• BIST 90.729
  • Altın 355,635
  • Dolar 6,7699
  • Euro 7,3161
  • Trabzon 12 °C

GÖNÜL İSTERDİ Kİ BÖYLE BİTMESİN

Ali Osman Aktaş

Ünal Karaman’ın şahsiyeti, karakteri ve adamlığına laf edilemez. Bir şey de denilemez.

Zaten öyle bir karakteri olmasaydı Trabzonspor Yönetimi onu alıp da takımın başına teknik direktör olarak da atamazdı.

Trabzonspor yönetimini oluşturan Ahmet Ağaoğlu ve ekibi Karabükspor’u çalıştırırken anlaşmasını tek taraflı feshederek Trabzon’a gelen Ünal Karaman’la Trabzonspor Teknik Direktörü olarak anlaşmalarının üzerinden daha iki yıl geçmedi.

Muazzam bir şekilde yoklukları açmazlıklar ile sefaleti oynayan Trabzonspor’da yeni yönetimi oluşturan kadro ilk iş olarak takımın mali durumunu düzeltme kararı almıştı.

O dönem içerisinde büyük bir maddi kriz içerisinde olan kulüp aynı zamanda UEFA’nın da kestiği cezalarla uğraşmak zorunda kalıyor hatta uygulanan transfer yasağında bile takımı toparlamaya çalışıyordu.

Tabi bunu yaparken de yine yarışmacı kimliğinden uzaklaşılmayacak bir şekilde takımı en ucuz ve ergonomik olarak nasıl toparlarım diye mücadele ederlerken Ünal Karaman’a gençlerle birlikte bir o kadar fazla olarak futbol yaşı büyük kişileri veriyorlar bunlardan bir helva yapılması isteniyordu.

Daha sonraları ise defa etle Ünal Karaman’ın da her ortamda belirttiği gibi Ahmet Ağaoğlu ve Yönetimi ondan şampiyonluk değil sadece yarışmacı bir takımı oluşturması üzerine anlaşmaları olduğunu bu suretle hiçbir şekilde şampiyonluk stresi ve gerilimini bu şehre sokmayacaklarını ancak istenilen durumlar oluşunca ikinci yıldan sonra şampiyonluk mücadelesi verilebileceği duyuruluyordu.

Bu amaçla hem Ahmet Ağaoğlu hem de Ünal Karaman bir araya gelerek herkesi kıskandıracak bir futbol takımı yönetim şeklini oluşturuyorlardı.

İki fedakâr şahsiyet geceli gündüzlü çalışarak kafa kafaya vererek bu takımı nasıl uçuracaklarının planlarını yapıyor, kulüp başkanı her antrenmanı bir taraftar gibi takip ederken diğer yandan teknik direktörü ise evine dahi gitmeden geceli gündüzlü tesislerde yatıp kalkarak adeta tesislerde yaşıyordu.

İşte bu birliktelik ve beraberlik hiç de umulmayan bir sonuç verdi.

Ne olduysa Trabzonspor alt yapısından çıkan üç muhteşem futbolcunun katkıları ve onlarla iyi bir uyum oluşturan eskiler ile yabancıların birliktelikleriyle o vasatı bile zor aşar denilen Trabzonspor adeta şampiyonluk potası içerisinde gidip gelen sonuçlar almaktan ziyade uzun yıllar sonra izleyenlere zevk veren bir futbol oynamaya başlıyorlardı.

Kimse bu takımdan bu kadar büyük bir futbol ve güzel oyun beklemiyordu. Ama o takım 2018-2019 futbol sezonunda bütün derbilerinde sadece İstanbul’da Galatasaray’a karşı kaybediyor (tabi ki o maçın tartışılır hakemi ve VAR sonuçlarıyla) sadece şampiyonluğun en güçlü adayı Başakşehir’e ise yine hakem hatalarıyla kaybederek şampiyonluk potasında geri kalıyordu.

Geçen sezon tüm futbol otoritelerince taraflı tarafsız herkesin takdirini ve sevgisini kazanan Trabzonspor’da Ünal Karaman’ın maaşı bile sorgulanıyor bu durumda süper ligde en az kazanan üç dört teknik direktörden biri olduğu hayretle görülüyordu.

Fakat ortada görülmeyen ama fark edildiğinde ise muazzam derecede can sıkan bir durum vardı.

Tamam, bu takım çok güzel futbol oynuyordu hatta uzun yıllar sonra derbilerde bile kolay kolay kaybetmeyen bir takım vardı ama bu takımın bir de karanlık bir yüzü vardı.

Takım skoru tutacak ya da oyunu dengeleyecek bir futbol mantalitesini bir türlü ortaya koyamıyordu.

O adına becerisizlik mi diyelim yoksa taktik teknik eksiklik mi diyelim bir türlü adlandıralamayan nedenlerden ötürü Trabzonspor, o en güzel oyunları oynarken en mükemmel sonuçları tam aldım alıyorum diyecekken son dakikalarda yediği gollerle tamı tamına 12 puanı sahada bırakıyor ve hayati derecede önemli puanları avucunun içerisinden kaçırıp uçuruyordu.

Tamam, sakatlıklar cezalar ve hesaplanamayan öngörülemeyen şartlar bu takımın belini bükmüş olabilirdi ama bu takımda müthiş kalitede ayaklar da vardı.

Sonuçta liderden 6 puan geride ligi bitiren Trabzonspor eğer o puanların yarısını dahi alabilmiş olsaydı büyük bir ihtimalle şampiyonluk ipini dahi göğüsleyebilme olasılığının var oluşu kafalarda birçok soru işaretlerinin de uyanmasına neden olmuştu.

Çünkü bu takım şampiyonluk adaylarından hiç de geride olmayacak bir kadroya sahipti.

O ihtimal ve umutla Cemil Usta Futbol Sezonuna başlayan Trabzonspor ligin ilk yarısını bitirmek üzereyken bir de baktı ki aynı hastalık devam ediyordu.

Kasımpaşa, Gençlerbirliği, Sivas, Başakşehir ve Galatasaray maçlarında öne geçmesine rağmen skoru tutamayıp kiminde beraberlikle kiminde ise mağlubiyetle ayrılması kulüp içerisinde bu takımın oynadığı futbola karşılık sonucunu alamıyor görüşleri hâkim olmaya başlamış neticesinde ise Ünal Karaman’a olan inancın sarsılmasına neden olmuştu.

Bir sezon önce şampiyonluk adayları rakiplerinin o kadar kötü durumlarından faydalanamayıp bu kadar ucuz bir şekilde kaybedilen puanların yarısıyla dahi şampiyon olabilme ihtimalinin dahi olması yine aynı şekilde Cemil Usta sezonunda da rakiplerinin bu kadar formsuzluğuna rağmen Trabzonspor’un da o beklenen atılımı bir türlü yapamaması kulüp içerisinde teknik direktöre karşı bazı seslerin ayyuka çıkmasına da neden oldu.

Özellikle Sivasspor maçında son dakikalarda kaçan penaltı ve akabinde doksan artı altıda yenilen golden daha çok tartışılan durum üçüncü oyuncu değişikliğinin neden yapılmadığı idi.

Buna mukabil 15. haftada bütün rakiplerinin puan kaybettiği haftada kazanılması durumunda hem liderliğe ulaşıp hem de rakiplerine psikolojik baskı yapabileceğin bir maçta öne geçtiğin halde hem maçı tutamayıp hem de ligin vasat takımlarından Denizlispor’dan kendi eski futbolcularından iki gol birden yiyip yenilmesi Ünal Karaman’a olan o son ümit kırıntılarını da ortadan kaldırmıştı.

Çünkü Trabzonspor o maçta uzun zaman sonra tam kadro ve üstelik de kendi evinde oynuyordu.

Üstüne üstlük Konya deplasmanında o kadar uzun süre baskı yiyip, maçı tesadüflere ve kaleci şansına bırakması bardağı taşıran da son damla oldu.

Şimdi düşünülmesi gereken zaman tam da bu zaman.

Evet, Ünal Karaman bırak ligimizde ülkede dahi ender bulunabilecek bir insan karakteri ve kişiliğine sahip biri.

Hatta futbolculuğunda bile yaşına göre gayet usturuplu ve karakterli yapısıyla çok genç yaşta o futbol dünyasında kendisini kabul ettirmiş de biri.

Ahmet Ağaoğlu ile birlikte geceli gündüzlü kafa kafaya vererek bir abi kardeş örneğiyle bu takımı düzlüğe çıkarıp en vasat futbolcusunu dahi milli takımlar seviyesine çıkartan bir hoca.

Fakat son iki sezondur şampiyonluk adayı rakiplerinin bu kadar saçmalığa ve kadro yetersizliğine rağmen son on yılın en iyi kadrosuna sahip bu takım şu anda lider Sivasspor’dan en az 3 puan önde olması lazımdı.

Trabzonspor’un ne hikmetse şampiyonluk kadroları hep on yıllık periyodik takvimlere göre bölünmüştür. O on yıllarda bir gelir şampiyon olabilecek kadroları. O kadrolarla şampiyon olabilirse olur olamazsa da ne yazık ki o kadrolar bir yıl içerisinde dağılır, gider.

Gönül isterdi ki böyle bir ayrılık ve fikir çatışması böyle bir zamanda olmamalıydı. Ama benim şahsi fikrim ve kanaatimce Ünal Karaman ne yazık ki elindeki potansiyeli doğru orantıda ve efektif kullanmayı bir türlü yerine oturtamadı.

Taktik ve teknik konularda kendisine akıl verecek bir durumda değiliz ama takımın öne geçtiği maçlarda oyunu rölantiye alacak ya da skoru tutacak bir oyun planını hiçbir maçında göremedim.

Buna ambivalens de diyoruz. İki ayrı karşıt düşüncenin çarpışması tam da bu durum için. Kalsa böyle mükemmel bir kadroyla şampiyonluğa uzanabilir miydi yoksa giderse yerine gelebilecek başka birisi bu takımı şampiyon yapabilecek yetenekte olabilecek mi?

Bilemediğimiz ve çözemediğimiz durum da işte tam da bu.

Fakat yönetim ile kendi arasında oluşmuş sorunların ne kadarı gerçekçi ne kadarı duygusal ya da kompulsif bunu bir türlü çözemeyeceğiz ama ortada da bir gerçek var.

Gönül isterdi ki böyle bitmesin…

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.