• BIST 106.846
  • Altın 271,102
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 14 °C

Goloğlu’nun kaleminden Vali Kadri Bey ve Hekimoğlu Ali Paşa!

Hasan Kurt

Bu köşede zaman zaman ömrünü tarihe ve kültüre adamış merhum Mahmut Goloğlu’nun yazılarından alıntı yaparım. Goloğlu, Trabzon’un efsane valilerinden Kadri bey hakkında yıllar önce İdarecilik sanatı, başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Goloğlu’na bir dostu, devlet adamının tarifini yapabilmek için, ’50 ünlü vali yada meşhurlar’ adlı eseri okumasını önermiş. Goloğlu, eserin çok yoğun ve yorucu bir çalışma sonucu hazırlandığını belirttikten sonra, ‘Aynı yerde valilik yapmış, biri halk dilinde, ötekisi Osmanlı tarihinde ün kazanmış iki valiyi örnek olarak ele alacağız. Trabzon valileri Kadri Bey ve Hakimoğlu Ali Paşa…’ diyor.
Mahmut Goloğlu’nun ‘idarecilik sanatı’ başlıklı yazısında bazı bölümler şöyle;
Trabzon valisi Kadri bey, Medine Muhafızı Hacı İbrahim Paşa’nın 1843 yılında İstanbul’da doğmuş olan oğludur. Özel öğrenim yapmış, Arapça ve Farsçayı çok iyi öğrenmiş, genç yaşında maliye memuru olarak devlet hizmetine girmiş, şehzadeliği sırasında Abdülhamit’e ders vermiş, sonra İzmir’de Aydın vali vekilliği yapmış, 1891 yılında Trabzon valisi olmuştur. 1913 yılına kadar Trabzon’da vali olarak kalan ve Trabzon’da ölen ve gömülen, Abdülhamit’in gönderdiği 450 altın ile mezarı üzerine türbe yapılan ve türbesi yıllar sonra Tahsin Üzer tarafından yıktırılan vali Kadri bey; orta boylu, şişman, kırmızı yüzlü, siyah top sakallı, keskin bakışlı biri imiş. Görevine çok bağlı ve sert huyluymuş. Geceleri tek başına şehirde dolaşır, devriye gezen ya da nöbet tutan polis ve bekçileri denetlermiş. Şehrin rahatlığını bozacaklara göz açtırmaz, sopadan geçirirmiş. Halkla doğrudan ilişki kurar, her fırsatta halkın arasına karışır, yoksullara el uzatır, evlenecek fakir delikanlılara el uzatırmış. Mert ve cesur arkadaşlarını o kadar severmiş ki; birkaç arkadaşı ile Sohum’a giderek oradaki deniz fenerini söküp  Trabzon’a kaçıran Mustafa Reis’in ölümünden büyük üzüntü duymuş, tabutun kapağını açtırarak uzun uzun yüzüne bakıp ağlamış. (Kitabı hazırlayanların notu: Vali Kadri beyin babası, Sultan 2. Mahmut ve Sultan Abdülmecit devri vezirlerinden Hacı Edhem Paşa’dır. Trabzon valiliği 1892-1902 yılları arasındadır)
***
Trabzon’a ilk kız okulu Kadri bey zamanında açıldığı gibi yoksul, öksüz ve yetim çocukları barındıran yetimhanede çocuklara sanat öğreten ve onları birer meslek sahibi yaparak yetiştiren İslahhane haline getirilmiş, şehrin Değirmendere semtindeki 200 metrelik taş iskele de onun zamanında yapılmıştır.
Bütün bunlardan ötürü Trabzonlular, Vali Kadri Bey’e öylesine bağlanmışlar ki, Trabzon’da onu sevmeyen, saymayan kimse kalmamıştı. Böyle olunca da Vali Kadri Bey’in Trabzon valiliği sevgi, saygı, korku karışımı bir efsane olmuş, ün almıştı. Ünlü olunca da, ünlüler kitabında yer aldı.
Fakat bütün bu vasıfların ve ünün örnek idareciliği araştırılmadı, gerçek idarecide bulunması şart olan ‘samimilik’in Vali Kadri bey de bulunup bulunmadığı aranmadı. Bu nedenle de yanlış yargıya varıldı. Çünkü vali Kadri bey de, gerçek idare adamında bulunması gereken samimilik yoktu. Mümkün olan herkesi hafiye diye kullanır, herkesten jurnal alır, bütün gammazlıklara inanırdı. Bu yüzden, onu seven ve sayan, destanlaştırıp efsaneleştiren Trabzonluları, akla gelmeyecek, hayale sığmayacak, gerçeğe uymayacak ve ahlakla hiç bağdaşmayacak derecede çirkin ve iğrenç bir şekilde Padişaha Jurnal etmişti.
***
Oysa ki Kadri Bey’den çok daha büyük üne sahip olan, birkaç kere sadrazamlık yapmış bulunan ve Ünlü Valiler Kitabında adı bulunmayan Trabzon valisi Hekimoğlu Ali Paşa ise tam tersine bir davranışta bulunmuştu.
Venedikli dönme Hekimbaşı Nuh Efendi’nin oğlu olan Ali Paşa hassa silahşörlüğü ile saraya girmiş; Zile Voyvodası, Türk Ağası, Adana ve Halep Valisi vezirlikle Anadolu Beylerbeyi, Doğu Seraskeri olmuş, daha sonra Sivas ve Diyarbakır valilikleri, tekrar Doğu Seraskerliğine getirilmiş, 1732’de Sadrazam olup üç yıl sonra azledilmiş, Bosna, Mısır ve Anadolu valilikleri ile Vidin Muhafazlığında bulunduktan sonra 1751’de Trabzon’a vali gelmişti.
O sırada Trabzon’daki şehir ve kasaba ileri gelenleri ile derebeyleri ve ağaları son derece azıtmış bir halde idiler. Kendi üstlerinde otorite tanımıyorlardı. İlde asayiş ve düzen kalmamıştı. Hekimoğlu Ali Paşa kısa sürede bütün bu yasa dinlemezleri bastırmış, ilin asayiş ve huzurunu sağlamış, padişah buyruğu ile takdir edilmişti.
Bunları yaparken de Jurnalcilere hiç değer vermemiş, ileri gelenleri birbirlerine karşı kullanmamış, onları birleştirmiş ve böylelikle işyeri daha kolaylıkla yoluna koymuştu. Ne var ki, her zaman, her yerde bulunan jurnalciler, bu yolla bir şeyler kazanmak sevdasında bulunanlar o zaman da vardı. Şehir ileri gelenleri hakkında jurnaller veriyorlardı. Hem de aleyhlerine jurnal verdikleri kimselere dost görünerek bunu yapıyorlardı.
Fakat Trabzon valisi Hekimoğlu Ali Paşa, Kadri bey gibi davranmadı. Tam tersine bir davranışla, 1754 de tekrar sadrazam olup Trabzon’dan ayrılırken, iskeleye kadar uğurlamaya gelen şehir ileri gelenleriyle görüştükten sonra Bedesten Ağasının getirilip hemen orada boynunun vurulmasını emretti. Şehir ileri gelenleri büyük bir şaşkınlığa ve üzüntüye düşmüşlerdi. Çünkü Bedesten Ağası, çok sevdikleri ve güvendikleri bir adamdı. El pençe olup divan durdular, dize gelip bağışlamasını dilediler, Bedesten Ağası hakkında nice güzel sözler söylediler. O zaman Hekimoğlu Ali Paşa onlara şu cevabı verdi, ‘Bu adam her gün bana, sizler hakkında türlü türlü jurnallerde bulunuyordu. Eğer onun dediklerine uymuş olsaydım şimdi beni uğurlamak için buraya sizin yerinize başkaları gelirdi’...
O Hekimoğlu Ali Paşa ki; sadrazamlığı sırasında öfkelenen padişahın; ‘şimdi seni azleder, Hamallar Küthüdası Ali Usta’yı vezir yaparım’ demesine karşı ‘elbette yaparsanız, ama o da Hekimoğlu Ali Paşa olmaz, Hamal Ali Paşa olur’ diyebilmek cesaretini göstermiştir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.