• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 25 °C

GÖRGÜ NEZAKET ZARAFET (2)

Gürsel ÖZGÜR

Hayretle ve esefle karşıladığım Yusuf Halaçoğlu’nun son açıklamasına kısaca değinmek istiyorum.

‘Dinsiz Parti’ diye CHP’yi hedef alarak yaftalaması ve saçmalaması kabul edilebilir gibi değil.

Tutarsızlıkla dolu bir açıklama; bir kere partinin dini olmaz, bireyin dini olur, şahıs CHP’lileri kastediyorsa bunu değerlendirmek bile inandığı dinin kurallarına aykırı düşmektir.

Ayrıca laik bir ülkede yaşadığımızın ya farkında değil ya da beyninin arkasında gizlediği düşüncesini açıklamış. Toplum bu tip niteliksiz siyaseti hak etmiyor. Bundan sonra, görülen o ki koalisyon kurmanın zorlaşmasından dolayı ödünç oylar verilmesi gibi demokratik olmayan bir uygulamaya neden olan seçim barajı düşürülerek(%5) erken seçim yapılması tek seçenektir ve en kısa zamanda yapılmalıdır.

***

Bayram gelince nedense hep eski bayramlar anımsanır ve özlenir. Unutamadığım bir olayı anlatayım. 1969 yılında bir bayram ziyaretinde evin büyüğü bana mendil vermişti, eve gidince baktım ki içinde kâğıt para var. Ne güzel bir düşünce değil mi, verirken incitmemek, nezakete bakın.

Geçen yazımda hitap şekillerinden söz etmiştim. Görgü kurallarının diğerlerini açıklayarak devam edeyim. Bu yazdıklarım yazılı kurallar, keyfiyet size kalmış, isterseniz size uyanları uygularsınız.

Karşılıklı konuşmalarda(diyalog) dinlemesini bilmeli çünkü konuşma sırasını belirlemek erdemli bir davranıştır. ”Sözünü balla kestim, sözünü unutma” gibi müdahaleler kırıcı ve gereksizdir.

Bilgi paylaşımında kısa, öz ve açık ifadeler kullanılmalı ve bilgiçlik, ukalalık taslanmamalı; “Her şeyi ben biliyorum” havası ile “büyük laflar” edilmemelidir. Atalarımızın dediği “Büyük lokma yut, büyük laf etme” sözü unutulmamalıdır. Zira büyük laf, insanı zora sokabilir.

Selamlaşmada genel olarak küçük büyüğü, erkek kadını, ayrılan kalanları, gelenler mevcut olanları selamlar. Erkekler sokakta tanıdık bir kadına yalnız başına rastlayınca onu görmezden geldiğini sezerse selam vermeden geçebilir. Tanıştırılmada; yeni gelenler mevcut olanlara, küçükler büyüğe tanıştırılır. Tanıştırılan kim olursa olsun kıyafetin önü iliklenir ve tebessüm edilir. Kadınlar tanıştırılırken oturuyorlarsa ayağa kalkmazlar ancak daha yaşlı bir kadın için kalkılmalıdır. Erkek otururken tanıştırılırsa kim olursa olsun ayağa kalkar. Tanıştırmayı yapan daima ayakta olmalıdır. Odaya kadın girdiğinde erkek her zaman ayağa kalkar ve kadın oturmazsa oturmaz.

İki kişi birbirleriyle tanıştırılınca “Nasılsınız?”, ”Memnun oldum” gibi kibar cümleler kullanırlar. Kendini tanıtırken isim ve soyadı söylenir. “Çağdaş Özgür” gibi…

Tanıtılan kişinin adı anlaşılmamışsa nazikçe tekrar sorulabilir ve ismiyle hitap etmekle ilk olumlu izlenim oluşturulur. Tanıştırmadan sonra ilk konuşmaya başlayan kadın olmalıdır. Tanıştırılan kişinin belirli bir özelliği varsa o da söylenir. ”Kore gazisi Sefer Özgür’ün torunu” gibi.

Bir kadın, eşini başkalarıyla tanıştırırken “Bey” diye değil “Kocam” veya “Eşim” diye tanıtmalıdır.

El sıkma veya el öpme:

El sıkmada önemli kural, büyüğün elini uzatmasını beklemektir. Erkekler hiçbir zaman kadınlardan önce el uzatmamalı, kadının elini uzatmasını beklemelidir. Erkekler el sıkarken eldiven varsa çıkarmalıdır. Çiçek göndermek nazik davranışlardan biridir. İlke olarak erkeklere çiçek verilmez. Nişan, düğün, yıldönümü gibi törenlere sepet ve çelenk halinde çiçek sunulur. Kutlama, teşekkür, geçmiş olsun, doğum, hastalık ya da ameliyat sebebiyle, fazla yer tutmayan küçük buketler gönderilir. Çiçek götürürken aşırıya kaçılmamalı, yeterli miktarda ve tek adet(5-7-9 gibi) sunulmalıdır. Çiçek sol elde taşınır, erkek tarafından evin kadınına verilir.

***

Telefonla konuşurken arayanı bilmiyorsanız “Buyurun efendim” ile söze başlanabilir. Yanlış numara arandığında mutlaka kibarca özür dilenmelidir. Yaşça büyük birisiyle veya bir kadınla konuşurken telefonu onun kapatması beklenmedir.

Bu yazdıklarımı okuyan bazı okurlar safsata şeyler, bazı okurlar ise bir şeyler de öğrenmiş oldum diyebilir. Hepsine saygım var. Aslında her şey empati (duygudaşlık) yapmaktan yani “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır” atasözünü düstur edinmekten ve düşüncede sevgi ile saygının egemen olmasından geçiyor.  

Bayramın tatil olmaktan ziyade; eş, dost, akraba, komşu, arkadaş ziyaretleri ile geçmesini dilerim.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla, iyi bayramlar…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.