• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Trabzon 19 °C

Hacıosmanoğlu'na çağrımızdır!

Hacıosmanoğlu'na çağrımızdır!
Trabzonspor’un geçen Pazar günü seçim kaybeden eski başkanı, dün ilginç ve düşündürücü açıklamalarda bulundu.

Hacıosmanoğlu en acımasız eleştiriyi Trabzon basınına yaptı. Bir iki istisna dışında gazetecilerin büyük çoğunluğunun satılmış kalem olduğunu iddia etti.
Önce İbrahim Efendi’nin açıklamasını okuyalım;
‘Trabzonspor camiasında basın diye bir şey kalmamış. Birkaç dürüst kişilik var. Büyük çoğunluk satılmış kalem. Herkes dikkat etsin. Bizden evvel bu yerel medyaya, yarım trilyonun üzerinde resmi evrak olarak gözüken para gitmiş. Bunlar resmi. Bir de resmi olmayanları düşünün! Bizim zamanımızda kimse bir kuruş alamadı. Kimi dost görünümlü sahtekarlar, bizden iş istedi. Kulüp bünyesinde onlara iş vermeyince, belden aşağı vurmaya başladılar! Bazı gazetelerin arkasında, onları besleyen eski yöneticiler var. İttifakla çalışanlar var. Malı götürenler var! Kimin umurunda Trabzonspor? Siz bu basının, Sadri Şener’i çok sevdiği ya da çok doğru işler yaptığı için savunduğunu mu sanıyorsunuz? Kesinlikle hayır. İyi beslendikleri içindi. Basının büyük bölümü, paranın peşinde. Herkesin bir hesabı var. Para nereden geliyorsa kalem o tarafa dönüyor.’
***

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu iddia ve söylemleri karşısında irkildik, şok olduk…
Hacıosmanoğlu’nun, bu iddiaları Kuzey Ekspres ve kadrosu için söylemediğini biliyoruz. Satır arasına gizlediği birkaç dürüst kişilik içerisinde yer aldığımızı tahmin ediyoruz.
Ancak, Trabzon değil Türkiye kamuoyu, bizim veya birkaç basın emektarının bu çerçeve içerisinde yer almadığını bilmiyor. Nereden bilecek.
Kuzey Ekspres olarak, İbrahim Hacıosmanoğlu’na soruyoruz;
Trabzon’daki satılmış kalemler kimlerdir?
Sizden önce yerel medyada hangi gruba, hangi gazetecilere yarım trilyon lira para dağıtıldı?
Hangi gazeteciye, gruba resmi olmayan paralar verildi?
Sizin zamanınızda gerçekten hiçbir gazeteciye, internet sitesine ve gazeteye para verilmedi mi?
Bu gazete bile Bordo- Mavi Tur’un ilanını kullandı 10 bin lira aldı…Ve yayın politikasını da değiştirmedi…Rakam 10 değil 100 de olsa bu gazetenin teslim olmayacağını herkes bilir..
Sen, gerçekten delikanlıysa senin döneminde hangi gazeteye, gazeteciye, internet sitesine fatura karşılığı veya örtülü ödenekten para verildiğini açıkla…
Hangi gazetecilerin sizden iş istediğini de açıkla…
Hangi gazeteyi ve gazetecileri eski yöneticiler besliyormuş, bunu da açıkla..
Malı götürenler kimlermiş? Bunu da açıkla…
Açıkla İbrahim açıkla… Bizim gocunacak bir yanımız yok… Eteklerdeki taşlar dökülsün… Tüm Türkiye gerçekleri öğrensin…
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, ‘Birkaç dürüst kişilik’ var demesine rağmen genel bir ifade ile Trabzon basınını satılmış kalem olarak suçlamasını esefle kınıyoruz.
İbrahim Hacıosmanoğlu’ndan yukarıdaki sorularımıza cevap bekliyoruz.
Bu gazete, kalemini satanların değil kıranların, alınteri akıtanların, duruşu ve itibarı olanların kalesidir…
İbrahim Hacıosmanoğlu’ndan cevap gelene kadar da, bu konunun üzerine gideceğiz.
Birileri sussa bile biz susmayacağız…

Mescidimiz var
cami istemiyoruz!

2 Nolu Erdoğdu Mahallesi’nde Şükraniye Camisinin 70- 80 metre deniz tarafındaki çocuk parkı ve sağlık ocağı binasının yerine yapılmak istenen camiye, o bölgede oturan vatandaşların yüzde 90’ı karşı çıkıyor.
Çocuk Parkı ve Sağlık Ocağının bulunduğu Bin 500 metrekarelik arsanın, yaklaşık 25 yıl önce 137 ortaklı Özgür Sitesi üyeleri ve yönetiminin onayı ile çocuk parkı ve sağlık ocağı yapılması şartıyla, Milli Emlak ve Belediyeye devredildiğini söyleyen site yöneticisi Mustafa Muhçu, ‘Bizim sitede zaten bir mescidimiz var. Şükraniye Camisi ile bu alan arasındaki mesafe 70-80 metre. Yukarıda bir başka cami daha yapılıyor. Diğer yandan yine bir cami! Şimdi kalkmışlar buraya bir cami daha yapıyorlar. Sitemizin bizden önceki yönetimi o arsayı şartlı olarak belediye ve Milli Emlak’a devretti. Site ve mahalle sakinleri olarak bu alanda yeni bir cami yapılmasını istemiyoruz. Sağlık ocağının bulunduğu binada kreş de var. Binanın bitişiği çocuk parkı! Site ve mahalle sakinleri olarak, bu olayı mahkemeye intikal ettirdik. Bin 500 metrekare arsamızı site yapılırken yeşil ve sosyal alan olarak terk ettik. Siteye ve çevredeki sitelerde yaşayanların çocukları için parka ihtiyacımız vardı. Arsanın bir bölümüne de kreş ve sağlık ocağı yapılmasını istedik. Ve yaptırdık’ dedi.
Trabzon Belediye Meclisi, Ortahisar imar planında bir süre önce oynama yapmıştı. Mesela, camiler bölgesi Ortahisar’da, Tanjant- Bahçecik yol kavşağının batısındaki alanı cami, kuran kursu alanı olarak imara işlemişler. 2 Nolu Erdoğdu’daki bu çocuk parkı ve sağlık ocağının bulunduğu arsa da mutlaka plana cami ve kuran kursu alanı işlenmiştir.
300 metre çapında bir bölgede 3-4 cami varken, aynı bölgeye, üstelik çocuk parkı ve sağlık ocağı ve kreşin yerine bir yenisini yapmanın din ile diyanetle, imanla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını düşünüyoruz.

Cevat Kol’un
100 bin Dolarlık iddiası!

Gazeteci Cevat Kol, birkaç gündür 100 bin dolarlık iddiasının peşine düşmüş. Cevat, genel kurul öncesi İHO yönetiminin demirbaşlarından hemşehrisi Ali Uzunay ile ‘seçimi kazanıp kazanamayacakları’ konusunda iddiaya girmişler. Hakemliği de Süleyman Hurma yapmış. Ali Uzunay, seçimi kaybederlerse Cevat’a 100 bin dolar vereceğini, İHO seçimi kaybederse Cevat Kol da gazeteciliği bırakacağını söylemiş.
Cevat, sosyal medyada ikide bir bu iddia olayını gündeme getiriyor. Paranın miktarının önemli olmadığını, önemli olanın verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu söylüyor ve ekliyor, ‘Okul arkadaşım sözünü yemez’!
Rakam 100 bin dolar, yani eski para ile 300 milyar ve bu para Cevat’a göre önemsiz para!
Hani, ‘ufak at da civcivler yesin’ diye bir söz vardır ya, Cevat’ın paranın miktarı önemli değil söylemi de, öyle bir şey!
Cevat Kol, iddiaya girdiğinde aslında iddiayı kaybetti. Çünkü yazıya geçmemiş, imza altına alınmamış, sofrada, masada yapılan iddialar, hele rakam büyükse orada kalır.
Cevat, bu iddia işinde çok ama çok amatör! Bu konuda gazetemiz patronu Hasan Kurt’tan epey ders alması gerekir… İddia, öyle 100 bin dolar değil de mesela 5-10 bin dolar üzerinde yapılsa ve şahitler huzurunda karşılıklı imza altına alınsaydı bir geçerliliği olurdu.
Cevat böyle bir şey yapmamış. Şahit gösterdiği Süleyman Hurma, ‘Ali bey sohbette öylesine söyledi’ dese ne olacak?.. Ki, muhtemelen öyle söyleyecek.
Hasan Kurt ne yaptı? Murat Onur ve Ali Haydar Baş’ın imzalarını aldı. Sonra ne oldu? Hasan Kurt ve Ali Şahin, Cevat gibi uçmadı, iki takım elbise kazandılar.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Akyazı Tüneli karanlık!14 Ekim 2017 Cumartesi 11:11
  • Köylerde izinsiz kümes yapılamaz!13 Ekim 2017 Cuma 12:45
  • Hafif raylı sistem kandırmacası!12 Ekim 2017 Perşembe 12:50
  • Hamzaçebi mi, İmamoğlu mu?11 Ekim 2017 Çarşamba 11:23
  • Trabzonspor nasıl kurtulur?10 Ekim 2017 Salı 12:16
  • Büyükşehir’den 3 büyük proje!09 Ekim 2017 Pazartesi 11:52
  • Kaya, başkanı neden aradı?08 Ekim 2017 Pazar 13:40
  • Gümrükçüoğlu’nun yeri sağlam!07 Ekim 2017 Cumartesi 14:07
  • Atatürk Köşkü içten çökebilir!06 Ekim 2017 Cuma 12:52
  • Yavuz Aydın olabilir!05 Ekim 2017 Perşembe 12:56
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.