.           

 

AVM GENÇLİĞİ

Alış veriş merkezi (AVM) ile sembolize edilebilecek bu kesim genç insan, ailesinden veya yakınlarından aldığı az ya da çok destekle fazlaca maddi sorun yaşamayan ve sadece günü geçirmek üzerine plan yapanlar olarak nitelendirilebilir. Bu özellikte yer alan bu insanların en büyük destekçileri (maalesef) aileleri olduğu için, iş bulmak ve çalışmak konusunda fazlaca ısrarcı olmadıkları söylenebilir.

AVM gençliğine mensup olanlar için iyi bir eğitim-öğretim almak ve bilim, kültür, sanat gibi alanlarda birikim sahibi olmak gibi bir yöneliş söz konusu değildir. Marka düşkünlüğü, moda, giyim kuşam öne çıkan özellikler olup, genellikle saç stilleri her şeyi açıklamakta yeterli olur. Kafeteryalar ve caddeler zamanın büyük bölümünün harcandığı mekânlar olarak tercih edilir. Sohbetler ve arkadaşlık ilişkileri büyük ölçüde sanal dünya odaklı olup, çok fonksiyonlu cep telefonlarına esir düşmüş davranışlar hemen her yerde kendisini belli eder.

Arabesk-break arası bir yerde konumlandığı bilinen AVM gençliği için, her şeyi kolay elde edebilmek en önemli amaçtır. İçlerinde sıradan lise ve üniversite bölümlerinde (2 yıllık okullar vb.) öğrenim görenlerin de bulunması, bu kesimi bir ölçüde eğitimsiz bırakılmış gruptan ayırmasına karşın, gelecekte tekrar bilinçlenme ve asgari değerleri edinme olasılığı açısından eğitimsizlere göre şansları daha azdır. Zira yaşamı bütün değerleri ile yaşadıklarına inandıkları için çoğunluğunda geride kazanılacak ya da edinilecek fazla bir şey kalmadığı konusunda kesin bir kanı vardır.  

AVM gençliğinin kendine güvenen ve sağlam temeller üzerinde iyi bir gelecek kurmasında en büyük sorumluluk ailelerine düşmektedir. Zira gelecekte aile içerisinde yaşanabilecek güvence zafiyetinde dramatik sonuçların ortaya çıkması olasılığı vardır. Bunun örneklerini ben yakın çevremden ve Trabzon’daki yakınlarımdan bizatihi bilmekteyim.

 

ÖĞRENİMLİ GENÇLİK

Hepimizin de umudu olan bu kesim için söylenecek şeyler daha farklıdır. Büyük ölçüde yaygın ya da örgün üniversite öğrenimi almakta olan bu kesim için, yaşamın analiz edilmesi ve geleceğin planlanması daha bir rasyonel olarak yapılmaktadır. Siyasi görüşlerinden kültürel özelliklerine kadar oldukça geniş bir yelpazede yer alan bu genç kesim için öncelik üniversite diplomasına sahip olmak, bu sayede iyi kötü bir iş güvencesine sahip olmaktır. Eleştirilebilecek pek çok şeye rağmen, öğrenim görmekte olan bu genç kesim; teknolojiyi önemli ölçüde tanıyan, bilgiye ulaşmayı bilen, bilginin değerini bilen, yabancı dilin önemini kavrayan, saygılı ve toplumunu iyi tanıyan önemli bir toplum bileşeni olarak içimizde yer almaktadır.

Bu kesimin yüksek siyasi duyarlılık taşıması, toplumsal sorunlar karşısında tepki vermesi, daha iyi bir gelecek adına aktif olması son derecede doğaldır ve olmalıdır. Zira insanın iyi yetişmesi için mutlaka zıtlıklar içerisinde kalması ve her şeyi yaşayarak öğrenmesi çok önemlidir. Günümüzde pek çok alanda öne çıkan şahsiyetlerin, öğrencilik yıllarında aktif siyasetin içerisinde oldukları ve önder kişiliğe sahip oldukları unutulmamalıdır. İşin bu yönü nedeniyle öğrenim gören öğrencilerin (hak ve hukuk ölçüsünde) siyasi faaliyetlerde bulunmalarında yarar vardır. Bizim üniversite yıllarımızda “ot” tabir edilen ve siyasi görüş taşımanın çok uzağında kaldıkları için oldukça aşağılayıcı bir tanımlamaya maruz kalanlar aklıma geldikçe, gençlik adına kendimi tutamıyorum doğrusu.

Heyecan, çevreye ve topluma karşı duyarlılık, dayanışma, özgür düşünce ve tabii ki sorumluluk iyi bir öğrenimli gencin taşıması gereken temel özelliklerdir. Bütün bu özellikleri besleyen en önemli unsur ise “o-ku-mak”tır. Her zaman söylediğim gibi “Raskolnikov” u tanımayan bir üniversite öğrencisi olmamalıdır. Çağdaş edebiyatı okumayan, Eco’dan, Auster’den haberi olmayan bir üniversite öğrencisi kesinlikle eksiktir.

Öğrenimli gençlik için en büyük tehlike; her türden siyasi güç odaklarına alet olacak şekilde kullanılmaktır. Bu tehlikeyi sezenler hepimiz için yarınların güvencesi olmaya adaydır.

    

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.