• BIST 81.558
  • Altın 145,450
  • Dolar 3,7556
  • Euro 3,9812
  • Trabzon 11 °C

HALA HOŞ BİR HAVAN VAR!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Geçenlerde bir arkadaşım sohbet esnasında bir ara “Havva! Kadın asil olma özelliğini kaybetti. Ya çok açık, ya da çok kapalı” dedi.

Düşündüm. Alışveriş merkezleri, sokak, işyeri her yerde kadını inceledim; Evet çok haklıydı. Her yer et pazarı, ya da başı kapalı ama değişik giyimli kadınlarla dolu. İkisinin ortası kadın ne kadar az!

Asalet sade olandır.

Asalet bayağı olmanın karşıtıdır.

Asalet karakterin yansımasıdır. Yani zordur asaleti taşıyabilmek.

Facebook, İnstagram gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan bazı fotoğraflar insanı şaşırtacak kadar çirkin. Evli ve de çoluk-çocuk sahibi kadınların kendilerini taşıyabilmesi gerekir. Tabi erkeklerin de.

Alışveriş merkezinde yani İstanbul’un göbeğinde gördüğüm manzara kendimi sanki bir tatil beldesinde Bodrum’da ya da Çeşme’de plajdaymışım gibi hissettirdi; Oysa İstanbul bir metropol ve herkesin yaşadığı, siyahı beyazı, Alevi, Sünni, Kürt, Laz her farklılığın nefes aldığı bir şehir.

Kadın nefsine hâkim olandır, olmalıdır. Çünkü nefis, kendine hâkim olmayı işaret eder.

Kadın anne olmak gibi en kutsal göreve layık görülendir.

Kadın dişiliğini ortaya koyan değil onu saklayıp, saygı gören olmalıdır. Her kadın güzeldir, önemli olan saygı duyulan kadın olmaktır.

Kadınların teşhir aracı olmaktan uzaklaşması gerekir. Kadının insanları kendine bağlama yöntemi giymedikleri ya da dikkat çekici şeyler taşımaları değil aklı, zekâsı ve asaleti olmalıdır.

Oysa kadın anne, yar, kız kardeş ve de hayat arkadaşı olmak değil miydi? Nedir bu gördüklerimiz?

Ne çok sanatçı gibi ya da Adnan Hocanın kedicikler gibi kadınlarımız oldu. Şaşaa, abartı ve sınırsız dekolte artık hepsi sıradan kadınlarda da mevcut. Gösteri dünyasındaki kadınla normal kadınları ayırt etmek artık imkânsız gibi.

Kadın gizemdir. Gizeminin farkına varamayan, kadın kendini arar durur. Avare misali.

Nedir tüm bu yarışın ve kompleksin genel adı?

Kadın Mihenktir. Mihenk doğruyu yanlıştan süzüp, iyi olanı ortaya çıkarandır. Yani bir nevi ölçü demektir.

Bu yapılanları medeniyet ya da çağdaşlık diye adlandıranlara şöyle batı kadınına bir bakmalarını öneririm. Lady Gaga ya da Madonna’dan bahsetmiyorum. Batılı kadından bahsediyorum.

Tarzı olana amenna; Çünkü tarz özel olmayı ve üslubu işaret eder. Yani bir stili olduğunu gösterir. Ama tarzın da sınırları vardır.

Kadın dozunu aşmadan gerektiği kadar, ölçüsünde olmalı ki, erdemlerini taşımayı bilsin.

Gözlemlediğim sevdiğinden gerekli ilgiyi alamayan, çocuğuyla problemi olan, psikolojik sorunları olanlar, arkadaşları arasında ilgi görmeyenler hep bir dikkat çekme peşinde ve bunda da çok başarılı olmaktadırlar.

Oysaki kadın duygudur. İç dünyasında ahlak, estetik gibi olguları değerlendirme içgüdüsüne sahiptir. Kendisi için yanlış olan neyse anlayıp değerlendirebilir. Önsezisi ve algılaması çok yüksektir kadının.

Kadın analık makamını taşıyabilmelidir.

Bu arada acayip bir biçimde kapananlar ise yine dikkat çekenler oluyor. Başı bağlı ama giydiği kıyafetle, yaptığı makyajla farklı bir kapanma şekli sergileyenlerin ise diğer şahıslardan çok da farkı yoktur. Sonuçta her iki grupta dikkat çeken ve abartılı olandır.

Oysa gösterişten, abartıdan uzak olan yani sade insan asıl takdir gören ve anlaşılır olandır; Tıpkı sade bir kahvede kahvenin lezzetini almak misali.

Ben bu abartılı insanların hayal gücünü çok merak ediyorum.

Türkiye’nin halkla ilişkiler gurusu olan Betül Mardin’le bir röportajımızda “Kadın gizli ve gizemli olmalıdır. Kendini taşımayı bilmelidir. Açmamalıdır. Bilakis ölçülü olmayı bilmelidir. O zaman gerekli ilgi, saygı ve itibarı görür” demişti.  

Başörtüsü ile kendini erkeklerden saklamaya çalışan kadınların kırmızı ruj ve abartılı makyajları ile erkeklerin dikkatini ne kadar çektiğini benim yazmama gerek yok sanrım,

Tesettürle makyaj kesinlikle bir arada olamaz. İkisi birbirine zıt iki seçenektir.

Bir rivayete göre makyaj, eski Mısır’da hava koşullarından korunmak ve bunun yanında güzel görünmek için kullanılmış. Yani komik olmak için değil. Yoksa palyaçoda dikkat çekmek için makyaj yapıyor. Ama herkes ona gülüyor. Kendini bilen ve taşıyabilen kadın makyajını da nasıl kullanması gerektiğini bilendir; Abartıdan uzak ama küçük dokunuşlarla alımlı olmayı bilmelidir kadın.

Mazhar Alanson dizelerinde kadının özel oluşunu ne de güzel anlatmış:

‘Hala hoş bir havan var.

Bir çizik attın gönlüme, kanattın.

Yandım yandım, ahhh ki ne yandım

Bana yeniden şarkılar söyleten kadın.’

Demek ki sihir kadın olmakta ama özel kadın olabilmekte, abartıda ya da gösterişte değil.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
  • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
  • DSİ 22. Bölge’de neler oluyor?
  • Asım Aykan Trabzon’a ne verdi!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.