• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • Trabzon 18 °C

Gümrükçüoğlu, TS’yi anlatmış!

Gümrükçüoğlu, TS’yi anlatmış!
Yerin Kulağı...

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, geçtiğimiz hafta Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te idi. Başkan Gümrükçüoğlu, önceki yıl 5.’si Trabzon’da ve bu yılda 6.’sı Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Türk dünyası mühendislik, mimarlık ve şehircilik kurultayına katıldı. Kurultayda Trabzon ile Bişkek kardeş şehir oldu.

Başkan Orhan Gümrükçüoğlu, Bişkek’e genel sekreter yardımcısı Mustafa Akkaya’yı da getirdi. Mühendislik, mimarlık ve şehircilik kurultayında başkan Gümrükçüoğlu’nun, özellikle şehircilik konusunda konuşma yapıp yapmadığını bilmiyoruz. Gerçi, başkan Gümrükçüoğlu’nun şehircilik konusunda görüş belirtmesi pek mümkün değil. Çünkü başkan Gümrükçüoğlu, şehircilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir başkan olarak tanınıyor. Bu görüşü dillendirenler, ‘Moloz’daki köprülü kavşağı ve kentin muhtelif bölgelerindeki yeşil alanların imara açılması, belediyenin kentte park, bahçe yapmaması, sahildeki dolgu alanının yağma edilmesinden başkanı sorumlu tutuyorlar.

Gümrükçüoğlu, Bişkek’te önüne gelene Trabzonspor forması dağıtmış. Belediye basın bürosu, başkanın forma dağıtım fotoğraflarını medyaya servis etti. Başkan, TS forması dağıtırken Trabzonspor’u da anlatmış.

Başkandan, Trabzonspor’dan önce Trabzon’un tarihini, geçmişini, konumunu ve kentte yapılan şehircilik hamlelerini anlatmasını beklerdik. Ama maalesef, başkan da çokları gibi Trabzonspor’a sarıldı.

 

KTÜ Tıp Fakültesi boşalıyor mu?

KTÜ Tıp Fakültesi’nin, eğitim ve öğretim kadrosunun her geçen gün azaldığı söyleniyor. KTÜ Tıp Fakültesi ve Farabi Hastanesi’nde görev yapan çok sayıda Profesör, doçentin, fakülteden ayrılıp özel sektere geçtiği kaydediliyor. KTÜ Tıp fakültesinden ayrılan en son ismin kalp cerrahı Prof.Dr. Ali Civelek olduğu söyleniyor. Dr. Civelek’in özel bir hastaneye transfer olduğu bildirildi.

 

KTÜ sahil tesisleri ve turizm okulu!

KTÜ, Türkiye’nin en eski 4. Üniversitesi. KTÜ, üç-beş yıl öncesine kadar Ordu’dan Artvin’e kadar bölgedeki fakülte ve yüksekokulların ana merkeziydi. Sonraki yıllarda, her şehirde bir üniversite açıldı ve KTÜ Trabzon’da kaldı.

KTÜ, kampüsü geniş bir alana yayılmış. KTÜ’nün bir başka özelliği; havalimanı ve limana da çok yakın olması hatta havalimanın bir yerde kampüsün içinde kalması.

KTÜ’nün havalimanının kuzeyinde deniz kenarında 5 yıldızlı tatil beldeleri gibi tesisleri var. KTÜ sahil tesislerinde, otel, kafeterya, yüzme havuzu, plaj, dinlenme mekanları, restoranın yanısıra bir de turizm okulu var.

KTÜ turizm meslek yüksekokulu, turizm sektörüne eleman yetiştiren bir okul. Turizm okulunun iki yıllık olmasının ana nedeni, okulda yeterli sayıda Profesör başta olmak üzere öğretim üyesinin bulunmaması imiş.

KTÜ sahil tesislerinde, üniversitenin yeni yönetimi içkiyi yasakladı. Tesislerde içki yasaklanabilir. Buna bir şey söylemiyoruz. Ancak orada bir turizm meslek yüksekokulu var.

Bu okulu bitiren öğrenciler, otellerde, restoranlarda, turizm tesislerinde çalışacaklar. Yemek pişirmesini, turizm tesisi yönetimini ve işleyişini öğrenemeyen, içki ve yemek servisi yapmasını bilmeyen vs. bir öğrenci okulu bitirdikten sonra, hangi turizm tesisinde çalışacak?

Katılmayabilirsiniz, ancak bu olay, İlahiyat fakültelerinde namaz kılmayı, kıldırmayı yasaklama gibi bir şey!

KTÜ yönetimi, ya turizm okulunu batı ülkelerindeki turizm okulları gibi yapacak ya da kapatacak. 

 

Dr Mahmut Haydar Ustaoğlu’nun endişesi!

Doktor Mahmut Haydar Ustaoğlu, Trabzon’da görüşlerini, düşüncelerini korkmadan, çekinmeden açık ve net olarak anlatan ve sosyal medyada yayınlayan bir isimdir. Doktor Ustaoğlu, Güneydoğu’da yaşanan olaylardan örnekler verdikten sonra, ‘Allah’ın adım adım altımızdan kaydırılan vatan elden giderken bu aymazlık nedir? Yoksa ben anlamsız korkulara kapılan bir hasta mıyım’ dedi.

Doktor Ustaoğlu endişelerini şöyle dile getirdi;

‘Bir yakınım Diyarbakır'da taksiciye Türkçe soru sordu; taksici küfürle Kürtçe bilmiyorsan buraya gelme dedi. Muş'a giden bir arkadaşım yolda PKK'nın kimlik kontrolü yaptığını söyledi. Eruh'ta görev yapan polis memuru hastam karakol ve ev arasında mahkum yaşadıklarını anlatıyor. Asker yeğenim PKK teröristlerinin izin vermedikleri için şehirde dolaşamadıklarını anlatıyor. Müteahhit bir arkadaşım PKK'ya komisyon vermediği için şantiyesinin basıldığını söylüyor. Açılım ve çözüm süreci işliyor. Avrupalı Ukrayna için gerekirse savaşırız diyor. Türkiye Devleti PKK'ya devlet kurdurmaya açılım süreci diyor. Sözde Türk-Kürt federasyonu ile Osmanlı yeniden doğacakmış. Behey gafiller sürüsü Kürt devleti şimdilik bu "KUZU POSTUNA" ihtiyaç duyuyor gelecekte size bit muamelesi yapacak. Nasıl anlamazsınız? Masum Kürt halkını PKK'nın kucağına attınız, farkında değil misiniz? Büyük uçaklar, büyük saraylar Osmanlı'nın yıkılma dönemini hatırlatıyor. Büyük devletlerin ortak özelliği emeğe saygı, üretim, dayanışmadır. 
Allah'ım adım adım altımızdan kaydırılan vatan elden giderken bu aymazlık nedir? Yoksa ben anlamsız korkulara kapılan bir hasta mıyım?’

 

Özel Diş Hastanesi yolda!

Trabzon’da yakın bir zaman içerisinde tam teşekküllü özel bir diş hastanesinin kurulacağı bildirildi. Merkezi İstanbul’da olan bir özel üniversitenin Trabzon’da diş hastanesi kurmak için yer aradığı bildirildi. Ayrıca, yine İstanbul merkezli bir sağlık kuruluşunun da Trabzon’da özel diş hastanesi açmak için çalışmalar yaptığı kaydedildi. Bu arada Yıldızlı’da yapımı ve iç donanımı devam eden özel göz hastanesinin yakında hizmete açılacağı öğrenildi.

 

Balık neden tat vermiyor?

Yeni balık avı sezonu balıkçılara pek memnun etmişe benzemiyor. İlk günlerdeki palamut bereketi bugünlerde yok ve tezgahlarda da oldukça da pahalı. Deniz suyu sıcaklığının yüksekliği buna bir neden olarak gösteriliyor. Ancak komşu kent Görele’de Su Ürünleri Kooperatifi kurucu başkanı Nevzat Günay, balık nesillerinin azalmasından kıyı balıkçılarını sorumlu tutuyor. Kıyı balıkçılarının bilinçsiz balık avlandığını belirten Günay, ‘Israrla söylediğimiz bu memleketin kaynakları, havası, suyu, böceği ve balığı bitti. Bu sene balık görmedik. Kaynakları kuruttuk ve kurutmaya da devam ediyoruz. Mesela, herkesin gözünün önünde çinakop balığı yavrusunu katlediyoruz. Bu balık yavrusu ahırdaki süt danasını kesmek gibi bir şey. Şu anda denizimizde çinakop balığı yavrusunu bizim insanlarımız cahil, görgüsüz ve bilgisiz olmayan amatör balıkçılarımız katlediyor. Bu konuyla ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünü ve yetkilileri göreve çağırıyoruz’ diyor.

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.