• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 15 °C

Gitsin, bir daha gelmesin…

Eray Altındaş

Beklenenin altında gerçekleşen bir hasat dönemi veya umut edilenin çok gerisinde kalan bir yıl için eskilerin söyledikleri güzel bir söz var, “Gitsin bi daha gelmesin…” 

İşte İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimindeki Trabzonspor da, görmek istemediğimiz kötü sezona imza attı! Ve Trabzonspor onca transfere, harcanan milyonlara rağmen geride kalan sezonun her dalında FİYASKO yaşattı…

***  

Öncelikle bilmenizi isterim ki, şu anki yönetim tarafından yapılan hataları, yanlış uygulamaları ve DİBEVURUŞUN nedenlerini bu adada tekrar dercetmek bizim de hoşumuza gitmiyor… Ama gelinen nokta ve geride kalan her günden ders almamız gerekir diye düşünüyoruz!

O yüzden geçmişin defterini yeniden açmak şart oldu diyoruz…

***  

Bordo mavililerde AHENGİN bozulduğunu,  Başkan Hacıosmanoğlu yola çıktığı arkadaşları tarafından terk edildiği gün su yüzüne çıktı…

Başkanın kimseye sormadan, ben yaptım oldu anlayışındaki icraatları, istifaların başlıca nedeni oldu!

***

Başkan Hacıosmanoğlu’nun kendisinden önce görev yapan Sadri Şener’i ‘kulübü aşırı borçlandırdı’ diyerek mahkemeye vermesini görmezden gelmek mümkün değil… Kulübün borç batağına sokulduğunu söyleyen Başkan Hacıosamanoğlu’nun bu gün yaptığı hesapsızca transferler yüzünden dünden daha kötü bir mali durumun içinde debelenen Trabzonspor’un kendi eseri olduğunu hatırlatmadan geçmek doğru olmaz!  

***

Trabzonspor’daki ÇÖKÜŞÜN ilk ayak seslerini televizyon ekranlarından işittik… Şık olmayan bir şekilde Takımın başındaki teknik adam Tolunay Kafkas’ın kovulduğu açıklandığında şaşırdık…Sonra görevine son verilen Kafkas’a milyonlarca lira  tazminat ödendiğini duyduğumuzda  da şaşkınlığımız bir kat daha arttı..

***

Tolunay’dan sonra takımın başında hoca varken, yönetim ve başkanın kendi kafalarına göre yaptıkları transferlerin, kulübe getirdiği borç yükünün yanında, bir önceki sezon ligi dördüncü bitiren kadronun elden çıkartılmasını hala anlaya bilmiş değiliz… Üstelik milyonlar vererek ikna edilip gelenlerin, gidenlerin yerin dolduramadığını şu anki tablo çok net ortaya fazlasıyla koydu…

***

Lig başlamadan önce yere göğe sığdırılamayan ve “ Dünyanın en iyi hocası”  diye lanse edilen Boşnak Vahid Halilhodziç’in ardı arkası kesilmeyen istekleri daha dün gibi… Hele Halilhodziç’in başkan ve yönetimine  “posta koyarcasına ” basının önüne çıkarak  “ Bana yeni transferler yapmasınız çeker giderim” sözleri hala kulaklarda çınlıyor…

***

Sezon başında “yıldız” olarak gösterilen transferlerin birçoğunun oynamadan veya tribünde oturarak para kazanmaları nasıl izah edilir doğrusu merak ediyoruz… Hele transferlerin birçoğunu gerçekleştiren Hacıosmanoğlu’nun,   “ Şampiyonluğa oynayan bir Trabzonspor oluşturduk… Şayet ligin ilk devresinde hedeften uzakta kalırsak başkanlık koltuğunda oturmak bize haram olsun ” sözünü unutmak mümkün değil!  

***

Bu iç karartan “ Kara mizah” türündeki olumsuzlukları çoğalmak mümkün… Bizimde bir yerimiz ve sınırlarımız var…

Bir Trabzonlu ve altı şampiyonluk görüp yaşamış bir Trabzonspor sevdalısı olarak, ”Gitsin de bi daha gelmesin”  demeyim de ne dercedeyim!.. Siz söyleyin biz de yazalım…

 

Yabancı transferi

Bu gün Türkiye liglerinde top koşturan yerli ve yabancı futbolcular hakkında bir fikir sahibiyiz... Ama yurtdışında top koşturan yabancı futbolcular için aynı durum söz konusun değil… Deyim yerindeyse kapalı kutu gibiler…

***

Şöyle arkaya baktığımda, Trabzonspor’a  “ Dünya yıldızı” diye transfer edilen kimler gelip geçmemiş ki…

Mesela,  gidenlerden akla ilk gelenler Colman, Cale ve Alanzinho

Adamalar gelirken de parayla, giderken de aynı şekilde cüzdanlarını doldurup gitmişler…

 ***

Netice-i kelam, Yabancı oyuncu alımlarında çok dikkatli olunmalı!..Geçmişten ders çıkartılmalı…

Futbolda yolun sonuna gelmiş, sahada sadece isimleri kalmış oyuncular kesinlikle transfer edilmemeli…

Sonra acısını hep birlikte çekiyoruz!

 

Üçü birden üç koldan!

Ligde son düdük çalmadan Trabzonspor’da başlatılan transfer hareketliliği bu günlerde tam gaz sürüyor… Bir yandan Teknik Direktör Ersun Yanal,  bir yandan Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu,  öbür tarafta ise Süleyman Hurma… Sizin anlayacağınız üç silahşor iş başı yapmış durumdalar…

*** 

Transfer işinde yerli veya yabancı oyuncularda son söz Teknik Direktör Ersun Yanal’a bırakılmalı…

Neden derseniz… ligler başladığında, “Ak koyun, kara koyun” ortaya geldiğinde sevabı da günahı da bir kişiye yüklensin diye..

***

Geçmişteki gibi teknik direktörün bilgisi dışında gerçekleştirilen transferlerin sonucunda Hoca “bu futbolcuları ben istemedim… Haberi olmadan transferler yapılmış” sözlerine meydan verilmemeli… En azından suçlu kim belli olur!

 

Hakan ve Bursaspor

Meraklanmayın kaleci Hakan’ın Bursaspor’a gittiği yok… Ama bu iki isim Trabzonspor’un teselli kaynağı oldu dersek abartmış olmayız…

***

Sezonun son düdüğü çalınca ortaya çıkan manzarayı kim nasıl açıklayacak doğrusu merak ediyorum… Ligin dördüncü büyüğü koca Trabzonspor, PTT Birinci liginden dün çıkan Başakşehir’in peşinde beşinci oldu!

***

Ligde İstanbul takımların arkasından nal toplayan, sahada oynadığı futbol ile taraftarlarını üzen Trabzonspor bu gün Avrupa’ya gidebiliyorsa,  bunu milyonlar vererek takıma katılan “sönmüş yıldızlarına ” borçlu değil… Bordo mavilerin yöneticileri yatsın kalksın önce kalecisi Hakan Arıkan’a, sonrada Bursaspor’a şükretsin!  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.