• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Trabzon 14 °C

Hacıosmanoğlu neden direniyor?

Hasan Kurt

Sezon başlarken Trabzonspor’un, bu gidişle yakın bir süreçte; ya Büyükşehir Belediyesine ya da Denizbank’ın sahibi Rus işadamına teslim edileceğini yazmıştım. Geliri belli olan bir kulübün bu kadar büyük borcu ödeme imkanı olmadığını, borç ertelense de kulübün faiz kıskacından kurtulamayacağını vs. belirtmiştim. Bizim gibi onca kişi benzer görüşler ortaya koymuş ve kulübün bataklığa sürüklendiğini yazmış ve hala yazıyor.

Trabzonspor’un sıkıntısı yalnız borç da değil. Kulüp iyi yönetilmiyor. Başkan ve başkanı destekleyen bazı siyasiler ve onların uzantıları ne diyorsa, kulüpte o oluyor. Yönetim kurulu üyelerinin hiçbirinin esamesi okunmuyor, görüşleri dikkate alınmıyor. Gerçi alınması da bir şey değiştirmez. Çünkü bir iki istisna dışında çoğu yetersiz! TS’de yöneticilik yapacak ehliyete ve bilgiye sahip değil. TS yöneticisi etiketi almak için yönetici olmuşlar!

Saha sonuçlarından sonra çokları, teknik direktörü hedef tahtası yapıyor. Trabzonspor’da teknik direktörün hedef tahtası yapılması Başkanı ve yönetimi aklamadır, ömrünü uzatmaktır. Trabzonspor’da tüm olup bitenlerden sorumlu olan Başkan ve yanındaki birkaç yönetim kurulu üyesidir. 

Trabzonspor’da hocadan önce gitmesi gereken başkandır.

İHO kulüp başkanlığına geldikten sonra, bir yıl içerisinde tam üç hocanın ipini çekti. Önce Tolunay ardından Mustafa Akçay sonra Hami Mandıralı. Ve bu süre içerisinde çoğu takımda direk oynayan 10’a yakın futbolcuyu da yolcu etti ve 22 futbolcu transfer etti.

…Ki, bu transfer edilen oyuncuların en az yarısını başkan transfer ettirdi. Küme düşen bir takımın sıradan oyuncusunun Trabzonspor’a maliyeti 10 milyon lira oldu. Yerli transferler fiyasko. Yabancı transferler de 5+3 düşünülmeden yapıldı. Kadronun şişkinliği, hocayı zor durumda bıraktı. Her hafta farklı bir on birin sahaya sürülmesinin nedeni, kadronun şişkinliğidir. Bunun sorumlusu bunca transferi yapanlar, yaptıranlardır.

***

Başkan İHO, koltuğu bırakmamak için her yolu deniyor. Başkan’a en büyük desteği de AKP hükümeti ve AKP’li siyasiler veriyor.

Mahkeme kongrenin iptali yönünde karar veriyor. Dosya iki kez Yargıtay’dan geri dönüyor. Neymiş, dosyada eksik evrak varmış. Hazirun cetveli yokmuş. Hazirun cetveli Trabzon’daki yerel mahkemede var, Yargıtay’da yok. Bu nasıl iştir?

Burada demek ki, dosyadan evrak yürütme var veya Trabzon Dernekler Masası dosyaya istenilen evrakı göndermedi. Dernekler masası müdürü, istenilenleri gönderdim demekle yetiniyor.

Diğer yandan kongreye gidilmesi için binlerce kişi imza veriyor. Başkan ve yöneticiler imza verenleri siyasi, ekonomik ve sosyal nedenlerle baskı altına alıyor, imzalar geri çekiliyor.

Camianın büyük bir ekseriyeti başkan ve yönetimin karşısında, seyirci ve taraftar maçlara gitmiyor. Kulüp, borç batağına sürüklenmiş. Takım sahada kötü sonuçlar alıyor, ligin dibinde ve hala Başkan İHO, yanındaki birkaç koltuk işgalcisi ile direniyor.

Neden niçin, direniyor?

Trabzonspor’u seven, içinde Trabzonspor sevgisi olan bir başkan ve yönetim bu olumsuz tablo karşısında direnmez ve kongre kararı alır. Alması da gerekir.

Başkanın direnmesi ve kongreye gitmesini istemeyenler; öncelikle Trabzonspor’un ellerinden çıkmasını istemiyor. İkincisi Akyazı’da yapılmakta olan stadın isim hakkından elde edilecek gelir. Üçüncüsü oluşturulan kadronun önümüzdeki süreçte patlama yapacağı beklentisi, dördüncüsü Trabzonspor’un maddi ve manevi olarak kullanılması.

***

Trabzonspor’da dünden bugüne başkanlık ve yöneticilik yapanlar ise olan biteni adeta seyrediyor. Bir iki eski yönetici dışında ses veren, eleştiri getiren yok. Herkes köşesine çekilmiş. Başkan adaylarından Metin Atasoy ve Muharrem Usta ara sıra eleştiri getiriyor. Trabzonspor’dan nemalanan siyasetçiler bile ortalıkta görünmüyor. 

Bu tablo, Trabzonspor’da bugüne kadar yöneticilik yapanların büyük çoğunluğunun, bugünküler gibi kulübe hizmet için değil isim yapmak veya birilerinin şemsiyesi altına girmek için yöneticilik yaptıklarını ortaya koyuyor.

Trabzonspor eski başkanlarından Nuri Albayrak kongreden iki gün önce, ‘Bu İbrahim başkan olursa bu kulüp uçuruma gider’ demişti. Aynı Albayrak ne yazık ki, daha sonra kulübü uçuruma sürükleyeceğini söylediği Hacıosmanoğlu’na destek veriyor. Diğer yandan Hacıosmanoğlu’na destek verenler, bugün karşısına geçtiler.

Trabzonspor’da başkanlık ve yöneticilik yapanlar, yönetime aday olanlar, kulübü değil de; siyaseti ve beklentilerini öne çıkardığı müddetçe Trabzonspor toparlanamaz. Trabzonspor mefta olur ve Büyükşehir’e ya da kredi aldığı bankanın patronuna teslim edilir. Ben, Rus patrona teslim edilmesinden yanayım!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.