• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Trabzon 15 °C

HALK CASUSLARI

Ö. Faruk Altuntaş

    Hükümet değişimini demokratik bir nöbet değişimi olarak değil de şizofrenik bir korkuyla varlık – yokluk sorununa dönüştüren AKP Hükümeti ve Tayyip Erdoğan, muhalefet eden herkesi ya darbeci olup hükümeti düşürmekle ya da casusluk yapmakla suçlar hale geldi. Korku dağları bekler oldu.
    “Casus” sözcüğü günlük dilde, gizli bir bilgiyi gizlice elde edip, yine gizlice ilişkili olduğu birey ya da gruplara aktarma karşılığında kullanılıyor. Casuslukta gizlilik, gizli amaçlar için çalışmak esas oluyor.
    Halk casusluğunda süreç ters işliyor. Gizlenmek istenenler açıklanarak gizlilik sona erdiriliyor. Gizlenenlerin bilgisi halka kazandırılıyor, halk gerçeği öğrenmiş oluyor.
    Gerçeğin bilgisini halktan gizlemek olarak “casusluk” iddiası, otoriter iktidarların yönetim tarzına uygun bastırma / susturma kalıplardan birisi iken, “halk casusları” iktidarların gizli tutmak istedikleri bilgiyi halka kazandırarak demokratik süreçlere katkıda bulunurlar. Bu özellikleri ile işini iyi yapan gerçek gazeteciler, birer “halk casusu” olarak mesleklerinin yüz akı ve otoriter yönetimlerin baş belasıdırlar.
                                                                ***
    Tayyip Erdoğan başkanlığında Türkiye, görevini yapmak isteyen gazeteciler için kâbusa dönüştü. İktidarlara yaranmak değil, görevini yapmak arayışında olan gerçek gazeteciler, ya işinden kovduruluyor ya da içeri tıkılıyor.
    En son Cumhuriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanması bardağı taşıran damlalar oldu.
    MİT’in kontrolünde taşıma yapan TIR’lara ilişkin olarak Cumhuriyet gazetesinde taşınan silahların görüntülerine yer verilen haberden sonra Tayyip Erdoğan, basının karşısına çıkarak Can Dündar için, “Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu” demiş, diyebilmişti.
    Gelinen aşamada, bağımsızlığını tamamen yitirerek iktidarın kontrolüne giren “Bağımsız yargı!”, verilen talimatı yerine getirmiş oldu. Son yıllarda sıkça yaşanan demokrasi ve hukuk ayıplarına bir yenisi eklendi.
     Basın özgürlüğü konusunda RSF’nin (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü) yayınladığı Dünya Basın Özgürlük Endeksine göre 180 ülke içinde Türkiye’nin yeri olan 149. sıra, birkaç basamak daha düşmüş, demokrasi ayıbımız biraz daha kabarmış oldu.
                                                                 ***
    Henüz gazeteciliğin yüz akı “halk casusları” Can Dündar ve Erdem Gül tutuklanmadan önce, yine basın çalışanlarına yönelik olarak yaşanan yoğun saldırılar nedeniyle gazeteci – yazar Ahmet Altan şöyle söylüyordu:
    “Bir gazeteci için ‘devlet çıkarı’ diye bir kavram yoktur, olamaz. Devlet çıkarını korumak ‘devlette çalışanların’ işidir. Gazetecilerin işi de gerçekleri açıklamaktır.
    Toplumlar gazeteciliği bunun için keşfetmişler; gizli olanları, saklananları bulup çıkarsınlar, halka anlatsınlar diye.
    Peki ya devleti yönetenler yanlış karar veriyorsa, ya ‘devlet çıkarına’ sandıkları şey aslında devletin ve toplumun çıkarına aykırıysa?
    Gazeteciler olmadan, gerçekler açıklanmadan bu nasıl açıklanacak”.
    Evet yanlışlar nasıl açıklanacak, nasıl anlaşılacak?
    Can Dündar diyor ki; “Devletin sırları olabilir. Ancak devletin birtakım kirli sırları varsa bunları ortaya çıkarmak hele de ülke savaşa sokulmak isteniyorsa bu gazetecinin görevidir. Ben devletin memuru değilim. Bu tür bir gazetecilik kültüründen gelmiyorum...”
    Evet, gerçeğin, yalnızca gerçeğin peşinde olan Can Dündar ve Erdem Gül gibi gerçek gazeteciler olmadan gerçeklerin öğrenilebilme ve anlaşılabilme olanağı yok. Gerçek gazetecilerin, dün Ahmet Şık, Nedim Şener’ler gibi, bugün Can Dündar, Erdem Gül’ler gibi “halk casusu” olarak gazeteciliğe devam etmesi gerekiyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.