• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 23 °C

Halil Şanlı ve Hayrettin efendi!

Halil Şanlı ve Hayrettin efendi!

Trabzon’un en eski radyo ve TV spor spikerlerinden Halil Şanlı,  bir internet sitesinde yazdığı yazıda Trabzonspor asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu’na verdi veriştirdi.

Halil Şanlı, yanılmıyorsam bir yıl öncesine kadar Hayrettin Hacısalihoğlu ile birlikte TV programı yapıyordu.

Masanın bir tarafından Halil diğer tarafından Hayrettin.

Trabzonspor masaya yatırılıyor, Halil vuruyor Hayrettin daha temkinli gidiyordu.

Halil Şanlı yazısında Hayrettin’in futbol bilgisine sahip olup olmadığını tartışıyor.

Şanlı şöyle diyor;

“Oluşturulan takımla ilgili bir iki cümle daha etmek istiyorum. Galatasaray Milan Baros gibi Çek futbolunun dünyaca ünlü yıldızını 7 buçuk trilyona alıyor. Bizim de Hayrettin Efendi’ye (!) anlatmak istediğimiz buydu ! Gerçi O, bu futbolculardan haberdar mıdır, bu kadar futbol bilgisine sahip midir bilmiyoruz! Bu tip isimleri bilgin şahsına önerdiğimizde aldığımız cevap; ‘ Bizi siz mi yöneteceksiniz’ olmuştu. …’

Gazeteci ve TV’ci yönetime futbolcu öneriyor!

Gazeteci ve TV’cinin görevi yönetime futbolcu önermek midir?

….Bizim Hayrettin Efendiye(!) anlatmak istediğimiz….

Düne kadar Hayrettin abi, Hayrettin bey..

Bugün Hayrettin Efendi!

‘…Bu kadar futbol bilgisine sahip midir?’

Hayrettin futbol bilgisine sahip değil! Futbol bilgisine sahip olmayanla neden uzun süre TV programı yaptın!

‘…Bu tip isimleri bilgin şahsına önerdiğimizde….’

…’Bilgin şahsına…’

Olmadı Halil kardeşim olmadı!

 

“Her zaman iyidir kazanan takım”

 

Trabzonspor eski teknik direktörlerinden Ahmet Suat Özyazıcı, Ankaraspor maçının değerlendirmesini yaparken, ‘kazan takım her zaman iyidir’ dedi.

Özyazıcı; doğru söylüyor.

İyi oynuyorsun, kazanamıyorsun!

Neye yarar!

Trabzonspor, Ankaraspor karşısında dörtdörtlük bir futbol sergilemedi.

Doğru.

Ama bir başka doğru daha var.

O da Trabzonspor’un gol atması ve kalesinde gol pozisyonu vermemesi.

Bir takım gol atıyorsa ve kalesinde gol pozisyonu vermiyorsa ‘iyi oynuyor’ demektir.

Trabzonspor’un eksikleri yok mu?

Var.. Ancak bu eksikler giderilecek eksikler.

Orta saha yetersiz!

Hüseyin iyi oynamış.

Ne yapmış, ayağını uzatmış top kesmiş, ayağındaki topu yanındaki arkadaşına atmış.

Başka!

Kaleye şutu var mı? Bir gol pozisyonu üretmiş mi? takımı hücuma kaldırmış mı?...Bir kafa topu almış mı?

Rıdvan Dilmen, ‘Rüştü Saraçoğlu’nda bu yaşımda idmansız da olsam 15 dakika oynarım’ demiş.

Ben diyorum ki, Serdar Bali’de Avni Aker de yarım saat oynar.

Selçuk İnan, 30 metreden o golü atmasaydı, falancı filancı iyi oynamış. Çok da önemli mi?

Tavuk yumurtlayacak!

Trabzonspor, birilerinin yazıp çizdiği gibi kötü değil.

Orta saha ve sağ kenardaki iki üç değişiklikle bu takım ligin tozunu atar!

Yeter ki isimlere takılı kalmayalım!

Oynayanı oynatalım!

 

Çivi çakmak!

 

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, ‘Türkiye’ye çivi çakacağız’ demiş!

Faruk ağabeyimiz inşaat mühendisidir.

Çivi çakmasını iyi bilir.

Hangi çivi sağlamdır, hangisi gevşer, hangisi çürür! Hepsini bilir!

Köylerde eskiden, arazilerin etrafına kazık çakılırdı.

Kazıktan kazığa demir teli çekilir. Araziye büyük ve küçükbaş hayvanların girişi önlenirdi’

Bu tür çevirme hala devam ediyor.

Kimileri de beton kazıkla arazilerin etrafını örüyor.

Beton kazık diğerinden daha sağlam!

Son dönemlerde bir de ‘Fore kazık’ işi çıktı.

Kaygan, dolgu malzemeli arazilerde, denizde gerçekleştirilen bu ‘Fore kazıklar’  güçlü ve sağlam.

Faruk ağabeyimizin bu ‘çivisi’ nasıl bir çivi bilemiyoruz.

Akasya ve Kızılağaçtan yapılmış kazık olmadığı kesin.

Mutlaka madenden yapılmış bir çividir!

Türkiye’ye ye geçmişten bu yana çok çivi çakıldı.

Her gelen iktidar bir çivi çıktı, ancak bir sonraki iktidar döneminde bu çiviler her ne hikmetse gevşedi, çıktı.

Faruk ağabeyimizin çakacağı çivi inşallah burgulu bir çividir.

Çünkü en sağlam çivi burgulu çivilerdir!

Kolay kolay çıkmaz!

AKP;  iktidarının ilk döneminde çok çivi çaktı.

Anlaşılan bu çiviler sallanmaya başladı, bu sefer burgulu çivi çakmaya hazırlanıyor.

Bunca çiviyi yiyen ve sesini çıkarmayan millet burgulu çiviye de ses çıkarmaz.

Çünkü burgulu çivi yavaş ve dönerek girer.

Çivilemeye devam Faruk abi!         

 

HES’ler ve Çevreciler!

 

Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki akarsular üzerinde irili ufaklı onlarca hidroelektrik santrali yapılacak.

Boşa akan akarsuları değerlendirmek doğru bir iştir.

Burada yanlış olan, bir akarsu üzerinde belirli aralıklarla birkaç santralin yapımına izin verilmesidir.

Bir başka yanlış da, bu santrallerin kağıt üzerinde hava parası ile satılması!

Bir santralin bir petrol kuyusundan daha önemli ve gelir getirici bir yatırım olduğunu yazmıştım.

Doğu Karadeniz’deki bazı dereler üzerinde yapılan ve yapılacak olan santrallere çevreciler karşı çıkıyor.

Bir dere üzerinde bir kaç km. ara ile santral yapılmasına izin verirsen, o derenin, vadinin yapısı değişir.

Çevrecilerin ve bölge halkının bu yöndeki tepkisi ve eleştirisi doğrudur.

Hükümet, HES projelerini yeniden gözden geçirmelidir.

Ayrıca, HES projesi satın alan firma ve kişilerin bu projeleri yabancılara devri durdurulmalıdır.

HES’lerdeki en önemli sorun bize göre bu olaydır.

Yerli yatırımcı projeyi neden devreder?

Finansman bulamadığı için.

Hükümet, Türkiye’de faaliyet gösteren yerli- yabancı tüm bankaları HES’ler konusunda uyarmalı ve kredi verilmesini sağlamalıdır.

Bu işlem gerçekleştirilmemesi halinde, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki HES’lerin büyük bölümü çok yakın bir süre içersinde yabancıların eline geçecektir.

 

Yıl 1934 ve Trabzon!

 

Yeniyol Gazetesi’nin 27 Eylül 1934 tarihli nüshasının 1. sayfasında ‘Ben’ imzalı  ‘Dereden Tepeden’ köşesinde ‘Ne var ne yok?’ başlıklı yazıdan bir alıntı…

‘..Reislik, azalık mevzuu bahsolunurken memleketin en büyük ihtiyaçları göz önüne getiriliyor mu? Mesela şu önümüzdeki dört yıllık uzun devre içinde yine şehrin su derdi halledilemeyecek, yine halk Değirmendere belasından kurtulamayacak, yine bu canım Trabzon’a bir Gazi heykeli dikilemeyecek, yine Trabzon hanımları oturup nefes alacak bir yer bulamazlarken, taksim mezarlığı denilen denize ve güneşe nazır o geniş saha ağaçsız ve kimsesiz kalacak, on yılda onun gibi on tane daha açılması lazım gelirken on yıl önce açılan Gazi caddesi yine tamamlanamayacak, bir çuval fındık kabuğu yine selamehüsselam elli kuruşa satılacak, işsizlikten, güneşsizlikten benzi sararan genç kızlar yine kanlanıp canlanamayarak veremle pençe pençeye gelecek, elhasılı velkelam dört sene evvel gördüğün Trabzon dört yıl sonra bir nazar edince aynen ve tamamen muhafaza edilmiş olacak mı? Eğer yine böyle olacak veya istediklerimiz olmayacaksa ne işe yarar benim nefes tüketmem!...’

Cumhuriyetin kuruluşun 1l.yılında Trabzon merkez belediyesinin bazı sorunları gündeme getirilmiş.

O dönemler en büyük sorun su idi!

Aradan 75 yıl geçti.. Su yine önemli bir sorun! Galyan Barajı ne zaman hizmete girecek belli değil.

O zaman fındıkkabuğu revaçta idi, şimdi kömür!

O dönemler işsizlikten güneşsizlikten genç kızlar verem oluyordu.

Şimdi, kızlar bir yana genç erkekler işsizlikten sokakları arşınlıyor.

Gazipaşa caddesinin 10 yılda açılamadığı belirtiliyor,

Tanjanttı 50 yılda zor açtık.

Çevre yolunun ise açılıp açılmayacağı belli değil.

Trabzon’da güzel işler yapılmadı mı?

Müsaade edin de 80 yılda bir şeyler yapılsın.

Görünen o ki, Trabzon dünden bugüne ihmal edilmiş bir kent!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.