• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Trabzon 22 °C

Hacıosmanoğlu nereye koşuyor?

Hasan Kurt

Trabzonspor tarihinin en kara, en karanlık günleri hiç şüphesiz geride bıraktığımız bir yıl oldu! Trabzonspor’a bu kara yılı yaşatan ve yaşatmayı sürdüren de ne yazık ki kulübün başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve koltuk sever yöneticileri oldu.

Bir kulüp ekonomik çıkmaza girebilir, küme düşer veya düşmeme mücadelesi yapar. Bunlar futbolda olan şeyler. Ama Trabzonspor son bir yılda olmayan şeyleri yaşadı. Trabzonspor’a tüm bunları yaşatan da maalesef delegelerin ekseriyetinin oyu ile başkanlığa seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu’dur.

Hacıosmanoğlu’nun kulüpte çalışanlar üzerindeki tasarrufunu eleştirmiyorum. Seçim öncesi birilerine söz vermiştir ve Tolunay’ın yerine Mustafa Akçay’ı getirmiştir… Ki bu operasyonda da kulübü trilyonlarca lira zarara uğratmıştır. Ve ayrıca yanlış yaptığını kendisi de söylemiştir. Bu olay bile söylem ve eylemleri yanında gündeme dahi getirilmeyecek bir iştir.

Hacıosmanoğlu’na yönelik ilk ciddi eleştiriyi, beraber yola çıktığı Sebahattin Çakıroğlu getirdi. Çakıroğlu, eleştirdi, suçladı ve istifa etti. Arkasından Engin Kara geldi.

Hacıosmanoğlu eleştirilere pek aldırış etmedi ve yoluna devam etti ve ediyor da.

Hacıosmanoğlu’nun, yönetimden 7 kişinin istifa etmesine ve kamuoyunda desteğinin dibe vurmasına rağmen göreve devam etmesinin nedeni, arkasındaki siyasi ve ekonomik güçtür!

TS Başkanı önceki güne kadar, ‘2010-11 yılı şampiyonluk kupası Başbakan’dadır’ şeklinde bir ifade kullanmadı. Divan toplantısında da açıktan Başbakan diyemedi, ima etti. Hacıosmanoğlu’nun hedefinde yine Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe vardı.

Trabzonspor’a kupayı verdirmeyenin Başbakan olduğunu Mısır’daki sağır sultan bile duyuyordu. Hacıosmanoğlu’nun Başbakan’ı ima etmesi, Başbakan’ın Hacıosmanoğlu’nu sildiği şeklinde yorumlandı.

Başbakanın Hacıosmanoğlu’nu silip silmemesi çok da önemli değil, önemli olan Başkan Hacıosmanoğlu’nun görev yaptığı bir yılda Trabzonspor’u layıkıyla temsil edip etmediğidir.

Biz ve bizim gibi milyonlar, etmediğini söylüyor. Hacıosmanoğlu’nun söylem ve icraatı da bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

***

Trabzonspor’un bir yıl önceki kongresinin iptal davası şu anda Yargıtay’da. Yargıtay ne tür bir karar verirse versin, Hacıosmanoğlu yönetimi bundan böyle Trabzonspor’u taşıyamaz.

Hacıosmanoğlu, Trabzonspor’da işinin bittiği artık bundan sonra başkan seçilme ihtimalinin sıfır olduğunu kendisi de biliyor. Şu anda yaptığı iş direnmek ve başkanlığı bir süre daha devam ettirmektir.

TS yönetiminin bu hafta bir banka genel müdürü ve yöneticileri ile önemli bir toplantı yapacağı haberini aldık. TS yönetimi, bir devlet bankasından alacağı kredi ile özel bir bankaya olan borçları kapatmayı ve ekstra kredi alarak yoluna devam etmeyi planlıyor.

Yönetim bu krediyi alırsa devam eder almazsa kongre kararı alır, diye tahmin ediyorum.

Kongre kararı alırsa da başkanlığa aday olamaz. Çünkü çevresindeki üç-beş kişiden başka destekçisi de kalmadı!

***

Bugün aslında Sadri Şener’e yapılan haksızlığı, öfke ve kin sonucu açılan dava üzerine iki satır yazacaktım.

Trabzonspor Başkanı, nasıl olur da kendisinden önceki başkan hakkında suç duyurusunda bulunur? Trabzonspor’a on milyon dolarlar bağışlayan Sadri Şener, zimmetine para geçirecek!.. Olacak iş değil. Zaten, böyle bir şeyin olmadığını Hacıosmanoğlu da görebiliyor.

Peki o zaman Hacıosmanoğlu neden böyle bir hamle yaptı? Kimsenin günahını almak istemiyorum ama dışarıdan birilerinin bu işte rolü olduğu düşünüyorum. ‘Albayrak, ibra edilmedi Şener’e de bu şekilde bir çamur atalım, attıralım’ diyen mi oldu!

Bu olay tam bir akıl tutulması gibi bir şey.

Sadri Şener’e yönelik bu suçlama ile ilgili en güzel açıklamayı Faruk Özak yaptı. Özak’ın açıklamalarının altına biz de imzamızı atıyoruz.

Sadri Şener’in yönetim şeklini, yaşantısını beğenmeyebilirsiniz. Eleştirirsiniz. Ama böyle bel altına ateş etmek, hiçbir Trabzonsporluya yakışmaz.

Sadri Şener, son başkanlığı döneminde bu kulübün başına binbir rica ile getirildi. Ve başkanlığı döneminde şampiyonluk dahil onca başarı elde edildi. Kulüp borçlanmış, evet doğru. Bu borçlanmanın tek sorumlusu Şener mi?

Sadri Şener’in kardeşi Sani Şener, Türkiye’nin en büyük özel şirketlerinin ortağı, sahibi. Şener’in şirketlerinde beş bin civarında Trabzonlu ve Karadenizli çalışıyor. Trabzon tarihinde, hangi siyasetçi, işadamı bu kadar Trabzonluyu iş sahibi yaptı, işyerinde çalıştırdı.

Hacıosmanoğlu, keşke bu olayı muhatabına sorsaydı veya sordursaydı… Ki bu olay Trabzonsporluları kahrettiği gibi Fenerbahçelileri ve Aziz Yıldırım’ı da sevindirmiştir.

Öfke ve nefret ile yola çıkanlar, her zaman hata ve yanlış yapar. Hacıosmanoğlu da öfke ve kininin esiri olmuş veya birilerinin dolduruluşuna gelmiş ve büyük bir yanlışa imza atan başkan olmuştur. Hacıosmanoğlu’nun bundan sonra yapacağı iş, hata ve yanlışından geri dönmek ve davayı geri çekmektir.

Hacıosmanoğlu, Trabzonspor’u yönetmeye mi geldi yoksa birilerinden intikam almaya mı? Yaptıklarına ve söylemlerine baktığımızda, TS’yi yönetmeye gelmediği ortaya çıkıyor.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.