• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 26 °C

GÖKTEN ÜÇ SİYAH TAŞ DÜŞTÜ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İngiliz bilim adamları yeryüzündeki tüm altın ve diğer değerli metallerin uzaydan geldiğini kanıtlayabileceklerini savunmuşlar.
Bu değerli metaller dünyaya meteor yağmurları ile geliyormuş. Ben söylemiyorum İngiliz bilim adamları söylüyor.
Sık sık değişen alışık olmadığımız hava koşulları, seller, aniden bastıran soğuk ya da sıcak hava şartları insanlığa “Neler oluyor. Eskiden böyle değildi” gibi soruları sorduruyor.
Bizler 2012 Aralık ayında Maya Kehanetini bekler olmuştuk. Hatırladınız mI?
Zamanın ve uzayın kalbinde kapı açılacaktı.
Evren yeniden doğacaktı.
Döngünün sıfır noktasına ulaşacaktık ve toplu ruhsal doğuş anı olacaktı.
Toplu ruhsal doğuş değil de toplu bunalım yaşadığımız kesin.
Bu acaba Maya Kehanetinin bugüne yansıması mıdır? En son Bingöl’de göktaşı düşmesiyle zengin olan Bingöl sakinleri göktaşını satmaya başladı.
Köylüler sattıkları taşlar ile hem borçlarını ödedi, hem de araba sahibi oldular.
Neredeyse civardaki her köy göktaşı bekler oldu.
Ruslarla ve Almanlarla irtibata geçebilecek kadar zehir akıllı olan halk, hayatlarında görmedikleri yeşil dolarla tanıştılar.
Anladık ki Bingöllü kesinlikle saf değil.
Ey Allah’ım taşa bile hayat verensin diyerek dua etmek sanırım bu olaya en güzel örnek olsa gerek.
Hayatları değişen köylü yeni göktaşını bekler oldu.
Kâbe’nin duvarındaki siyah ve parlak taş olan Hacer’ül Esved taşı da bir meteor parçası değil midir?
Hacılar tavaf esnasında her dönüşte bu taşa saygı gösterir. Çünkü kutsaldır.
Biri manevi kutsal sayılan bir taş, diğeri para getiren bir taş.
Babam maneviyatı çok yüklü olan Hacer’ül Esvetten her bahsettiğinde gözleri dolar. Hacdan getirdiği hac resimlerinin olduğu film şeridinde görmüştüm bu manevi taşı. İslam aleminin hacı olmanın ana felsefelerinden biri olarak kabul ettiği bu taşın önemi, aslında hikâyesinde gizlidir.
Hacer’ül Esvet taşının cennete indiği ilk anda bembeyaz olduğu fakat günahkârların taşı ellemesi ile karardığı söylenir.
Taşın Allah’a şirk koşanların üzerine geldiği söylenir.
Peki Bingöllülerde bir günah mı işledi?
Eğer günahları varsa sonrası nasıl nakite dönüşüverdi?
Bu ödüllü bir günah mıdır?
Ya da ödüllü bir bulmaca mıdır?
Bu taştan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız? Halife Ömer bin Hattap Hacer’ül-Esvet taşı için “Biliyorum ki sen faydası ve zararı olmayan bir taşsın. Allah’ın Resulünün seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim.”
Bingöllüler de göktaşını öpüp koklar oldu. Çünkü para getiren oldu.
Bingöl’ün bazı köyleri neredeyse taşa tapar oldu.
Fakir olduğuna inanan Bingöllü göktaşının onlarda yarattığı farkı yaşamaktadır.
Göktaşını bile avantaja çeviren köylü şimdilik mutlu.
Zengin olan köylü için şimdi şu önemli prensibi gözden geçirmek gerekir. “Toplum ve ülke yararını gözeterek hareket etmelisin”
Unutma! Göktaşı gelmediği sürece fakirsin.
Umarım ışığınız bir günlük olmaz.
Şu anda ödünç bir hayat yaşıyorsun üstelik de vergisini vermediğin.
Göktaşı gökten gelmiştir. Vergisi olmaz diyorsun ama haybeden gelen bir zenginlik de olamaz. En azından ben öyle biliyorum.
Öyle ki bakanın bile gündeminde olan ve Twitter hesabından anket yapacak kadar.
Sarıçiçek köylülerinin lehine çıkan sonuç ülkemin zahmet çekmeden, bedavadan yaşamaya ne kadar müsait olduğunun göstergesidir.
Her pencereden güne bakanlar olmalı ama sanırım Sarıçiçek köylüleri hep göğe bakacak.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.