• BIST 101.447
  • Altın 275,277
  • Dolar 5,6965
  • Euro 6,2970
  • Trabzon 20 °C

GÖÇ YARASI

Azize Burgucu

  Prof. Dr. Suat Çağlayan, ‘Göç Yarası’ adlı eserinin arka kapağında ‘İnsanlık tarihinde en trajik olaylar savaşlar ve göçler sırasında yaşanır. İnsan doğup büyüdüğü ve kendisini ait hissettiği topraklardan kopararak bilip tanımadığı yabancı topraklara gitmek zorunda bırakan göç olgusu, ardından acı çekmiş insanlar, yürekleri yanık sevgililer ve birbirine hiç kavuşamayacak olan dostlar bırakır’ diyor.

  Gerçekten de, adına ister göç ister muhacirlik, ister sürgün, ister zorunlu göç deyin, ne derseniz deyin bu olay tarihin en trajik olaylarının başında gelir.

Suat Çağlayan ‘Göç Yarası’ adlı romanında, muhacirliği. mübadeleyi ve Karadeniz’deki göçü, müslim veya gayrimüslimlerin yaşadıkları dramı gözler önüne serer.

Çağlayan, 16 Nisan başı bölümün girişinde şöyle diyor;

  ‘Saffet’in birliği, Trabzon’un doğu ve arka bölümü olan Boztepe, Arafilboy, Değirmendere ve Şana’nın güvenliğinden sorumluydu. Aslında, Rus bombardımanı sürerken güvenliğin sözünü etmek bile kolay değildi ama oluşan kaos ortamında soygun ve talanlarını engellemek de çok önemliydi.

Bombardıman korkusu, Rusların hem sahil hem de Erzurum üzerinden ilerlemelerinin yarattığı panikle birleşince, halk gözünde mal mülk kalmamıştı. Trabzon içinde yaşayanlar çoktan toparlanmaya başlamış, para, altın, takı gibi değerli şeyleri özel torbalara yerleştirerek göçe hazır hale gelmişlerde. Bazıları çoktan yola çıkmıştı bile.

Saffet Çavuş’un taburunda Jandarma olan Yusuf, bir ara Cambur’a (Dolaylı köyü) muhacirliğe gitmemeye karar veren ailesini görmeye gitti.

Temel, oğluna güvenerek göç etmemiş olsa da çok kaygılı idi. Oğlunu görünce;

‘Yusuf durum nasıl?’ diye sordu. Kaç aydır Rus geliyor diye söyleniyor. Top atışları da son zamanlarda arttı. Gelecek mi şu Moskof?’

‘Baba durum çok kötü. Rize’yi Erzurum’u almışlar. Hem sahil yoluyla hemde şu arkadaki dağları aşarak Trabzon’a doğru geliyorlarmış. Of(ta ki Baltacı deresinde onları durdurmaya çalışmış bizim adamlarımız ama ancak yirmi gün dayanabilmişiz. Derenin suları azalınca Of’u geçmişler’…

Çağlayan, Rus işgal yıllarında, muhacirlikte görgü tanıkları ve anlatılanlar ve resmi kayıtlardaki bilgiler ışığında akıcı bir üslupla aktarır.

Suat Çağlayan hocamızın, ‘Göç Yarası’ adlı eserini özellikle Karadeniz bölgesinde yaşayan herkesin okumasını tavsiye ederim.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.