• BIST 81.558
  • Altın 145,450
  • Dolar 3,7556
  • Euro 3,9812
  • Trabzon 11 °C

“Günâşığı” Gazililer…

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Tam iki yıl önce beni etkileyen bir öykü çalışması hakkında bir yazı kaleme almış ve katkıda bulunduğum yayın organlarında yayınlamıştım. “Mürekkep Mavisi Düşler” adlı o kolektif eser Trabzon Gazi Anadolu Lisesi’nin o dönemki öğrencilerinin kaleme almış olduğu öykülerden oluşan oldukça etkileyici bir çalışmaydı. Sıra dışı emek yoğun bir çalışma olarak katkı sağlayan herkesi kutlamıştım.

Aradan geçen iki yıldan sonra, Trabzon Gazi Anadolu Lisesi bizlere yeni bir renk, hoş bir ses daha takdim etti… “Günâşığı”; Gazi Anadolu Lisesi’nin yeni kuşak öğrencilerinin yine başarılı bir çalışması olarak edebiyatseverlerin beğenisine sunuldu.

Kitaba adını veren öykü olan “Günâşığı” Alparslan Yasin Bekâr tarafından kaleme alınmış başarılı bir “sesleniş” olarak insanın içine işliyor doğrusu. “…Başka hangi katilin peşine koşabilir dedektifler, başka hangi sevdanın tahammülsüzlüğü anlatılabilir? Bir hayat ve Yusuf tam ortada! Günâşığı nedir bilir misin Mehmet? Nedir Yusuf? Günâşığı; kâğıdın canı acır diye yazamayanlardır. Kayanın üzerindeki adamın eline umutla bakanlardır. Yaprakları dökülünceye dek, doğudan batıya bir takiptir güneşi… Kemirir haşereler, çığlık atarlar fakat duyulmaz sesleri. Günâşığı arayanlardır günü, arayanlardır ışığı!”

Evet, işte sizlere başarılı bir edebi tasarım... Ilık bir rüzgâr gibi insanı saran; ilgi, merak uyandıran ve nihayet hep bildiğimiz şeyleri yeniden, ama daha hoş bir sesle kulağımıza fısıldayan satırlar… Bu satırların zihinden kağıda dökülmesi herkesin işi değildir. “Gün”ü tanımak, “aşk”tan haberdar olmak, sevgi ile dolu bir kalp sahibi olmak, “tutku” denilen duyguya esir düşmek, velhasıl bir “Alparslan” olmak gerekir.

Projenin arka planında yine efsanevi edebiyat öğretmenleri Sayın Mahmut Aydın yatıyor. Edebiyat dersini bildiğimiz kalıpların dışına çıkarmayı başarmış usta bir öğretmen olarak Trabzon’a ve ülkeye “yazmayı başaran” kuşaklar yetiştirmeye devam ediyor Mahmut Hoca. Gamze Gül, Ali Bertay, Ayşenur, Simge, Adnan Cemil, Elif, Güldeniz, Yasin, Esra Nur, Kübra, Deniz Naz, İrem, Rahmancan, Edanur, Nisanur, Alparslan, İrem Naz, Kader ve Lamia; hepinizi alnınızdan öpüyorum çocuklar. Bıkmadan usanmadan sözcüklere sihir katmaya devam edin hep böyle. Bu ülke; yazdıkça, sevgiyi paylaştıkça, sizler gibi pırıl pırıl yürekler yetiştirdikçe huzur ve mutluluk bulacak. Yolunuz açık olsun.

 

GÜMÜŞHANE’NİN ÜNİVERSİTELEŞME MÜCADELESİ

Geçen hafta sonunda resmi görevli olarak bulunduğum Gümüşhane’de ve Gümüşhane Üniversitesi’nde birçok konuda gözlem yapma olanağını buldum. Gümüşhane, kentsel değerler açısından gerekli olan düzeye henüz ulaşabilmiş bir görünümde değil maalesef. İyi bir yerel yönetim örneği sergilemekten uzakta kalmış, klasik yerel alışkanlıklarını aşamamış durumda yaşam sürmeye devam ediyor. Kent yeterince temiz değil. Esnaf ve halk, nezaketin nasıl olması gerektiği konusunda hiçbir fikir sahibi değil. Sıradan nezaket sözcükleri bile yadırganabilecek duruma gelmiş muhafazakâr bir kent ile karşılaştım ve oldukça garipsedim doğrusu.

Gümüşhane insanı hizmet alma konusunda zihinsel olarak hep Trabzon’a ya da diğer büyük kentlere odaklanmış durumda. En azından klasik sağlık hizmetlerinde sağlanabilecek kolaylıklar bile Gümüşhane’de hiçbir yerden beklenmiyor. Buna sağlık hizmeti sunmakta olan çalışanlar da çanak tutunca, üçüncü dünya ülkesi kuralları işlemeye başlıyor doğal olarak. “Adamını bulmak” güdüsü iyiden iyiye yer edinmiş ve toplumda bir şark kaderciliği ortaya çıkmış.

İlin, yakından tanıdığım bilinen bir vekili için bildiğim “yardımsever” imajının toplumdaki karşılığının hiç de öyle olmadığını saha testleri ile de görmüş oldum. Kendisi için insanların dile getirdiği “Gümüşhane dışındaki sağlık sorunlarımız ile hep yakından ilgilendi, Allah razı olsun, ama kent içinde çok şey yapmadı” şeklindeki serzenişlerini bu satırlar aracılığı ile kendisine aktarmak isterim. Gümüşhane insanı son dönemde; insanca yaşayabileceği bir kent ve alt yapı konusunda bilinçlenme içerisinde… Bunun gereğini seçimde oy vermiş oldukları vekillerinden de talep ediyorlar. Bizden söylemesi.

Gümüşhane’nin en büyük şansı üniversitesi… Gümüşhane Üniversitesi; oldukça önemli yatırımlar almış, vadinin yamacından yukarıya doğru mekânsal büyümeye devam eden dinamik bir üniversite görünümünde. Bir gece kalmış olduğum sosyal tesisleri gayet temiz, bakımlı ve fiyatlar herkes için uygun. Öğrenciler için spor tesisleri ve sosyal olanaklar gayet iyi durumda. Futbol sahası, kapalı spor salonu, yüzme havuzu, tenis kortları vb. tesisler öğrencilere sağlanmış güzel olanaklar olarak kullanılmaya devam ediyor.

Vadi içerisinde yer alan Üniversite’nin zor arazi koşullarına rağmen setler üzerinde yükselmeye devam ediyor olması takdire değer bir çaba. Üniversite’nin rektörü hemşerimiz Sayın Prof. Dr. İhsan Günaydın, ikinci döneminde olmasına rağmen üniversite için yaptıklarını büyük bir heyecanla anlatıyor ve yeni planlarından ve projelerinden bahsediyor. Gümüşhane Üniversitesi’nde açıkça görülüyor ki, Prof. Dr. İhsan Günaydın ciddi işler yapmış ve elde etmiş olduğu kaynakları üniversiteyi çok daha cazip bir duruma getirecek olan yatırımlarda kullanmış.

Gümüşhane Üniversitesi’ni markalaşma yolunda epeyce yol almış olarak gördüm. Bundan sonraki süreçte akademik kadronun daha da genişlemesi ve üniversitede görmüş olduğum huzur ve barış ortamının daha da pekişmesi koşulu ile ülke ve bölge adına önemli bir bilim ve teknoloji merkezinin ortaya çıkması işten bile değildir. Gümüşhaneli siyasetçilerin ve bürokratların İhsan Günaydın Hoca’nın heyecanına ve çalışma şevkine uyum sağlamaları ile Gümüşhane’nin yeni bir çekim merkezi olması olasılığı yüksektir.

 

TRABZON HAVAALANINDA YOLCU KARŞILAMA STRESİNİ YAŞAMAK

Günümüzde havaalanları da yaşam alanlarımızın bir parçası durumuna gelmiştir. Günlük yaşam içerisinde uçak yolculuğu yapmak, bir yakınınızı yolculamak ya da karşılamak üzere sık sık havaalanlarına gider olduk. Ancak çağdaş dünyada bir zevk haline gelmiş olan bu etkinlik, bizim Trabzon havaalanında bir trajediye dönüşüyor, insanlar ve görevliler arasında sinir harbi yaşanıyor ve bize özgü kavgalar başlıyor.

Örneğin; bir arkadaşınız Trabzon’a uçakla geliyor ve sizin de onu alandan almanız gerekiyor. Kendisi uçaktan indi, bagajını aldı, apron dışına çıktı ve sizi beklemekte olduğunu haber verdi. Arabanızla havaalanına gidip onu almak üzere iç hatlar terminaline doğru yanaşıp, onu görüp aracınıza almak üzere yola çıktınız. O da ne? Kenarları dubalarla kaplanmış tek şerit yolda trafik tıkalı… Geçme şansınız yok. Ağır ağır yaklaşıyorsunuz ve arkadaşınızı görünce durup, aracınızdan inerek onun bavulunu bagajınıza koyarken “zırrrrrt” düdük sesi… Görevli sizi uyarıyor, “burada durmak yasak” diye bağırıyor. Peki, “misafirimi nasıl alacağım?” demenize fırsat kalmadan arkadaki araçlar doğal olarak korna tacizine başlıyor ve bu çatışma hali alana gelen hemen her araç için tekrarlanıyor. Tam bir “şarklanma” kültürünü dibine kadar yaşıyorsunuz. Niye?

Nedeni basit: Yol üzerinde bekleyen misafirinizi bile almak için orada durmanızı istemeyen bir “otopark gücü” oluşmuş durumda… Düşünebiliyor musunuz? Apron binasına yanaşıp yol kenarındaki misafirinizi almak için otoparka giriş yapıp en az 6 TL’yi toslamanız ve misafirinizi otoparkta arabanıza alıp oradan ayrılmak ve toplam 1 dakika bile sürmeyecek bu iş için para ödemeniz gerekiyor. Tam bir rezalet, tam bir soygun orada şu anda bile devam ediyor. Buna kim dur diyebilecek, ben de merak ediyorum.

Gelişmek, modern bir toplum olmak, uygar dünyada yer almak; toplum yararına adil çözümler üretmekle sağlanır. Trabzon havaalanındaki bu trajediye ait akılcı ve basit çözümler bizde fazlasıyla mevcuttur. Tabii eğer sorulursa ve birilerine dokunmazsa. Ciddiyet lütfen…

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
    • DSİ 22. Bölge’de neler oluyor?
    • Asım Aykan Trabzon’a ne verdi!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.