• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Trabzon 6 °C

Görgü, Nezaket, Zarafet…(1)

Gürsel ÖZGÜR

Genel seçim sonuçları üzerine yeteri kadar yorum yapıldı. Çok seçenek var ancak ben azınlık hükümetlerine karşıyım, zira hükümetin devamı dışarıdan destekleyen partinin inisiyatifine kaldığından sözde var olan hükümet dışarıdan destek veren parti tarafından yönetiliyor ve kısa ömürlü oluyor, sorumluluk almadan yetki kullanmak çok sakıncalıdır. Bu dönemde siyasi nezaketin ne kadar önemli olduğunu da göreceğiz, umarım nezaket partilerin görüşmelerine hâkim olur. Tercihim ise, içinde kesinlikle AKP olmayan bir koalisyondur, mümkünse toplumsal barışa katkı sağlayacağını ve dolayısı ile ülkemiz adına kazanımların olacağını düşündüğüm CHP, MHP, HDP Koalisyonudur.

Siyaseti biraz bırakıp sosyal hayata değineceğim. İnsanı sosyal hayattan uzaklaştırdığımızda nasıl yaşamaktan da uzaklaştığını ve hayatının anlamsızlaştığını görürüz. Sebebi çok açık, çünkü insan sosyal bir varlıktır. Emekli olduğumda birçok büyüğümden tavsiyeler aldım ve çok da yararlandım, sağ olsunlar. Ortak kanıları şuydu: ‘’Mutlaka bir şeylerle uğraş ve hayatın içinde ol.’’ Tavsiyelerini çok önemsedim ve şimdi bende aynı önerilerde bulunuyorum. Kurallar manzumesinden kısmen kurallı bir hayatın içine girince biraz zorlanılıyor. Ancak yaşamı daha anlamlandıran bazı kuralların da olması ve bunlara uyulması gerektiğine inanıyorum. Çok sevdiğim ‘’hastasıyım’’ sözü ile gönüllerde taht kuran Ayhan Sicimoğlu bir programında; ’’şimdi medeniyet sınavı yapacağım ’’diyerek, yaya geçidine doğru hareketlendiğinde trafik aniden durdu, arkasından başka yayalarda da aynı olaylar sahnelendi, yaya geçidine adımını atar atmaz araçlar durduğunda ‘’sınavı geçtiler, İstanbul’da olsam ezilmiştim’’ diyerek özeleştirisini de yaptı.

Ben de İtalya’da aynı olayı bizzat yaşadım. Bizde sözde yaya geçidi var, ama yol boşsa geçebiliyorsunuz, o zaman çizgilere ne gerek var. Okullarda mutlaka eğitime dâhil edilmeli. Kuralların olduğu ve uygulandığı toplumlar medeni yaşar ve mutlu olurlar. Aslında herkesin bildiği kuralları tekrarlamış olacağım ama yine de katkım olursa ne mutlu bana.                                                                                                             Önce bazı kavramları tanımlamak istiyorum. Sosyal hayatta ilişkiler çoğu zaman yazılı olmayan ancak derlenmesi olası olan kurallar ile belirlenebilir. Görgü(terbiye),bu kurallarla aile ve toplum içinde eğitilmek ve kurallara uyum sağlamada alışkanlık oluşturmaktır. Nezaket, terbiye sonucu geleneklere uygun, saygılı, dürüst, ahlaklı bir davranışın tanımlamasıdır. Zarafet ise, zorunluluk olmadan, karşılık beklemeden, geleneklere uygun, güvenli, hoşgörülü, rahat, akıcı sözler ve hareketlerle kişinin yarattığı etkidir.

Terbiyeli, nazik ve zarif olmak aslında çok da zor değil ve sosyal statüye göre de düzenlenmiş bir özellik hiç değil, her çevrede uygulamak kolay. Kurallar bütününe bakıldığında bu yazılanlara haiz olmanın yolunun empati yapmaktan ve saygılı davranmayı başarmaktan geçtiği rahatlıkla görülür. Nezaket ve incelik, insan olarak ömür boyu korumamız gereken en değerli özelliklerimizdendir. Şimdi ifade edeceğim şeyler genel davranış şekilleridir, mutlaka böyle olmalıdır anlamı çıkarılmamalıdır, işin özünün saygı ve sevgiden ibaret olduğunu görmek önemlidir.

Hitap şekilleri: Karşımızdakiler ile nasıl konuşulacağının bilinmesi başarılı bir ilişki kurmanın da temelinin oluşturur. Genel bir kural olarak, söze yaşça büyük başlar, konuyu seçer veya değiştirilebilir. Sözlü iletişimin başlamasında kadının da önceliği vardır. Kadınların yaşı sorulmaz, kilo almışsınız denmemeli ve kaç çocuğunuz var diye sorulmamalıdır. Konuşmada  ‘’oğlum, ulan’’ gibi hitaplar asla tercih edilmemelidir.

Karşılıklı konuşurken onay mahiyetinde “hı, hı” denmemelidir. Muhatabın fikrine katılınmadığı zaman “Hayır, öyle değil, yanlış söylüyorsunuz” diye kırıcı bir üslup yerine “Ben aynı kanaatte değilim, ben daha değişik düşünüyorum” şeklinde daha nazik cümleler kurulabilir. Tanımadıklarımıza “Siz” diye hitap etmeliyiz. ”Sen” diyebilmek için arada bir samimiyetin olması gereklidir. Yaşça büyük olanlar gençlere “Sen” diye hitap etse bile gençler aynı şekilde hitap etmemelidir.

Empati duyan, saygıyı yaşam biçimine yansıtan, sevgiyi karşılıksız benimseyen insanların aslında ifade ettiğim kurallara da farkında olmadan uyduğunu görürüz.

Sonraki yazımda aynı konuya devam edeceğim, sağlıcakla kalın, saygılarımla…

  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.