• BIST 83.012
  • Altın 146,855
  • Dolar 3,7918
  • Euro 4,0437
  • Trabzon 8 °C

Gölge adamlar…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çözüm sürecine katkı sağlayacak bir liste hazırlanmıştı.

Toplamda 63 kişiden oluşan bir acayip karma. Hatırladınız mı bu heyeti?

Konuya ilişkin deneyimleri olduğunu zanneden en önemlisi de sözde toplumun itibarını kazanmış kişilerden oluşan yazar, akademisyen, sanatçı ve sivil toplum kuruluşundan oluşan bu heyet ne yaptı?

Bu heyet toplumun isteği ve nabzına göre mi hazırlanmıştı?

Hayır, biz istedik yaptık düşüncesiyle hazırlanmıştı tabii ki.

Evet toplumun “itibarını kazanan” bu isimler hangi sonuca ulaştı? Ayrıca hangi toplumun hangi ferdinin itibarını kazanmışlardır?

Bu itibar sahipler nasıl prestij sahibi oldular?

Birilerinin işaret etmesiyle mi güvenilir oldular?

İtibar kelimesi, olumlu duygu ve düşünce barındıran bir kelime değil midir?

Bu akiller için yapıcı, yararlı, lehte, müspet ve pozitif kelimeleri söz konusu mudur? Sadece onları inceleyin. Bakın ve görün.

Nasıl! İnceleyince olumlu bir geri dönüş aldınız.

İtibar kelimesini her duyduğumda, gücü hissederim.

Tekrar o 63 kişilik listeye bakın, güç kelimesiyle ilişkili olarak ne yaşadık ya da gördük acaba?

İtibar iletişimi de gerektirir. Hangisiyle bugüne kadar rahat iletişim kurmuşsunuzdur?

Ben bir gazeteci ve televizyoncu olarak; Aylarca süren bir kompleks, kovalamaca ve telefon trafiğinden sonra o listede ki yazar ve akademisyenlerden bir kaçıyla program yapmak şerefine nail olmuştum.

 Ne şanslıymışım. Ne büyük adamlarla program yapmışım.

Ne kazandırdı o şahıslarla yaptığım programlar bana? Stres ve kompleksi insanları daha yakından tanımamı tabii ki.

Ben umut etmeyi bıraktım. Çünkü bana kaygı yaşatıyor. Beraberinde de korkuyu getiriyor.

Sokakta bile yürüyebilmenin şans olduğu ülkemde umut edecek ne kaldı ki?

Ne çabuk unuttuk. Gün boyu elektrik kesintisi yaşadığımız günü. O gün İstanbul Adliyesinde bir savcımızın da şehit edildiğini. Her şeyi unutuyoruz. Oysa ki çok da eski değil, henüz beş ay oldu.

Envai çeşit entrikanın mesken tuttuğu ülkemde kurt adamlar, cadılar kurgu gibi de olsa cirit atıyor. Bu filmin ismini siz koyun… Karanlıkları bu akiller mi aydınlatacak.

Adı çözüm olan bir süreçte neden bu kadar soğuk ve toplumdan kopuk insanlar?

“Hatasız kul olmaz” diyecek bir sanatçı mı işi kotaracaktı?

Ya da “siyasi hayatım boyunca bu sürecin arkasında duracağım” RTE sözlerini birçok yazısına taşıyan bir köşe yazarı mı?

Kaybettiğimiz iyilikleri rol ile bize kesen artistler mi?

Selvi boylum al yazmalım filmiyle fenomen hale gelen manasız başka bir artist mi etkili olacaktı?

Ve yahut ülkemize Avusturya’nın Oscar’ını getiren diğer artist mi çözüm sürecini yumuşatacaktı?

Hatta ve hatta batıdan destekli danışma kurulu üyesi mi?

Hangisi etkili oldu?

Biz arabesk bir toplumuz maalesef. Neden bilir misiniz?

 Çünkü arabesk özünde karamsarlığı, umutsuzluğu ve çaresizliği barındırır.

Tıpkı bu seçilmiş akil heyeti gibi…

“Bu cihan cehennemini, düzelte bir güzel söz” Yunus Emre

 Hangi güzel sözle çözümü getirdiler? Sanatçıların vereceği imza mı bu işi çözecekti acaba?

Dil içimizin aynasıdır. Hangisi sözleriyle bu şahıslar, bir nebze de olsa bu sürece katkı sağlamıştır?

Kelimelerle oynayan yazar ve akademisyenler hangi kelimenin içinde barındırdığı anlamla güç kazandırmıştır bu sürece.

Hiç biri ne pozitif ne de negatif yönde Nötr olma dışında hiçbir şey yapmadılar.

İnsanın kendini ve haddini bilmesi çok önemlidir.

Genellikle işitme ve görme özürlü ülkemde, birileri kendini şahta yapıyor, vezirde yapıyor, kralda; Çünkü bu durumda çok kolay.

Esas önemli soru akillerden ve bu çalışmadan ne çıktı ortaya? Sonuç nedir?

El ele kol kola bir Türkiye hayalini siz mi gerçekleştirecektiniz?

Yine her gün acı bir haber. Ve yine her gün gençlerimizin ölüm haberleri...

Neyi çözdünüz? Üstün medya ve hükümet gücüyle yürüdünüz. Bu işi bir hap gibi yutturmayı mı düşündünüz?

Haydi şimdi de yürüyün görelim. Güney Doğu ve Doğu Anadolu sizleri bekler akiller. Ne oldu sevdanıza, yüreğinize, aklınıza, gönlünüze, kaleminize, gücünüze…

Ben Kemal Sayar’ın bir kitabından küçük bir alıntıyla bitireceğim. Anlaşılır mı bilmem, ama bir kişi bile anlasa huzurdur. Mutluluktur. “ Küsen adamlar kuvvetlidir ve onlardan korkulur. Onları “tutunamayanlar” olarak görmek yanlıştır. Onlar kendi hikâyelerine, değerlerine, doğru bildiklerine tutunabilmiş, hayatın karşısında bir tavır geliştirebilmiş insanlardır. Mağarada ki gölge oyunlarına râm olmamış ve terk edişin soylu dağına sığınmamışlardır.” 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.