• BIST 107.661
  • Altın 151,653
  • Dolar 3,6970
  • Euro 4,3417
  • Trabzon 19 °C

Gökdeniz parayı mülke yatırdı!

Gökdeniz  parayı mülke yatırdı!

Trabzonspor’dan Rusya’nın Rubin Kazan Kulübüne transfer olan Gökdeniz Karadeniz, geçtiğimiz günlerde Trabzon’un Maraş Caddesi’nde 5 trilyon 200 milyar liraya 6 katlı bir bina satın almış.

Gökdeniz’in para trafiğini bayan bir banka müdürü yapıyormuş.

Gökdeniz’in bu banka müdiresi ile iş yapması, hayatında yaptığı belki de en akıllı ve mantıklı işlerden biri!

Trabzon kent merkezinde Trabzonsporlu topçuların epey mülkü var.

Hami Mandıralı Eski Adliye karşısında, Orhan Çıkrıkçı Uzun Sokak’ta birer bina satın almışlardı. Ogün’ün Uzun Sokak’ta,  Lemi Çelik’in Suluhan’ın altında, Şenol Güneş’in Eba Çarşısında işyerleri vardı. Diğer futbolcuların var mı yok mu bilmiyoruz.

Futbolcuların ve teknik adamların çoğunun Trabzon dışında mülkleri var.

Giray Bulak’ın Ankara’daki mülkleri dışında Kuşadası’nda çiftlik satın aldığını yazmıştık.

Mülk yatırımı iyi bir yatırım.

Hayırlı olsun!

 

“Büyükşehir olmanızı

tavsiye etmiyorum

 

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Trabzon’un Büyükşehir Belediyesi olmakla hiçbir avantaj elde edemeyeceğini söylemiş.

Durak, “Biz Büyükşehir olduğumuz için pişmanız. Olmasaydık daha iyi olurdu. Çünkü bir yerde iki baş olmuyor. Bu uygulama er geç kaldırılacak. Büyükşehir olunca gelirler biraz daha artıyor. Ama harcamada gelirden daha fazla oluyor. Trabzon çevresindeki belediyelerle birlikte tek bir belediye olursa daha iyi olur” dedi.

Aytaç Durak’ın, tek bir belediye formülünü Anavatan Partisi İktidarı döneminde yanılmıyorsam Fahrettin Kurt gündeme getirmişti. Hatta, yasa bile hazırlamıştı. Ancak, o tarihlerde Anavatanlı ilçe belediyeleri buna karşı çıkmış. Yasa Mecliste görüşülmemişti. Seçime gidilmişti.

Trabzon’un Büyükşehir Belediyesi olması ile geliri artar mı?

Büyükşehir Belediyelerinde gelirin artması o yörede toplanan vergilerle ilgili olduğunu sanıyorum.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, bir TV programında Adana’daki büyük fabrika ve şirketlerin merkezinin İstanbul ve Kocaeli bölgesi olduğunu belirtmiş ve hizmeti kendilerinin verdiğini buna karşılık gelir elde edemediklerini söylemişti.

Trabzon’daki büyük kuruluşların, mağazaların, bankaların vs. hemen hepsinin merkezi İstanbul ve diğer kentlerde!

Vergiler, o kentlerde ödeniyor. Trabzon’a pay yok.

Trabzon için yapılması gereken iş, Aytaç Durak’ın söylediği gibi tek belediye uygulamasıdır.

Trabzon’daki tüm belediyeleri tek çatı altına toplarsınız. O zaman Trabzon otomatik olarak Büyükşehir Belediyesi veya ana belediye olur.

Yönetim, planlama tek merkezden yapılır. İlçe ve beldelerde, merkez belediyenin atadığı kişiler işin başında olur vs.

İlçe ve belde belediyeleri bu değişikliğe olumlu yaklaşırlar mı?

Hiç sanmıyoruz.

Bu iş ancak, Ankara’da çözülür!

Ancak; Ankara bu aşamada bu işe sıcak bakmaz.

Çünkü, önümüzde yerel seçim var!

Parti kapatma

ile sorun çözülmüyor!

 

Türkiye’nin sıkıntılarını, sorunlarını parti kapatma ile çözümleyebilir miyiz?

AKP’nin 6 yıllık iktidarını masaya yatırdığımızda olumlu ve olumsuz onca görüş ve eleştiri getirilir.

Getiriliyor da!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP’nin  ''Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla kapatma istemiyle Mart 2008’de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.Başsavcı Yalçınkaya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında siyasi yasak isteminde bulunuldu.Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki yasak talebi başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olduğu dönemi kapsıyor.Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya iddianamede Başbakan Erdoğan'a geniş yer ayırdı.İddianamenin ekindeki yasak listesinin başında eski Meclis Başkanı Bülent Arınç da yer alıyor. Başsavcıya göre, Arınç'ın yaptığı pek çok açıklama da laikliğe aykırı.İddianamede, Mili Eğitim Bakanlığı'nın laikliğe aykırı bazı tutum ve davranışlara göz yumduğu öne sürülüyor.Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, iddianamede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında siyasi yasak istemi bulunduğunu açıklamıştı. Anayasa Mahkemesi, 14 Mart'ta açılan AK Parti hakkındaki kapatma davasının karar oturumlarına bugün başlayacak. Kapatma davasının kaç gün süreceği bilinmiyor.  Geçenlerde ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Paris, kararın, “Ağustos ayında bir Cuma akşamı açıklanabilecek” demişti. Kapatma davası Türkiye’de olduğu gibi dünya da yakın mercek altında! Önemli bir dönemeç! Dava görünen o ki; 1 veya 8 Ağustos ta sonuçlanacak! Bu süreçte TSK’nın komuta kademesinin belirleneceği Yüksek Askeri Şura toplantıları başlayacak ve 4 Ağustos’ta sona erecek. Şura da yeni komutanlar belirlenecek.

Anayasa Mahkemesi üyeleri, kapatma davası ile nasıl karar vereceklerini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Yargının vereceği karara elbette saygılıyız. Tartışılmasını da yanlış buluyoruz.

Yargı, diyelim ki partiyi kapattı!

AKP ve zihniyeti yok mu olacak?

Hayır. AKP gidecek YAKP gelecek! Geçmişte örneklerini gördük.

Kapatma ile AKP dağılır mı?

Sanmıyoruz. Çünkü TBMM deki çoğunluğunu kaybetmiyor.

AKP’nin kapatılması Türkiye’nin önünü mü açacak? Veya siyasette dinin kullanılmasını mı önleyecek?

Kesinlikle hayır. Ne ön açacak, nede cami eksenli siyaseti engelleyecek.

Kapatma; Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk demokrasisine, Türk halkına ne tür bir avantaj sağlayacak.

Bize göre, hiçbir şey kazandırmayacak.

O zaman AKP’yi neden kapatacağız!

İşte, asıl mesele bu!

Burada yapılması gereken iş;  Anayasal suç işleyenlerin cezalandırılması, siyasi yasak getirilmesi,  siyasete girmelerinin engellenmesidir!

Bunun düşünce veya fikir özgürlüğü ile ilgisi de yoktur.

Çünkü oyunu kurallarına göre oynayacaksın.

Demokrasi de, kurallı bir oyun!

Kuralı çiğneyen cezasını alacak.

Futbolda, kulüp dahi ceza işlese o kulüp kapatılmıyor. Sahası kapatılıyor, müsabakalardan bir süreliğine men ediliyor vs.

Futbolcu kural dışı eylem yaparsa ceza alıyor.

UEFA veya Ülke Federasyonları bir kitapçık hazırlamış. Orada her şey yazıyor. Kurallar madde madde belirtiliyor.

Kurulları değiştirme, işbaşına gelenlerin vereceği bir karar değil.

Ortak bir karar.

Her işbaşına gelen kural değiştirmeye kalkarsa, hiç kimse işin altından kalkamaz.

AKP’nin kapatılma davası ile bu örneklerin ne ilgisi var, diyebilirsiniz.

Bana göre, olay aynı.

O nedenle, kural dışı eylemlerde Kurum değil, kişi cezalandırılmalı!

AKP’de de kural dışı eylemde bulunanların, eylemleri ispatlanmışsa bu eylemleri gerçekleştirenlerin cezalandırılması daha isabetli olur, diye düşünüyorum.

Parti kapatmakla bu işin önü alınmaz!

Trabzonspor’dan Rusya’nın Rubin Kazan Kulübüne transfer olan Gökdeniz Karadeniz, geçtiğimiz günlerde Trabzon’un Maraş Caddesi’nde 5 trilyon 200 milyar liraya 6 katlı bir bina satın almış.

Gökdeniz’in para trafiğini bayan bir banka müdürü yapıyormuş.

Gökdeniz’in bu banka müdiresi ile iş yapması, hayatında yaptığı belki de en akıllı ve mantıklı işlerden biri!

Trabzon kent merkezinde Trabzonsporlu topçuların epey mülkü var.

Hami Mandıralı Eski Adliye karşısında, Orhan Çıkrıkçı Uzun Sokak’ta birer bina satın almışlardı. Ogün’ün Uzun Sokak’ta,  Lemi Çelik’in Suluhan’ın altında, Şenol Güneş’in Eba Çarşısında işyerleri vardı. Diğer futbolcuların var mı yok mu bilmiyoruz.

Futbolcuların ve teknik adamların çoğunun Trabzon dışında mülkleri var.

Giray Bulak’ın Ankara’daki mülkleri dışında Kuşadası’nda çiftlik satın aldığını yazmıştık.

Mülk yatırımı iyi bir yatırım.

Hayırlı olsun!

 

“Büyükşehir olmanızı

tavsiye etmiyorum”

 

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Trabzon’un Büyükşehir Belediyesi olmakla hiçbir avantaj elde edemeyeceğini söylemiş.

Durak, “Biz Büyükşehir olduğumuz için pişmanız. Olmasaydık daha iyi olurdu. Çünkü bir yerde iki baş olmuyor. Bu uygulama er geç kaldırılacak. Büyükşehir olunca gelirler biraz daha artıyor. Ama harcamada gelirden daha fazla oluyor. Trabzon çevresindeki belediyelerle birlikte tek bir belediye olursa daha iyi olur” dedi.

Aytaç Durak’ın, tek bir belediye formülünü Anavatan Partisi İktidarı döneminde yanılmıyorsam Fahrettin Kurt gündeme getirmişti. Hatta, yasa bile hazırlamıştı. Ancak, o tarihlerde Anavatanlı ilçe belediyeleri buna karşı çıkmış. Yasa Mecliste görüşülmemişti. Seçime gidilmişti.

Trabzon’un Büyükşehir Belediyesi olması ile geliri artar mı?

Büyükşehir Belediyelerinde gelirin artması o yörede toplanan vergilerle ilgili olduğunu sanıyorum.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, bir TV programında Adana’daki büyük fabrika ve şirketlerin merkezinin İstanbul ve Kocaeli bölgesi olduğunu belirtmiş ve hizmeti kendilerinin verdiğini buna karşılık gelir elde edemediklerini söylemişti.

Trabzon’daki büyük kuruluşların, mağazaların, bankaların vs. hemen hepsinin merkezi İstanbul ve diğer kentlerde!

Vergiler, o kentlerde ödeniyor. Trabzon’a pay yok.

Trabzon için yapılması gereken iş, Aytaç Durak’ın söylediği gibi tek belediye uygulamasıdır.

Trabzon’daki tüm belediyeleri tek çatı altına toplarsınız. O zaman Trabzon otomatik olarak Büyükşehir Belediyesi veya ana belediye olur.

Yönetim, planlama tek merkezden yapılır. İlçe ve beldelerde, merkez belediyenin atadığı kişiler işin başında olur vs.

İlçe ve belde belediyeleri bu değişikliğe olumlu yaklaşırlar mı?

Hiç sanmıyoruz.

Bu iş ancak, Ankara’da çözülür!

Ancak; Ankara bu aşamada bu işe sıcak bakmaz.

Çünkü, önümüzde yerel seçim var!

Parti kapatma

ile sorun çözülmüyor!

 

Türkiye’nin sıkıntılarını, sorunlarını parti kapatma ile çözümleyebilir miyiz?

AKP’nin 6 yıllık iktidarını masaya yatırdığımızda olumlu ve olumsuz onca görüş ve eleştiri getirilir.

Getiriliyor da!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP’nin  ''Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla kapatma istemiyle Mart 2008’de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.Başsavcı Yalçınkaya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında siyasi yasak isteminde bulunuldu.Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki yasak talebi başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olduğu dönemi kapsıyor.Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya iddianamede Başbakan Erdoğan'a geniş yer ayırdı.İddianamenin ekindeki yasak listesinin başında eski Meclis Başkanı Bülent Arınç da yer alıyor. Başsavcıya göre, Arınç'ın yaptığı pek çok açıklama da laikliğe aykırı.İddianamede, Mili Eğitim Bakanlığı'nın laikliğe aykırı bazı tutum ve davranışlara göz yumduğu öne sürülüyor.Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, iddianamede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında siyasi yasak istemi bulunduğunu açıklamıştı. Anayasa Mahkemesi, 14 Mart'ta açılan AK Parti hakkındaki kapatma davasının karar oturumlarına bugün başlayacak. Kapatma davasının kaç gün süreceği bilinmiyor.  Geçenlerde ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Paris, kararın, “Ağustos ayında bir Cuma akşamı açıklanabilecek” demişti. Kapatma davası Türkiye’de olduğu gibi dünya da yakın mercek altında! Önemli bir dönemeç! Dava görünen o ki; 1 veya 8 Ağustos ta sonuçlanacak! Bu süreçte TSK’nın komuta kademesinin belirleneceği Yüksek Askeri Şura toplantıları başlayacak ve 4 Ağustos’ta sona erecek. Şura da yeni komutanlar belirlenecek.

Anayasa Mahkemesi üyeleri, kapatma davası ile nasıl karar vereceklerini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Yargının vereceği karara elbette saygılıyız. Tartışılmasını da yanlış buluyoruz.

Yargı, diyelim ki partiyi kapattı!

AKP ve zihniyeti yok mu olacak?

Hayır. AKP gidecek YAKP gelecek! Geçmişte örneklerini gördük.

Kapatma ile AKP dağılır mı?

Sanmıyoruz. Çünkü TBMM deki çoğunluğunu kaybetmiyor.

AKP’nin kapatılması Türkiye’nin önünü mü açacak? Veya siyasette dinin kullanılmasını mı önleyecek?

Kesinlikle hayır. Ne ön açacak, nede cami eksenli siyaseti engelleyecek.

Kapatma; Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk demokrasisine, Türk halkına ne tür bir avantaj sağlayacak.

Bize göre, hiçbir şey kazandırmayacak.

O zaman AKP’yi neden kapatacağız!

İşte, asıl mesele bu!

Burada yapılması gereken iş;  Anayasal suç işleyenlerin cezalandırılması, siyasi yasak getirilmesi,  siyasete girmelerinin engellenmesidir!

Bunun düşünce veya fikir özgürlüğü ile ilgisi de yoktur.

Çünkü oyunu kurallarına göre oynayacaksın.

Demokrasi de, kurallı bir oyun!

Kuralı çiğneyen cezasını alacak.

Futbolda, kulüp dahi ceza işlese o kulüp kapatılmıyor. Sahası kapatılıyor, müsabakalardan bir süreliğine men ediliyor vs.

Futbolcu kural dışı eylem yaparsa ceza alıyor.

UEFA veya Ülke Federasyonları bir kitapçık hazırlamış. Orada her şey yazıyor. Kurallar madde madde belirtiliyor.

Kurulları değiştirme, işbaşına gelenlerin vereceği bir karar değil.

Ortak bir karar.

Her işbaşına gelen kural değiştirmeye kalkarsa, hiç kimse işin altından kalkamaz.

AKP’nin kapatılma davası ile bu örneklerin ne ilgisi var, diyebilirsiniz.

Bana göre, olay aynı.

O nedenle, kural dışı eylemlerde Kurum değil, kişi cezalandırılmalı!

AKP’de de kural dışı eylemde bulunanların, eylemleri ispatlanmışsa bu eylemleri gerçekleştirenlerin cezalandırılması daha isabetli olur, diye düşünüyorum.

Parti kapatmakla bu işin önü alınmaz!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.