• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

HALTERCİ DEĞİL, EFSANE...

Nedim Mollaveisoğlu

Trabzonspor yönetimi mazbatasının aldıktan sonra öncelikli ödemeleri yaparak sporculara özgüven gelmesini sağladı. Ardından yeni teknik adam arayışlarına yöneldi.
Lucescu’dan Hami-Tolunay ikilisine, ardından Ersun Yanal ve kapalı kapılar ardında yapılan başka görüşmeler.
Bakınız sevgili yönetici arkadaşlar...Bir kere Lucescu ve onun gibi isimler Trabzonsporun bugünkü durumuna artı külfetten başka hiç bir şey getirmez. Çünkü Trabzonspor’un bu kadrosuyla çalışmazlar. Mutlaka transfer isteyeceklerdir. Hatta belki de gelirken bir iki ismin gelmesini şart koşacaklar.
Alacakları para, Trabzon’daki villa bakıcı , şoför bahçivan vs talepleri işin cabası.
Bir kere bunu geçelim.
İkinci olarak gündeme getirilen Ersun Yanal ise bu kente tam bir ihanet olur. Herkes işini profosyonel yapmak ister ama Ersun hoca Trabzonspor’da profosyonel çalışmadı!. Eğer çalışsaydı idmanları yardımcılarına bırakıp başka yerlere gitmezdi. Ersun Yanal’ı pazarlamak isteyen ve kendini futbol duayeni olarak lanse eden kişi önce kendi işini iyi yapmaya baksın. Reytinglerde nerelerde olduğunu görsün.
Maaşlı çalıştığı kanalın imkanlarından yararlanarak birilerine yağ çekmenin moda olduğu ülkemizde herkes kendi işini yapmalı ve simsarlığı bırakmalı.
Gelelim Hami ve Fatih Tekke’ye.
Bir kere bu ikisi bir arada asla olmaz.
Karakterleri, kafa yapıları ve sosyal yaşamları tamamen farklı olan bu iki ismin birlikte aynı çatı altında çalışması uzun süreli olamaz. Mutlaka bir yerde patlar.
Bana göre bu iki ismin yapması gereken kendilerini ispatlamaları için ayrı takımlarda icraatlarını spor kamuoyuna göstermeliler.
Futbolcu olarak ülkemizin önde gelen iki futbolcusu olan bu ikilinin teknik adam olarak başarısız olmaları öncelikle beni çok üzer. Çünkü ben insanoğlunun gönlüne efsane olarak taht kuran kişilerin sonradan eleştirilmeleri zoruma gidiyor ve üzülüyorum.
Bunun canlı örneğini Şota ile yaşadık.
Şota Trabzonspor’da görev  kabul ettiğinde de aynı şeyleri yazmıştım. “Gelme hazır değilsin, efsane olarak kal” dedim ama olmadı.
Bakınız sevgili dostlar
Türkiye’de kendini ispatlamış bir kaç teknik adam var.
Bunlar da şu an çalışıyorlar.
Eğer bunların dışında yerli bir hoca ile çalışacaksanız o zaman uzağa gitmenize gerek yok.
Sümer, Özyazıcı, Güneş yoksa bu işin son jenerasyonu Sadi hocadır. Dışarıdan yerli olarak bir başkasını bu takımın başına getirmek yine iddialı söylüyorum Trabzonspor’a ihanettir.
Sadi hoca açıklama yapmış.
“Benim için bu yükü kaldıramaz falan diyorlar. Ben halterci miyim...”
Evet Sadi hoca doğru söylemiş çünkü o halterci değil bir efsanedir, efsane.
Sevgili başkanım Usta...
Sevgili asbaşkanım Çubukçu...
Eğer paradan borçtan korkmuyorsanız medyatik, uluslararası tecrübeye sahip kaliteli bir isimle ligin ikinci yarısına giriniz.
Ama yerli bir teknik adamda karar kılarsanız bunun adı mutlaka Sadi Tekelioğlu olmalıdır. O’nu ikna etmelisiniz.
 

ÖZER KÖTÜ DİĞERLERİ İYİ!
Her maç sonrası gerek taraftarlar sanal alemde gerekse spor ordinariusları! köşelerinde ve tv’lerde Trabzonspor’un orta sahasında görev yapan Özer Hurmacı ile ilgili eleştirel boyutta yorum yapıyorlar. Hatta bu eleştiriler zaman zaman acımasız oluyor.
Bir zamanlar Başbakan lakaplı Lemi için aynı şeyler yapılıyordu. Daha da önce Güngör Şahinkaya için yapılırdı.
 Ama bu iki isim o efsane Trabzonspor’un görünmez kahramanları olarak hala hafızalarımızdaki yerlerini koruyorlar.
‘Hamal’ olarak tabir edilen bu oyuncular hamallığın gereğini yerine eksiksiz getiren oyuncular olarak dikkat çekmişlerdi. Çok daha eskiden bu işi (deli!) Bekir yapardı.
Ne yapıyor Özer?
Bir Trabzonlu olarak canını dişine takıyor, savaşıyor, rakibin oyununu bozmaya çalışıyor, oyun kuruculuk görevini yerine getirmek istiyor falan filan...
Peki arkadaşlar M’bia ne yapıyor?
Dougles ne yapıyor.
Cavanda ne yapıyor?
 Ya da neyi Özer’den daha fazla yapıyorlar.
Ben söyleyeyim neyi fazla yaptıklarını.
Onlar Özer’in iki katı para kazanıyorlar, para.
Ama bizde bir yabancı  hayranlığı var toplum olarak. Kendi insanımızı eleştirir yerin dibine sokarız ama elin adamının ayağının altına pas pas oluruz.
Devlet su işleri bırakın bu işleri!!!
 

ARSİN VE SOSYAL YAŞAM
Trabzon medya dünyasında Arsin’li sayısı oldukça fazladır. Hem de etkili ve yetkili yerlerde görev yapmaktalar.
Gazeteci, aydın kişidir, yol gösterici katkı sağlayıcıdır. Bilgilendirici ve  bilgi taşıyıcıdır.
Hiç unutmam, rahmetli Mehmet Tan ile emektar ağbimiz Hikmet Aksoy kendi yöreleri ile ilgili bir haber önlerine geldiğinde iyi değerlendirmek için ellerinden geleni yaparlardı. Ya da Trabzon’a yapılaçak bir yatırımın öncelikle kendi bölgelerine yapılması için yazılar kaleme alırlardı. Ya da bir yerlere birileri işçi olarak alınmak istendiğinde kendi yore muhtarlarına hemen haber verirlerdi.
Biz, Arsinli gazeteciler olarak doğduğumuz, köklerimizin bulunduğu yere gereken önemi verdik mi bilmiyorum. Ama ben veremediğimizi düşünüyorum. Bir kopukluk, bir benimsememezlik, bir büyüklük ya da küçümseme duygusu ..ilçemizin ekmeğinden midir suyundanmı bilinmez, bir türlü varlığımızla Arsin’in gelişimine katkıda bulunamadık.
Bu, siyasi anlamda da böyle oldu. Seçilen siyasetçimiz ilçesini unuttu. Bugün sayın Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı olan sevgili Şeref Malkoç kaç yıldır bu ilçeden milletvekili seçilmiştir. Görevde bulunduğu sürelerde ilçemize hangi yatırımı kazandırmıştır?
Ya iş adamlarımız. Trabzon’daki esnafların yarısından çoğu Arsin’lidir. Hele de meydan ve uzun sokak çevresi.
Doğdukları ilçeye ne tür yatırımda bulunmuşlardır?
Farkında iseniz bir genelleme yaptım.
İlçe olarak hangi alanlarda güçlü olduğumuzu hatırlatmak istedim.
Ama Arsin’e bakalım. Hala kapalı bir kasaba!
Genç idealist ve öngürüsü yüksek bir beledeyi başkanımız göreve geldiği için sevinmiştik. Hizmet adına elinden geleni yapmış olacak ki üçüncü kezdir seçilme şansı yakaladı. Ama görevde bulunduğu dönemlerde Arsin’ne sosyal yaşamı zenginleştirici katkısı oldumu tartışılır.
Arsin saat 16’00’dan sonra hayalet bir ilçe görünümündedir.
Gündüz ise iki caddeye benzer iki sokağa hapsedilmiştir.
Arsin’in merkezinde acil bir kentsel yenileme hayata geçirilmelidir. Sahill’I altın kaplasan oraya gelen insanlar çirkin ve virane yapısıyla harabe bir kasabaya bakıyor.
Sevgili başkanımız mensubu bulunduğu partisinin kurallarının dışına çıkamıyor. Çıkamaz da. Bu normal.
Kendisini de seviyoruz ama beklentilerimizi de kamuoyuyla paylaşmak bizim görevimiz.
Çünkü Sürmene’yi, Akçaabat’ı, Beşikdüzü’nü, Of’u, Trebolu’yu görüncü içim acıyor. Sevgilerimle.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.