• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Trabzon 13 °C

Haham’ın Papaz’ı imtihanı!

Haham’ın Papaz’ı imtihanı!
Oltaya Vuranlar...

İstanbul’da yaşayan Trabzonlu işadamı Ömer Sarı, sosyal medyada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarını öve öve bitiremiyor. Ömer Sarı, eski CHP’li bir ailenin çocuğu, üniversite yıllarında has bir ülkücü.  Sarı, sonra ANAP’a yeşil ışık yaktı en sonunda AKP’de karar kıldı. AKP’de uzun süre kalır mı kalmaz mı, bilemiyoruz. Yarın bakarsınız başka bir gemiye biniverir.

Ömer, Orman mühendisidir. Kağıdın imal edildiği ağaç, odun konusunda eğitim aldı. Ama kağıda yazılanları pek okuduğunu sanmıyorum. Ömer, 50’sinden sonra da olsa kendine bir yol çizmiş gidiyor. Allah yolunu açık etsin!

Ömer’in sosyal medyadaki görüşleri ve aşırı AKP yandaşlığı büyük tepki topluyor. Bunun nedenini burada yazıp Ömer’i incitmek istemiyorum. Ömer’e tavsiyem biraz okuması ve araştırma yapması!

Ömer’in yazılarının altına ara sıra bir iki kelime ile katkı koyarım! Aslında katkı değil eleştiri getiririm. Gerçi eleştiri de anlayana katkıdır!

Ömer, dün bana, ‘Hasan başka bir laf bilmez misin biraz uzaklaş oralardan İstanbul’a gel. Biraz gez metroya bin karşılara boğaz altından geç kafanın pası silinsin sonra konuşuruz’ diye cevap verdi.

Yalnız İstanbul, Ankara değil, Londra’da, Paris’te bir süre de olsa yaşamış, dünyanın dörtte birini gezmiş, görmüş birini bizim Ömer İstanbul’a davet ediyor.

Metroya binmekle, boğazın altından geçmekle kafamın pasının silineceğini söylüyor.

Xxx

 

Ömer’e sosyal medyada Yıldız Teoman Eroğlu adlı bir arkadaş cevap verdi ve şöyle dedi;

‘Marmaray’a ben binmiyorum... Siz de binmeyin. Eksik... Hasan bey İstanbul’a gelip kafa pası silemez aksine kanser olup dönersiniz.. Ben Büyükçekmece’de yaşıyorum ve en rahat yeri İstanbul’un... Gecekondu yok, trafik derdim yok, park yeri derdim yok, herşey ayağımın dibinde mevcut.. Hava temiz, gürültü yok.. Ama Beylikdüzü’ne çıktım mı hayat bitip azap başlıyor... Bir mecburiyet için gidiyoruz ve dönüşte yeniden dünyaya gelmiş gibi seviniyoruz... Ömer Bey zenginleşmiş ve memnun...’

Eroğlu, ‘Ömer Bey zarar eden kitlerle ilgili olarak eğer okuma alışkanlığınız var ise İzak Alaton’un kitabını okuyun derim. Ben sizi ikna edemem kesin ama ülkenin en büyük kapitalistlerinden birini de ciddiye almazlık edemezsiniz yani’ dedikten sonra, ‘Haham'ın Papaz'ı İmtihanı’ adlı fıkrayı aktardı.

Ben de bu fıkrayı köşeme aldım.
xxx

 

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham'a, "Bana Tevrat'ı öğretmenizi isterim" der.
Haham, olmazlanır: "Sen Yahudi değilsin, kafan da Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat'ın kelamını anlaman mümkün değil."
Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır. "Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim" sözü verir.
Papaz, "Kabul" diye yanıtlar. "Sor bakalım!"
Soru gecikmez: "İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?"
Papaz, "Bundan kolay ne var?" diye atılır. "Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz."
Hamam içini çeker, "Sana Tevrat'ın kelamını asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu tam tersi:
Temiz kalan adam ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır.
Kirlenen adam ise karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz."
Papaz, kafasını kaşır. "Bak bu aklıma gelmemişti. Bir soru daha sorar mısın?"
Haham aynı soruyu yeniden sorar: "İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?"
Papaz, doğru yanıtı artık bildiğinden emin, "Temiz kalan ötekinin kirlendiğini görünce kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır.
Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!"
Haham, başını sallar. "Yine yanıldın! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını. Temiz kalan adam aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz.
Kirlenen aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır."
Papaz itiraz eder: "Ayna nereden çıktı? Bana ayna var demedin ki..."
Haham, parmağını sallar: "Seni uyardım, bu kafayla Tevrat'ın kelamını kavrayamazsın. Tevrat'ı anlamak için her olasılığı düşünmelisin."
"Peki, peki" diye inler Papaz. "İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim. Başka bir soru sor!"
"Son kez soruyorum" der, Haham: "İki adam, bir bacadan içeri düşerler. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?"
Papaz, "Artık her olasılığı biliyorum" deyip, bir solukta sıralar: "Eğer ayna yoksa, temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır.
Kirlenen temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz. Eğer ayna varsa, temiz kalan aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz.
Kirlenen aynaya bakıp kirini gördüğü için yıkanır!"
Haham başını sallayıp, cık cık yapar: "N'ayır, sana söylemiştim, kafan Yahudi kafası değil, Tevrat'a basmaz!
Söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?"

 

 

Bu fıkradan sonra ne yazayım ki!  İzak Alaton ve Yıldız Teoman Eroğluna’a teşekkürler!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.