• BIST 103.781
  • Altın 272,572
  • Dolar 5,7505
  • Euro 6,3344
  • Trabzon 16 °C

GÖNÜLLÜ OLMAK

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Belki işe yarar diye yapmayın hiç bir şeyi. 
İçinizden nasıl geliyorsa öyle yapın. İç sesiniz size daima doğruyu söyler unutmayın!
Ruhunuza eziyet çektirmeyin. İsteyerek ve gönlünü katarak yaptığınız işler başarıya atılan imzadır.
Özgür iradenle ve dayanışma ruhu içerisinde “maddi” karşılık beklemeksizin ülkenin umudu için çalışmak ne güzeldir.
Gönüllülük bir nevi hayatına anlam katmaktır. 
Gönüllü olarak yapılan işlerde seçilmiş olan bir yol yoktur.  Yoldaki kişi vardır. Seçiminde şüphe duymamak gerek. İnançla ilerlemek gerekir.
Gönüllülük esnasında güvene dayalı bir kalp esastır. Şüphe duymayan bir kalp mucizeler yaratır.  Her adımı inandığı kişiye ya da davaya güç katmak içindir.
Projeler ruhla çözülebilir işler değildir, hesap ve kitapla yapılan işlerdir. Ama o projeyi anlatacak kişinin gönlü ve ruhudur esas olan.
Ne yapılacak, neden yapılacak, nasıl yapılacak sorularına cevap verebilmektir  gönüllülük. Dersine çalışmak ve dersine inanmaktır.
Gönüllülük Anka Kuşu misali, tam umudun kırıldığında yeniden küllerinden doğmaya inanmaktır.  Yani insanlığı batıracak da , kurtaracak da insan dediğimiz canlının kendisidir.  Cennette de cehennem de insandır. 
Gönüllülük umuttur.
Çünkü gelecekle ilgili bir amacı gerçekleştirmeyi hedefler.
Bizler İstanbul Gönüllüleri inandığımız, güvendiğimiz, tutunduğumuz  İmamoğlu için ev, ev, mahalle mahalle sahada çalışıp İYİ ve güzel yarınlar için İstanbul’un umudu olmaya çalışıyoruz.
Son dört gün.
Çözüme gözünü kapatan değil,  sonuca varmak için engelleri kaldıran olmaya çalışıyoruz.
Hiçbir ayırım gözetmeksizin ölçüp, tartıp doğru sonuç aldığımız, özü sözü bir olan ve gerçekleri konuşan İmamoğlu için insanlarla kucaklaşıyor ve onları dinliyoruz. Maddi hiçbir şey vermeden, dinliyor ve İYİ bir İstanbul için gerekenleri anlatıyoruz. Her şey İstanbul için.
Görmek isteyen küçücük karıncanın sırtında taşıdığı ve eziyet çektiği o yiyeceğini mutlaka görüyor. Yeter ki görmek istesin.
Çaldığımız kapılardan hep umut sesleri yükseldi. 
Elbet kızıp bağıranlarda oldu. Ama insan denilen varlık sevgiyle bakan gözleri, huzur veren vaatleri  ve güveni görünce geri adım atıyor. Belki adayından geri adım atmıyor ama temas ve iyi niyeti görünce “ihtiyacı olanın” iç savaş değil birlik ve beraberlik olduğunu görüyor. 
Aklı başka yerde, yüreği başka yerde çarpsa da düşünüyor.
Bazen köpüklü bir kahve, bazen bir çikolata bazen de pişirdiği bir kurabiye ile gönül almak istiyor.
Yeniye yer açmak adına, eskiye veda etmek adına düşünüyor İstanbullu.
Bu seçimde İstanbullu “kendi” olarak oy kullanacak.
Vaatlerin artık karın doyurmadığını, işsizliğin kat be kat artarak devam ettiğini, kadının adının her gün daha da yok olduğunu, beş yıl sonra nasıl bir Türkiye göreceğini, çocukların çocuk olmadan büyüdüklerini  bilerek hareket edecek.  İnsanlık artık  sihirli bir değnek aramıyor. Gözlerini, kulaklarını açtı ve sorguluyor.
Artık gözlerini kapayıp, kulaklarını tıkayıp, medet ummalar dönemi bitti.  
Bir şeyler olmuyorsa yörüngeyi değiştirmek lazım.


 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.